Batı Edebiyatı Konu Anlatımı

Ana Sayfa » EDEBİYAT TARİHİ » Batı Edebiyatı Konu Anlatımı
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 957 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
Batı Edebiyatı Konu Anlatımı
"Batı Edebiyatı ve Sanat Akımları"  sözü;  Eski Yunan (Grek)  ve Latin Edebiyatı ile Hümanizm,  Klasisizm, Romantizm, Realizm, Natüralizm, Parnasizm, Sembolizm,   Empresyonizm,   Sürrealizm,   Egzistansiyalizm akımlarını karşılamaktadır.
 
Sanat akımları; belli bir çağda ortak güzellik anlayışı, düşünce ve sanat amacı çerçevesinde toplanan sanatçıların düşünce, duygu ve söyleyiş bakımından birbirine benzer yapıtlar vermesiyle ortaya çıkar. Çoğu kez bir sanat akımını başlatanlar, bir ya da birkaç sanatçıdır. Ancak, onlar bütün bir kuşağı arkalarından sürükler ve çağlarının sanat anlayışını temsil ederler.
 
Sanat akımları kendiliğinden ortaya çıkmadığı gibi, yine bir moda ya da beğeni değişikliğiyle de yerini başka bir akıma bırakmaz. Her sanat yapıtı, içinden çıktığı toplumun yaşam biçimini,  siyasal özelliklerini ve dünya görüşünü yansıtır. Başta ekonomik, toplumsal ve siyasal değişiklikler olmak üzere, bilim ve felsefe alanındaki gelişmeler, güzel sanatlar alanında da değişme ve yenileşmeyi zorunlu kılar. Bu nedenle, akımlar konusu işlenirken her akımın ortaya çıkmasına yol açan toplumsal, siyasal ve düşünsel gelişmelere özellikle yer vermemiz gerekiyor.
 
 
ESKİ YUNAN (GREK) EDEBİYATI
 
Batı edebiyatının kaynağı Eski Yunan (Grek) edebiyatıdır. Özellikle İlkçağ Yunan uygarlığı, bilim, sanat ve
 
 felsefe alanındaki gelişmişlik düzeyiyle Batı kültür ve uygarlığının temeli olmuştur.
 
Eski Yunan edebiyatı, MÖ IX. ve MS II. yüzyıllar arasında, Batı Anadolu'da,  Ege adalarında ve bugünkü Yunanis- tan'da görülmüştür. Bu edebiyatta; epik, lirik, didaktik, pastoral ve satirik şiirin ilk örnekleri yazılmış; tragedya ve komedya türünde yapıtlar oluşturulmuş ve oynanmış; tarih, yaşamöyküsü, söylev ve fabl türünde yapıtlar verilmiştir. Eski Yunan tiyatrosunun temeli,   Bağbozumu Tanrısı Dionysos adına düzenlenen törenlerdir.  Bu törenlerdeki sanatsal etkinlikler bugünkü tiyatronun temelini oluşturur. Eski Yunan tiyatrosunda, önce tragedyalar, sonra da komedyalar oynanmıştır.
 
Sanatçının "akıl yoluyla güzellikler yaratma uğraşı", eski
Yunan edebiyatının temel sanat anlayışıdır.
 
 
Bu dönemin başlıca temsilcileri şunlardır:
 
HOMEROS (MÖ VIII. yüzyıl)
 
İzmir'de doğan ve yaşamını Sakız'da sürdüren Homeros, "şairlerin babası"  diye anılır.  Batı edebiyatı
 
 Homeros'la başlar. İlyada ve Odysseia destanlarını yazıya geçiren şair, bu destanlarla evrensel insan
 
özelliklerini ölümsüzleştirmiştir. İlyada, Troya Savaşı'nı ve bu savaş sırasında- ki olayları; Odysseia ise Troya
 
Savaşı'ndan dönen bir kralın başından geçenleri anlatır.
 
 
ÖRNEK 1
 
Dünya edebiyatının büyük destanlarının başında İsa'dan aşağı yukarı bin yıl kadar önce yazılmış İlyada ve Odysseia gelir. Bu iki yapıt, üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına karşın, bugün de tazeliğini, yaşarlığını korumak- tadır. Bu iki yapıtın zamana dayanmasının asıl nedeni de insanoğlunun iç dünyasını aydınlatmaları, insanı insana tanıtmalarıdır.
 
Bu parçada, hakkında bilgi verilen yapıtın yazarı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Sophokles      B) Aristophanes   C) Homeros
D) Hesiodos       E) Vergilius
 
 
 
ÇÖZÜM
Dünya edebiyatının en eski destanlarından sayılan İlyada ve Odysseia'nın şairi Homeros'tur.  Sophokles tragedya şairi (Kral Oidipus, Elektra…); Aristophanes komedya şairi (Eşekarıları, Kuşlar, Kurbağalar); Hesiodos didaktik şiirler yazan Grek şairi (İşler ve Günler); Vergilius ise epik, pastoral şiirler yazan Romalı şairdir.
 
Yanıt: C
 
 
 
 
HESİODOS (MÖ VIII. yüzyıl)
 
Didaktik şiirin kurucusudur. Yurttaşlarını adaletli ve çalışkan olmaya çağıran şiirler yazmış, köylü yaşamını anlatmıştır.
 
Yapıtları: İşler ve Günler, Tanrıların Yaratılışı.
 
 
SAPPHO (MÖ VI. yüzyıl)
 
Grek edebiyatının en büyük lirik şairi sayılır. Genç kızları hayata hazırlayan bir okulda çalışmıştır.
 
Yapıtları: Dokuz cilt tutan şiirlerinden ancak 170'i günü-müze ulaşmıştır.
 
 
AİSOPOS (MÖ VI. yüzyıl)
 
Fabl türünün kurucusudur. Uzun süre tutsak olarak yaşamıştır. Apollon'a saygı göstermediği için bir uçurumdan atılarak öldürülmüştür.
 
