BİR GEÇİŞ DÖNEMİ ROMANCISI: YAŞAR KEMAL

Ana Sayfa » MATERYALLER » Edebiyat - Edebiyatçılar » BİR GEÇİŞ DÖNEMİ ROMANCISI: YAŞAR KEMAL
Sitemize 28 Şubat 2015 tarihinde eklenmiş ve 156 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Yaşar Kemal'in yazarlığı üstüne yazılmış inceleme kitaplarından ilki Fethi Naci'ninki olmalı (Yaşar Kemal'in Romancılığı). Bir de Fransa'da yayımlanan "Anka" dergisinin bir özel sayısı dilimize çevrilip kitap olarak yayımlanmıştı: Yaşar Kemal'i Okumak. Şu günlerde böylesi inceleme kitaplarının bir yenisi Nedim Gürsel'den geldi: Yaşar Kemal, Bir Geçiş Dönemi Romancısı, Everest Yayınları.


Nedim Gürsel, Paris'te CNRS'de (Fransız Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) çalışıyor. Böylesi araştırmalar yapmak, onun görevlerinden biri. Geçmiş yıllarda yayımlanan Nâzım Hikmet ve Geleneksel Türk Yazını adlı oylumlu çalışması da onun ne denli iyi bir araştırmacı olduğunu kanıtlamıştı. Yaşar Kemal, Bir Geçiş Dönemi Romancısı'nda, yazarın çeşitli dönemlerdeki ürünlerini irdeleyen beş inceleme ile, bir gezi yazısı ve Yaşar Kemal'le yapılmış otuz sayfalık bir konuşma var. "Yaşar Kemal'in Coğrafyası" adlı gezi yazısıyla açılıyor kitap. Yaşar Kemal'in doğduğu Hemite Köyü'ne ve yapıtlarına kaynaklık eden Çukurova'ya yapılan bir yolculuk sırasındaki izlenimlerle yazarın dünyasına bir ilk adım, atması sağlanıyor okurun.
"Bir Geçiş Dönemi Romancısı" adlı inceleme, Yaşar Kemal romanları içinde özel bir yeri olan Akçasazın Ağları dizisini oluşturan Demirciler Çarşısı Cinayeti ve Yusufçuk Yusuf romanları ile tarihsel gelişim arasındaki ilişkileri inceliyor. Çukurova'nın 1850'lerden 1950'lere dek yüz yıl süren kapitalistleşme sürecinin insanı ve doğayı nasıl değiştirdiği, bu olgunun yazarın yapıtlarına nasıl yansıdığı anlatılıyor.


"Çocukluk: Yitik Cennet" adlı çalışma ise Yaşar Kemal'in Kimsecik üçlemesini oluşturan Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı ve Kanın Sesi adlı yapıtlarına yazarın özyaşamöyküsüyle ilişkileri bakımından yaklaşır. Yazarın çocukluk dünyasının bu romanlarda aldığı biçim, bir yandan duygusal bir coğrafya anlatımı öte yandan ise psikolojik derinliklerle çok boyutluluk kazanır. "Köroğlu Destanı ve Yaşar Kemal" adlı inceleme ise, bu destanın Yaşar Kemal'in çeşitli yapıtlarına nasıl yansıdığına "metinlerarası ilişkiler" yaklaşımlar getiriyor. "Ağıtlar" başlıklı incelemede ise halk edebiyatımızdaki "ağıt" geleneğinin çağdaş romancımızın ürünlerinde nasıl kullanıldığı irdeleniyor. Kitapta tek bir romanın konu edinildiği inceleme olarak yalnızca "Deniz Küstü" başlıklı yazı görülüyor. Bu yazıda, aynı adlı romanın Yaşar Kemal yapıtları içinde İstanbul'u anlatan bir örnek olması nedeniyle ayrıksılığı ve bunun getirdiği dil ve anlatım sorunları tartışılıyor. "Yaşar Kemal'le Söyleşi" başlıklı uzun konuşma, kitaptaki incelemeleri ve onun da ötesinde yazarın bütün yapıtlarını ve dünyasını daha iyi anlamamızı sağlayan bir kılavuz niteliğinde.


Söyleşide bir yandan "Sözlü gelenek çağdaş bir yazar tarafından nasıl kullanılıyor ve nasıl modern bir yazıya dönüştürülüyor" konusu, öte yandan da "toplumsal değişmeyle romanları arasındaki türdeş ilişki" işleniyor. Yanı sıra, nasıl yazar olunur sorusundan, roman tiplerine, dünya edebiyatının büyük yazarlarının değerlendirilmesine dek bir dizi çok ilginç açıklamalar okuyoruz. Hem Yaşar Kemal'in zengin romancı dünyası karşısında bir kez daha şaşırıyoruz, hem de bu büyük yazarımızın yapıtlarını türlü boyutlarıyla anlamaya biraz daha yaklaşıyoruz.


Bu kitabın bir çağrışımı da şu oldu: Elli iki üniversitemiz var. Hemen hepsinde Türk dili ve edebiyatı bölümleri var. Bu bölümlerde çalışan yüzlerce bilimadamımız var; çalıştıkları yirmi beş otuz yıl boyunca işleri araştırma yapmak olan. Neden üniversitelerimizden çağdaş edebiyatımız üstüne araştırmalar, incelemeler çıkmıyor? Üniversiteler mi üniversite değil? Bilim adamlarımız mı bilim adamı değil? Hangisi?

TURGAY FİŞEKÇİ

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

İlgili Terimler : ,