Ölümünden sonra derlenen "fabl"ları Ezop'tan Masallar adıyla Türkçeye çevrilmiştir.
ÖRNEK 2
 
Asya'yı, Mısır'ı, Yunanistan'ı gezen ve konularını gezileri sırasında uğradığı memleketlerden toplayan – – – -, yalnız fabl türünde yazmış,  bu türün kurucusu olmuştur.  Batı edebiyatında fabl türünde yazan şairler üzerinde derin etkisi görülür. Özellikle Fransız şairi – – – -, ondan çok yararlanmıştır.
 
Bu parçada boş bırakılan yerlere,  aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
 
A) La Fontainen – Aisopos
B) Aristofernes – La Fontaine
C) Aisopos – Vergilius
D) Aisopos – La Fontaine
E) La Fontaine – Aristofanes
 
 
 
ÇÖZÜM
 
Eski Yunan'daki fabl şairi Aisopos'tur.  Klasisizm akımı, Eski Yunan ve Latin sanatını örnek almıştı. Fabl'ın Fransız klasikleri arasındaki temsilcisi La Fontaine'dir.
 
Yanıt: D
 
 
 
 
AİSKHYLOS (MÖ 525-456)
 
Bir aktör ve koro ile oynanan tragedyaya ikinci aktörü katarak tiyatroda "diyalog"u ön plana çıkarmıştır. Yapıtların- da gelenekleri ve ahlakı savunur.
 
Yapıtları: Doksan tragedyasından yedi tanesi günümüze ulaşabilmiştir: Persler, Thebai'ye Karşı Yediler, Yalvaran    Kızlar, Oresteia, Trilogi (Trilogia: üçleme: Agamemnon,  Khaephoroi,  Eeumenides),  Zincire Vurulmuş Prometheus.
 
 
 
 
SOPHOKLES (MÖ 495-406)
 
Tragedyaya üçüncü aktörü de katarak tiyatroya üçlü konuşmayı  (trialog)  getirmiştir.  Yapıtlarında,  
 
alınyazılarına boyun eğmeyen, bununla savaşan kahramanlara yer vermiştir.
 
 
Yapıtları: 123 tragedyasından 7'si günümüze ulaşabilmiştir: Kral Oidipus, Oidipus Kolonos'ta, Antigone, Aias, Elektra, Trakhisli Kadın, Philoktetes.
 
 
 
 
EURİPİDES (MÖ 480-406)
 
Tragedyada koronun rolünü azaltmış, konuşmalara daha çok yer vermiş; insanın iç çatışmalarını, kendi iç dünyasıyla mücadelelerini ön plana çıkarmıştır.
 
Yapıtları: Medeia, İphigeneia Aulis'te, İphigeneia Tauris'te,  Orestes,  Elektra,  Andromakhe,  Hekabe,  Hippolytos…
 
ÖRNEK 3
 
Tarih, söylev, lirik, epik, pastoral şiir gibi türlerin ilk örneklerinin Eski Yunan (Grek) edebiyatında verildiği bilinir. Tiyatronun da yine Eski Yunan'da ve bereket tanrısı Dionysos adına düzenlenen "bağbozumu" şenliklerinden doğduğu söylenir. Tiyatroda önce tek aktörlü sonra da iki, üç ve daha çok aktörlü oyunlar yazılmış, "tragedya" ve "komedya" türleri oluşmuştur.
 
Aşağıdaki dizilerin hangisinde, sadece trajedi türünde yapıt vermiş şairler sıralanmıştır?
 
A) Sophokles – Aristophanes – Aiskhylos
B) Euripides – Seneca – Sophokles             
C) Aiskhylos – Sophokles – Euripides
D) Aristophanes – Euripides – Vergilius       
E) Cicero – Sophokles – Aiskhylos
 
ÇÖZÜM
 
Grek edebiyatının tragedya şairleri C'de belirtilenlerdir.
 
Yanıt: C
 
 
 
 
ÖRNEK 4
 
Tragedya türü ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgiler- den hangisi yanlıştır?
 
A) Acıklı yönü ağır basan bir tiyatro türüdür.
B) Ana karakterlerin halktan olması en önemli özelliğidir. C) Konuları, mitolojiden ve tarihten alınır.
 
D) Zaman, yer ve olay birliği kuralına uyulur. E) Klasik bir dil ve üslup anlayışıyla yazılır.
(1996 ÖYS)
 
ÇÖZÜM
 
Tragedya'da tipler soylulardan seçilir.  Ana karakterlerin halktan seçilmiş olduğu söylenerek yanlış bilgi verilmiştir.
 
Yanıt: B
 
 
ARİSTOPHANES (MÖ 445-385)
 
Komedya türünü başlatan ilk sanatçıdır. Yaratıcı gücü ve mizah yeteneğiyle gelenekleri, bazı düşünürleri, aydınları yerden yere vurur.
 
Yapıtları: Atlılar, Eşekarıları, Kuşlar, Kurbağalar, Bu- lutlar, Barış, Lysistrata…
 
 
HEREDOTOS (MÖ 482-425)
 
Tarih türünün kurucusudur.  Halikarnasos'ta doğmuştur. Gezdiği yerlerdeki halkların din, gelenek ve
 
uygarlıklarını incelemiş, bunlarla ilgili bilgileri olduğu gibi yansıtmaya çal- mışmıştır.
 
Yapıtları: Tarih (9 cilt).
 
ÖRNEK 5
 
"Tarih" türünün kurucusu olarak bilinen ve Halikarnasos doğumlu olan Grek yazarıdır.  Gezdiği yerlerdeki halkın din, töre ve uygarlıklarını incelemiş, bunlara ilişkin bilgileri doğru ve tarafsız olarak yazmaya çalışmıştır. Dokuz ciltlik "Tarih"i vardır.
 
Bu parçada anlatılan, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Eflatun (Platon)                          B) Aristoteles
C) Homeros                                    D) Herodot
   E) Theokritos
 
ÇÖZÜM
 
Tarih türünün kurucusu olan Grek yazarı Herodot'tur. Eflatun ve Aristoteles (A, B) İlkçağ Yunan filozofları;
 
Homeros, İlyada ve Odysseia'nin şairi, Theokritos ise Grek edebiyatında "pastoral" şiirin kurucusudur.
 
Yanıt: D
 
 
 
SOKRATES (MÖ 469-399)
 
Yazılı yapıtı yoktur. Hakkındaki tüm bilgiler öğrencisi Eflatun'dan öğrenilmiştir. Başkalarının bilgisizliğini açığa vurarak bilginin önemini göstermek istemiştir. Gençliği yanlış yola sürüklediği gerekçesiyle öldürülmüştür.
 
 
EFLATUN (MÖ 429-347)
 
İdealizmin kurucusudur. Sokrates'in öğrencisi olmuş, Atina Akademiası'nı kurmuştur.  Yapıtlarını diyalog biçiminde yazmıştır.
 
Yapıtları:  Devlet,  Sokrates'in Savunması,  Kanunlar, Ziyafet, Kriton.
 
 
ARİSTOTELES (MÖ 384 – 322)
 
Eflatun'un öğrencisidir. Felsefe Okulu'nu kurmuştur. Derslerini gezinerek verdiği için kurduğu felsefe okuluna "gezimcilik" denmiştir. "Mantık kıyası yoluyla doğrulama me- todu", yaklaşık iki bin yıl, "mantığın temeli" olmuştur.
 
Yapıtları: Hemen hemen bütün yazdıkları kaybolmuştur. Yazdıklarından kalan parçalar şunlardır: Nicomakus Etiği, Poetika, Söz Söyleme ve Şiir Sanatı, Organon…
 
 
DEMOSTHENES (MÖ 384-322)
 
Konuşmanın sanat olduğunu gösteren bir siyasetçidir. Eflatun'un öğrencisidir.
 
Yapıtları: 61 konuşması, 6 mektubu ve Exordia adlı
yapıtı günümüze kadar ulaşmıştır.
 
 
THEOKRİTOS (MÖ III. yüzyıl)
 
Pastoral şiirin kurucusudur. Kır şiirleri, şehir hayatını anlatan dramatik ve mitolojik şiirler yazmıştır.
 
Yapıtları: Yunan Çoban Şiirleri…
 
PLUTARKHOS (MS 46 – 120?)
 
Yaşamöyküsü yazarıdır. Roma'ya Yunan edebiyatını taşıyan yazar sayılır.  Yunanlı ve Romalı asker ve devlet adamlarını, karşılaştırarak yazmıştır.
Yapıtları: Paralel Hayatlar.
 
 
ÖRNEK 6
 
Aşağıdakilerin hangisi eski Yunan edebiyatı tiyatro yazarlarından biri değildir?
 
A) Aiskhylos         B) Sophokles       C) Sokrates
D) Euripides        E) Aristophanes
 
(1990 ÖYS)
 
ÇÖZÜM
 
Sokrates'in yazılı hiçbir yapıtı yoktur. O, bir filozoftur.
 
Yanıt: C
 
 
LATİN (ROMA) EDEBİYATI
 
Roma'nın kurulmasıyla başlar.  MÖ III.  yüzyıla kadar önemli bir sanatçı yoktur. Bu yüzyılda Yunan kültür ve sanatının etkisi görülmeye başlar. Latin edebiyatının temelleri atılır.
 
Yaklaşık 500 yıllık dönemin ünlü adları şunlardır:
 
PLAUTUS (MÖ 251-184?)
 
Aktörlükle işe başlamıştır. Konularını Yunan şairlerinden alan komedyalar yazmıştır. Kahramanlarını kendi çevrelerinin ve mesleklerinin diliyle konuşturmuştur.
 
Yapıtları: Çömlek, İkizler, Urgan, Buğday Kurdu, Palavracı Asker…
 
CİCERO (MÖ 106-43)
 
Roma'da ve Atina'da çok iyi bir eğitim görmüş,  "konsül"lüğe kadar yükselmiştir. Dünya'nın en büyük hatiplerinden sayılır. Felsefe ile de uğraşmış, Roma'nın cumhuriyetle ve senato egemenliğine dayanılarak yönetilmesi için çaba göstermiştir.
 
Yapıtları: Söylevler, Cumhuriyet, Dostluk.
 
 
ÖRNEK 7
 
Latin (Roma) edebiyatı, Eski Yunan (Grek) edebiyatının uzantısı gibidir. Eski Yunan'da doğan türlerde yazan Romalı yazar ve şairler aslında Yunanlılar kadar başarılı olamamışlardır.  Ancak söylev alanında,  Eski Yunan'daki—- kadar, Roma edebiyatındaki —- da başarılı olmuştur.
 
Bu parçadaki  boş  yerlere  sırasıyla  aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
 
A) Demosthenes – Cicero
B) Cicero – Demosthenes
C) Sokrates – Platon
D) Seneca – Sokrates
E) Sokrates – Seneca
ÇÖZÜM
 
Eski Yunan'daki "söylev" ustası Demosthenes, Roma (La- tin) edebiyatındaki meslektaşı ise Cicero'dur.
 
Yanıt: A
 
 
LUCRETİUS (MÖ 100- 55?)
 
Didaktik şiirin en güzel örneğini vermiştir. Hayatın başlangıcı ile uygarlığın doğup gelişmesini konu almıştır.
 
Yapıtları: Doğanın Yapısı.
 
 
VERGİLİUS (MÖ 70-19)
 
Çocukluğundan beri kırlarda yaşamayı seven Vergilius, daha ilk şiirleriyle dikkat çekmiştir. Titiz bir sanatçıdır. Pastoral, didaktik ve epik şiirler yazmıştır. Eski Yunan şairlerinin yolunda yürümüş, Aeneis adlı destanında, Homeros' un destanlarını örnek almıştır.
 
Yapıtları: Aeneis (Destan), Boculica (Çoban Şiirleri), Georgica (Çiftçilik Şiirleri).
 
 
ÖRNEK 8
 
 
Batı Edebiyatı Çözümlü Sorular

ÇÖZÜMLÜ TEST
 
1.  Aşağıdaki sanatçı tür eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
 
A) Aristophanes – komedya
B) Herodotos – tarih
C) Aiskhylos – tragedya
D) Sophokles – komedya
E) Homeros – destan
 
ÇÖZÜM
 
Eski Yunan'da tragedya türünün şairlerinin Aiskhylos, Sophokles, Euripides olduğunu
 
gerek dergimizdeki konu anlatımından gerekse öteki sorularımızdan biliyoruz. Buna göre, D'de
 
verilen bilgi yanlıştır.
 
Yanıt: D
 
 
 
 
 
 
2.     I. Konusu ya seçkin, soylu kimselerin yaşamından ya da mitolojiden alınmalıdır.
 
II. Kahramanların yaşam çizgilerinde, alınyazılarına başkaldırma ve biraz da buna bağlı olarak
 
mutluluktan yoksulluğa, tatlı günlerden acı sonlara doğru bir düşüş olmalıdır.
 
III. Yapıt, tek bir yerde, tek bir zaman dilimi içinde, tek bir olayın yörüngesinde oluşturulmalıdır.
 
MÖ IV.   yüzyılda,   Aristo tarafından,   yazılan "Poetika" adlı yapıtta kuralları yukarıdaki
 
gibi saptanmış olan yazınsal tür, aşağıdakilerden hangi- sidir?
 
A) Dram                         B) Komedya               C) Tragedya
      D) Hitabet                        E) Diyalog
 
 
 
ÇÖZÜM
 
Özellikleri maddeler halinde sıralanan tiyatro türü tragedyadır.
 
Yanıt: C
 
 
 
 
3.  Aşağıdakilerden hangisi,  eski Yunan edebiyatı sanatçılarından biri değildir?
 
A) Herodotos                        B) Aristophanes
C) Euripides                          D) Eflatun
      E) Boccacio
ÇÖZÜM
 
Herodot (tarihçi), Aristophanes (komedya şairi), Euripides (tragedya şairi), Eflatun (filozof) Eski Yunan (Grek) sanatçılarıdır. Boccacio ise İtalyan'dır.
 
Yanıt: E
 
 
 
4.  Rönesans devrinin ünlü Fransız yazarıdır. Fransız- canın yabancı etkilerden kurtarılması ve yazı dili haline getirilmesi yolunda önemli katkıları olmuştur. İn- san yaşayışıyla ve doğayla ilgili, derin birikim ve gözlemlerinin ürünü olan, kendi kendisiyle konuşur gibi iddiasız bir anlatımla yazdığı yazılar, "deneme" adı altında yepyeni bir türün doğmasını sağlamıştır.
 
Bu parçada tanıtılan Rönesans yazarı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Dante                                   B) Cervantes
C) Montaigne                           D) Petrarca
        E) Descartes
 
 
ÇÖZÜM
Dünya edebiyatında "deneme" türünün kurucusu olarak bilinen Rönesansçı Fransız yazarı Montaigne'dir. Dante, Petrarca, Boccacio İtalyan hümanistleri; Descartes ise klasizmin fikir adamıdır.
Yanıt: C
 
 
 
 
 
 
5.  Onun en güzel yapıtı sayılan  "Hamlet"te öç alma duygusu canlandırılır.  Bu yapıtın kahramanı Hamlet'in şu sözlerini hepimiz biliriz: "Yaşamak mı, yoksa ölmek mi, mesele bunda. Kör talihin sapanlarına, oklarına göğüs germek mi daha mertçe olur,  yoksa kaygıların ummanına karşı silahlanıp onları yok etmek mi?"
 
Bu parçada bir yapıtından söz edilen ve alıntı yapılan sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Swift                                  B) Daniel Defoe
C) Rabelais                           D) Cervantes
E) Shakespeare
 
 
ÇÖZÜM
 
"Hamlet", "Romeo ve Jüliet", "Othello", "Venedik Taciri", "Bir Yaz Gecesi Rüyası", "Leady Machbet" gibi yapıtları ülkemizde de bilinen ve pek çok kez sahnelenmiş olan İngiliz şairi ve yazarı, Shakespeare'dir.
 
Yanıt: E
 
 
Batı Edebiyatı Konu Testi 2
KONU TESTİ
 
 
1.  Tanrıça Eris, kendisinin düğüne çağrılmamasına kızarak Zeus'un torununun düğününde, ortaya, üzerinde "en güzel kadın için" yazılı bir altın elma atar. Tanrıça Hera, Athena ve Afrodit elmaya sahip olma konusunda anlaşamaz, Paris'i hakem seçerler. Afrodit, kendisini seçmesi karşılığında Paris'e, Menelaos'un karısı güzel Helena'yı vermeyi vaat eder. Paris, Afrodit'in yardımıyla Helena'yı kaçırır.   Buna kızan Menelaus da, Argos kralı Agamennon, Yunan prensleri ve komşu adaların askerleriyle Troya'yı kuşatır. Kuşatma on yıl sürer…
 
Yukarıda bir bölümünün özeti verilen yapıt ve ya- zarı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) İlyada – Homeros
B) Aeneis – Vergilius
C) İlahi komedya – Dante
D) Dekcameron – Boccacio
E) Kurtarılmış Kudüs – Tasso
 
 
 
 
 
 
 
2.  İtalya'da Dante, Petrarca, Boccacio ile başlamış; bütün dünya için, yeni bir uygarlık döneminin başlangıcı olmuştur. Bu akımda "her şeyin ölçüsü insan"dır. Bu akıma bağlı olanlar insanları seven, insan hak ve özgürlüklerini korumayı,  insanın onurunu yükseltmeyi amaçlayan kişilerdir.
 
Bu paragrafta sözü edilen edebiyat akımı, aşağı- dakilerden hangisidir?
 
A) Hümanizm   B) Klasisizm  C) Romantizm
      D) Realizm                    E) Natüralizm
 
 
 
 
 
 
3.  İki önemli yapıtı vardır onun.   Bunlardan biri Homeros'un yolunda yazdığı "Tanrıların Yaratılışı"dır. İkincisi ise yurttaşlarını eğitmeye, onları adaletli kıl- maya çalıştığı "İşler ve Günler". Bu yapıtlar düşünce- ye yaslandırıldıkları, kimi gerçekleri insanlara öğretmek amacıyla yazıldıkları için dünya edebiyatında öğretici (didaktik) şiirin ilk örnekleri sayılırlar.
 
Bu parçada kendisinden ve yapıtlarından söz edilen sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Sappho           B) Vergilius        C) Aristo
D) Herodotos       E) Hesiodos
 
 
4.  Eski Yunan edebiyatının en ünlü komedi yazarlarından olan – – – – en ünlü yapıtları, "Bulutlar", "Kuşlar", "Eşekarıları" ve "Kurbağalar"dır.
 
Bu parçada boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A) Homeros'un                     B) Sophokles'in
C) Aristophanes'in               D) Hesiodos'un
E) La Fontaine'nin
 
 
 
5.  Küçük hikâye türünün kurucusu sayılmasını sağlayan "Decameron" (Dekameron) adındaki kitabı, en ünlü yapıtıdır.  İtalyan edebiyatının olduğu kadar,  dünya edebiyatının da ilk öykücülerinden olan sanatçı, Dante'nin yaşamını da kaleme almıştır.
 
Bu parçada sözü edilen, İtalyan edebiyatının ünlü hümanist şair ve öykücüsü aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Petrarca         B) Boccacio         C) Rable
      D) Vergilius                          E) Bacon
 
 
 
 
6.  Aşağıdakilerin hangisinde verilen yapıt, karşısındaki yazara ait değildir?
 
A) İlyada – Homeros
B) İlahi Homedya – Dante
C) Aeneid – Vergilius
D) Decameron – Petrarca
E) Don Kişot – Servantes
 
 
7.   İngiliz Rönesansçıları arasında William Shakespearein özel bir yeri vardır.  
            I                                                               II
       Hem ağlatı,  hem de güldürü türünde;  hem düzyazı,  hem şiir,  hem de her ikisinin
III                                                         IV
Karışımıyla oluşturmuştur oyunlarını. Romeo ve Juliet, Venedik Taciri, Cromwell onun otuz dört oyunundan birkaçıdır.                                     V
 
Yukarıdaki numaralanmış yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
 
A) I.                        B) II.            C) III.       D) IV.          E) V.
 
 
8.  İtalyan edebiyatının en ünlü şairidir. Büyük bir hümanisttir. Rönesansı hazırlayan şairlerin başında gelir. Yeni Avrupa edebiyatı üzerindeki etkisi büyüktür. Beatrice için yazdığı şiirlerin toplanmasından oluşan "İlahi Komedi" en önemli yapıtlarındandır. Rönesansın müjdecisi olan bu yapıtta insan, şiirle ilgili aradığı her şeyi bulabilir.
 
Bu parçada yazınsal kişiliğinden ve yapıtından söz edilen sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Petrarca         B) Boccacio   C) Montaigne
         D) Dante                            E) Bacan
 
 
9.  Yunan ve Latin edebiyatlarında gördüğü şiir türlerini ve biçimlerini – – – – edebiyatına sokan Ronsard; "Gargantua ve Pantagruel"  adlı romanlarıyla Rabelais; "Denemeler"iyle özgür düşüncenin öncüsü olan Montaigne, Rönesans'ın edebiyattaki temsilcilerindendir.
 
Bu parçada boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A) İngiliz              B) Fransız           C) Alman
         D) İspanyol                           E) Rus
 
 
 
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
 
A)  Dünya edebiyatında ilk küçük hikâye örneklerini veren sanatçı, Boccacio'dur.
B)  Güldürü   (komedi)   türünün ilk büyük ustası Aristophanes'tir.
C) Dünya edebiyatında ilk büyük tragedya yazarı Shakespeare'dir.
D) Fabl türünde yazan şairleri derinden etkileyen ve bu türünkurucusu olan şair Aisopos'tur.
E)  Cervantes, "Don Kişot" adlı eseriyle modern romanın kurucusu olmuştur.
 
 
 
11. Eski Yunan'da felsefe, tarih, şiir türleri ve tiyatro ilk örneklerini vermiştir. Sözgelimi – – – – tarih türünün, – – – – tragedyanın, – – – – komedyanın – – – – da felsefenin akla getirdiği ünlülerdendir.
 
Bu parçada boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A) Herodot – Aristophanes – Euripides – Homeros
B) Teokritos – Aiskhylos – Hesiodos – Sokrates
C) Herodot – Eflatun – Sophokles – Aisopos
D) Sakrotes – Homeros – Herodot – Aristoteles
         E) Herodot – Sophokles – Aristophanes – Eflatun
 
 
1.A   2.A 3.E 4.C 5.B               6.D  7.E      8.D      9.B      10.C   11.E
rdN?�xl:�Z; �9 ndowtext 0cm;padding:0cm;mso-fareast-language:TR'>Nadide (1891)
 
Hayal İçinde (1901)
 
Öykü
Hayat-ı Muhayyel (1899)
Niçin Aldatırlarmış? (1922)
Hayat-ı Hakikiye Sahneleri (1909)
 
Diğer
Kavgalarım (1910)
Edebi Hatıralar (1935)
Siyasal Anılar (1975)
Talat Paşa (1943)
Türkçe Sarf ve Nahiv (1908)
Benim Görüşümle Olaylar (4 cilt, 1945-47)
Seçme Makaleler (1951)
 
 
 
Süleyman Nazif
 
1870 yılında Diyarbakır'da doğdu.Osmanlı ve erken cumhuriyetin önemli Türk aydınlarındandır. Öğrenimini özel yollardan gerçekleştirdi. II. Abdülhamit yönetimine karşı mücadale edebilmek için 1887'de Paris'e kaçmak zorunda kaldı, sekiz ay sonra döndü. II. Abdülhamit tarafından vilayet mektupçusu sıfatıyla Bursa'da ikamete memur edildi. (1897-1908) Daha sonra İttihat ve Terakki(Birleşme ve Yükselme)Fırkası(Partisi)'ne üye oldu.
 
II. Meşrutiyet'ten sonra Basra (1909), Kastamonu (1910), Trabzon (1911), Musul (1913) ve Bağdat(1914) valilikleri görevinde bulundu. 1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı.Hadisat gazetesinde İstanbul'u işgal eden emperyalistleri uyararak halkın böyle bir işgali kaldıramayacağını söyledi.İstanbul'un işgalini sert dille eleştirince İngilizler tarafından Malta adasına sürüldü. Orada 20 ay kadar kaldı. Dönüşünde bir süre daha yazmaya devam etti. 1927'de zatürreden öldü. Edirnekapı mezarlığına gömülüdür.
 
Edebi Kişiliği
 
1. Servet-i Fünun edebiyatının sanatçılarından olan Süleyman Nazif, iyi bir eğitim görmüş; Batı edebiyatıyla Doğu edebiyatını iyi tanımıştır.
 
2. Hatipliği ile de ünlü sanatçı, vatan, millet sevgisini işlemiştir.
 
3. Gür bir edası ve ahenkli bir dili vardır. Bu özelliğiyle Namık kemal geleneğini devam ettiren Süleyman Nazif, Türklüğe hayrandır.
 
4. Vatan, millet sevgisini kahramanca bir edayla kaleme aldığı için namık kemal'e benzer.
 
Eserleri:
 
Gizli Figânlar
Firak-ı Irak
Batarya İle Ateş
Malta Geceleri
Çal Çoban Çal
 
Süleyman Nazif çok bilinmesede sivri dilli bir yazardır aynı zamanda. Birkaç örnek:
 
Malta sürgünlerinin arasında kimler yokki? Rauf Orbay, Cevat Çobanlı, Ziya Gökalp, Cemal Mersinli, Ali Fethi Okyar, Enver Paşa'nın babası, Süleyman Nazif….
 
Malta sürgünleri Malta'ya giderken Süleyman Nazif Enver Paşa'nın pederinin yanına oturur. Birlikte muhabbet ederlerken şu sözler sarfedilir:
 
S.N -Amca sana bir İngiliz hatun bulalımmı?
E.P.B-Niye evladım?
S.N-Türk eşinden olan oğlun koskoca Devlet-i Osmaniye-i Ali'yi batırdıda.İngiliz eşinden olan oğlunda Britanya'yı batırsın.Hepimiz kurtulalım.
E.P.B-Niye böyle söylüyorsun evlat,Ben ömrümde harama uçkur açmadım.
S.N-Keşke helalede açmasaydın.
 
Bir genç Abdullah Cevdet hakkında alçak der.
 
S.N-Ona kimse alçak diyemez!
Genç-Ama siz daha geçen hafta neler demiştiniz?
S.N-Alçağın bile bir hududu vardır,bu herif düpedüz çukur.
 
Süleyman Nazif Bağdat valisiyken kendisine ordu komutanlığından bir telgraf gelir:
 
Acil 10.000 okka çay temin ediniz.
 
Süleyman Nazif'in cevabı: Çin imparatoruna gönderdiğiniz bir telgraf yanlışlıkla vilayetimize gelmiştir. Malumatınıza.
 
Malta sürgününden dönen Süleyman Nazif,Ahmet Haşim'e başından geçenleri anlatır:
 
Ahmet Haşim -Orda et veriyorlarmı?
S.N-Ne eti,verdikleri konserveler Pastörlü yıllardan kalma
Ahmet Haşim kızdırmak için şunu sorar:
A.H-İnsan etimi?
S.N-İnsan etini başkasına yedirirlermi?
 
 
Ahmet Hikmet Müftüoğlu(1870-1927)
 
1870 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Müftüoğlu Sezai Beydir. Dedesi Yunanlılar tarafından şehid edilen Mora Müftüsü Abdülhalim Efendidir. Dedesinin müftü olması sebebiyle Müftüoğlu adını almıştır.
 
Ahmed Hikmet, sık sık hastalanması sebebiyle okula muntazaman devam edememesine rağmen, Dökmecilerdeki Taş Mektebi ile Mahmudiye Vakıf ve Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesini bitirerek Galatasaray Mekteb-i Sultanisine girdi. Dördüncü sınıftayken ilk eserinin basılışı edebiyata ilgisini artırdı. 1888'de Galatasaray'ı bitirdi ve Hariciye Nezareti Umur-ı Şehbenderi Kalemine memur tayin edildi ve vazifesi dışında Fransızcadan roman tercümeleri yaptı. Marsilya, Pire ve 1890 yılında da Kafkasya'ya gönderildi. Sefaretlerde çalışan yazar, 1896'da İstanbul'a dönerek Umur-ı Şehbenderi Kalemi Ser-halifeliğine getirildi. Meşrutiyete kadar Hariciye Nezareti merkezinde çalıştı. Bir yıla yakın Nafia Nezaretinde, Ticaret Müdiriyet-i Umumiyesinde vazife aldı. Tekrar Hariciye Nezaretine dönerek 1912'de Peşte Başşehbenderi oldu. Bu tarihe kadar geçen zaman içinde Ahmed Hikmet, 1908 yılında Türk Derneğinin ve 1911 yılında da Türk Yurdu'nun kurucu üyesi olarak hizmet verdi. 1918'de İstanbul'a dönen yazar, 1924 yılında Halife Abdülmecid Efendinin Ser-karinliğine, iki yıl sonra da Hariciye Vekaleti Müsteşarlığına getirildi. Anadolu-Bağdat Demiryolları İdare Meclisi Azalığı ve Elektrik Şirketi İdare Meclisi Azalığı görevlerini de üstlendi. Ahmed Hikmet 19 Mayıs 1927 günü karaciğer kanserinden öldü.
 
Edebi Kişiliği
 
1. Ahmed Hikmet'in edebiyat merakı daha lise yıllarında başlamıştı. Bu alandaki merakının, aileden gelen bir haslet olduğunu ifade eder.
 
2. İlk olarak Asır Kütüphanesi neşriyatı arasında çıkan Leyla Yahut Bir Mecnunun İntikamı yayınlandı. Daha sonra Fransızcadan Tuvalet ve Letafet ve Bir Riyazinin Muaşakası adlarında iki eser tercüme ettiyse de, doğu ile batı kültürünün çok farklı olduğunu görerek bir daha eser tercüme etmedi.
 
3. Servet-i Fünun devrinde, İkdam ve Servet-i Fünun dergilerinde yazdığı hikaye ve nesirlerini 1901 yılında Haristan ve Gülistan adlı eserlerde topladı. Bu iki eserinde Ahmed Hikmet Müftüoğlu, daha iyi tesir yapmak, gönülleri heyecanlandırmak için mübalağalı bir üslub kullandığını, ağır ve anlaşılması güç Servet-i Fünun dilini işlediğini ve hayal mahsulü konular anlattığını bizzat kendisi söyler. Kendisinin de ifade ettiği sebeplerden dolayı bu iki eseri fazla itibar kazanamamıştır.
 
4. İkinci Meşrutiyetten sonra, zamanın modasına uyarak o da Turancılık edebiyatı akımına uymuştur. Bu akıma bağlı olarak yazdığı yazıların büyük kısmını Çağlayanlar (1922) adlı eserinde toplamıştır.
 
5. Bu eserinde yazar arı Türkçeciliğe yönelmiş, fakat bu defa da kelime uydurma ve Servet-i Fünundan kalma hayalcilikten kendini kurtaramamıştır.
 
6. Gönül Hanım adlı romanı Tasvir-i Efkar Gazetesinde tefrika edilmiş ve 1970'de kitap olarak bastırılmıştır.
 
7. Ahmed Hikmet, yazılarında daha ziyade kelime bulmaya ve üsluba dikkat ettiği için, konulara dikkat etmemiş ve bu yüzden zamanındakilerin ayarında bir edebiyatçı olamamıştır.
 
8. Yeğenim adlı eseri Türk edebiyatının en meşhur ve en güzel monologlarındandır.
 
Eserleri:
 
Patates (ilmî, 1890)
Leyla yahud Bir Mecnunun İntikamı (hikaye, 1891)
Tuvalet yahud Letafet-i Aza (tercüme ve ilaveler, 1892)
Bir Riyazinin Muaşakası yahud Kamil (tercüme, roman, 1892)
Haristan ve Gülistan (hikaye, 1901)
Gönül Hanım (roman tefrikası, 1920)
Çağlayanlar (hikaye, 1922).
 
 
Servet-i Fünun Edebiyatı Konu Testi

KONU TESTİ
 
 
 
 
1.  Aşağıdakilerin hangisinde Servet-i  Fünun  öykü ve romanının özelliğiyle ilgili yanlış bir bilgi verilmiştir?
 
A)  Realizm ve natüralizm akımlarının etkileri görülmektedir.
B)  Anlatım teknikleri Tanzimat edebiyatına göre daha gelişkindir.
C) Olaylar genellikle İstanbul ve çevresinde geçerken roman kahramanları da genellikle varlıklı ailelerden gelen kişilerdir.
D) Eserlerde kişilerin psikolojik yapıları geniş ölçüde ele alınmıştır.
E)  Yazarlar yapıtlarında kişiliklerini gizlemeye çalışmamışlardır.
 
 
 
 
 
2.  Romanlarıyla tanınır; ama yazınsal ve siyasal değerde anıları da ünlüdür. Bu anılardan "Kırk Yıl"da (5 cilt),  edebiyat yaşamında kırk yılı;  "Saray ve Öte- si"nde, Sultan Reşat'ın Mabeyn Başkâtipliği dönemini; "Bir Acı Hikâye"de, oğlu Vedat'ın ölümünü anlatır.
 
Bu parçada sözü edilen yazar,  aşağıdakilerden hangisidir?
 
A)  Halit Ziya Uşaklıgil
B)  Yakup Kadri Karaosmanoğlu
C) Recaizade Mahmut Ekrem
D) Falih Rıfkı Atay
E)  Mehmet Rauf
 
 
 
 
•3.       27 Mart 1891'de ilk sayısı yayımlanan – – – – dergisi, Recaizade Mahmut
 
Ekrem'in önayak olmasıyla,  7 Şubat 1896 tarihli 256. sayısından başlayarak – – – –   yönetiminde çıktı ve edebiyat dergisi niteliğine bu dönemde kavuştu.
 
Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A)  Servet-i Fünun – Tevfik Fikret
B)  Tercüman-ı Ahval – Tevfik Fikret
C) Servet-i Fünun – Hüseyin Cahit
D) Genç Kalemler – Ömer Seyfettin
E)  Malumat – Ahmet Mithat
 
4.  Tanzimat edebiyatının sonlarına doğru edebiyatımızda eski-yeni tartışmasıyla birlikte yeni bir edebiyat anlayışı  (Servet-i  Fünun  edebiyatı)  doğdu.  Bu dö- nemde şiirde Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin; roman ve öyküde Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf; tiyatro- da ise Ahmet Vefik Paşa öne çıkan isimlerdi.
 
Yukarıda adı geçen sanatçılardan hangisi Servet-i Fünun edebiyatı için doğru bir örnekdeğildir?
 
A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şahabettin
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Mehmet Rauf
E) Ahmet Vefik Paşa
 
 
 
 
 
5.  (I) Tevfik Fikret, Servet-i Fünun edebiyatının nazım dalında en önemli temsilcisidir. (II) Aruzu başarıyla kullanan şair, tüm şiirlerini aruzla yazmıştır. (III) Şiirlerinde parnasizmin etkisi görülür.  (IV)  Nazmı nesre yaklaştırarak şiire yenilik getirmiştir. (V) Çocuk şiirlerini "Şermin" adlı kitapta toplamıştır.
 
Tevfik  Fikret'le  ilgili  olarak,  numaralandırılmış yerlerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?
 
A) I.        B) II.         C) III.        D) IV.       E) V.
 
 
 
6.  Recaizade Ekrem'in yönlendirmesi sonucu – – – – dergisinin yönetimini üstlenmiştir. Dergi yöneticiliği beş yıl kadar süren – – – -, bu dönemden sonra bireysel duyarlıkların şairi olmaktan çıkmıştır. Artık toplumsal konulu şiirlere yönelmiş; yönetimi, düzeni eleştiren, kurtuluşu gençlerden, Batı'nın bilim ve tekniğinden bekleyen bir düşünce şiirine ulaşmıştır.
 
Bu parçada boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A)  Genç Kalemler – Tevfik Fikret
B)  Tercüman-ı Ahval – Namık Kemal
C) Tevfik Fikret – Servet-i Fünun
D) Servet-i Fünun – Tevfik Fikret
E)  Servet-i Fünun – Ömer Seyfettin
 
7.     I. Mülkiye mezunu Ahmet Cemil'in,  "mavi ümitleri"nin, zamanla "siyah gerçekler"e dönüşmesinin romanıdır.
II. Boğaziçi'nde yaşayan, geçim kaygısından uzak belli bir toplum katının insanlarını, onlar arasındaki kimi "yasak aşk"ları anlatır.
III. Doktor Ömer Behiç'in, evi ve gizli ilişkileri arasında bocalayışının romanıdır.
 
Halit Ziya Uşaklıgil'in bu cümlelerde sözü edilen romanları, aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?
 
A)  Mai ve Siyah – Aşk-ı Memnu – Kırık Hayatlar
B)  Aşk-ı Memnu – Mai ve Siyah – Kırık Hayatlar
C) Kırık Hayatlar – Aşk-ı Memnu – Mai ve Siyah
D) Aşk-ı Memnu – Kırık Hayatlar – Mai ve Siyah
E)  Mai ve Siyah – Kırık Hayatlar – Aşk-ı Memnu
 
 
8.   Tevfik FikretServet-i Fünun sanatçılarındandır. Önceleri "sanat için sanat"
                 I                    II                                                                              III
 
anlayışına bağlı kalarak sanatını sanattan anlayanların hizmetine sunmuştur.
 
 Batı'ya yönelmenin yılmaz savunucusu olan sanatçı, sadece sembolizmin
 
     IV                                                                                                             V
 
 
etkisinde eserler vermiştir.
 
 
      
 
Yukarıda numaralanmış yerlerin hangisinde, bilgi yanlışı vardır?
 
A) I.       B) II.        C) III.        D) IV.       E) V.
 
 
 
 
 
 
9.  Aşağıdaki niteliklerin hangisine Servet-i  Fünun romanında rastlanmaz?
 
A)  Olaylar İstanbul'da, yalılarda, konaklarda geçer.
B)  Realist akımın etkisiyle,  yazar,  romana  kendini katmaz.
C) Çevre tasvirleri önemli yer tutar.
D) "Sanat için sanat" anlayışıyla yazılır.
       E)  Toplumsal sorunlar ve zıtlıklar işlenmiştir.
 
10. Aşağıdakilerden hangisi Servet-i  Fünun  şiirinin özelliklerinden biri değildir?
 
A)  Sembolizmin ve parnasizmin etkileri görülmektedir.
 
B)  "Kulak için hafiye" anlayışı yerine "göz için kafiye" anlayışı benimsenmiştir.
C) Dilde sadeleşme hareketinden uzaklaşılırken, Divan edebiyatında bile bulunmayan sözcükler, tamlamalar kullanılmıştır.
D) Büyük ölçüde aruz ölçüsü kullanılmış ve Türkçe aruza başarıyla uygulanmıştır.
E)  Batı edebiyatından alınan "sone, terza rima" nazım biçimleri kullanılmaya başlanmıştır.
 
 
 
 
11. Servet-i Fünun edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
 
 
A)  "Sanat, sanat içindir" ilkesi benimsenmiştir.
B)  Dil, Tanzimat'a göre daha ağırdır.
C) Nazım, düzyazıya yaklaştırılmış, konu bütünlüğüne önem verilmiştir.
D) Tiyatro türü de, roman ve öykü türü gibi gelişme göstermiştir.
E)  Dönemin siyasi özelliğine bağlı olarak toplumsal konulardan kaçınılmış, kişisel konular yer almıştır.
 
 
12. Aşağıdaki yapıtların hangisinin türü diğerlerinden farklıdır?
A) Mai ve Siyah                    B) Eylül
C) Aşk-ı Memnu                    D) Hac Yolunda
E) Kırık Hayatlar
 
1.E       2.A      3.A      4.E       5.B      6.D      7.A      8.E       9.E       10.B    11.D    12.D
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir