DİĞER İÇERİKLER

“BİRAZ DAHA HAKİKAT” – Hüseyin Cahit

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » “BİRAZ DAHA HAKİKAT” – Hüseyin Cahit
Sitemize 16 Temmuz 2014 tarihinde eklenmiş ve 3.655 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Yukarıdaki metnin devamında ise Servet-i Fünûn edebiyatını değerlendirmektedir. Bu edebiyata yöneltilen diğer tenkitleri cevaplamaktadır. Ayrıca bu yeni edebiyatın olumlu ve olumsuz yönlerini kendince ortaya koymaktadır.

 

Tanzimat'la başlayan "eski-yeni" tartışması, "Doğu-Batı" çe­kişmesi; Batı'ya aşırı derecede yönelen yeni dil, duygu ve ha­yalleriyle çok yadırganan Servet-i Fünûncuların ortaya çıkma­sıyla oldukça yoğunlaştı. Eski'yi tutan Muallim Naci ve taraftar­ları, özellikle biçim, üslup, dil, sanat anlayışlı gibi bakımlardan Servet-i Fünûncuları şiddetli şekilde eleştiriyorlardı. Onları "Batı taklitçiliği" ile suçluyorlardı. Eserlerini "anlaşılmaz" buluyorlardı.

 

Aslında Tanzimat'ın ikinci dönem sanatçıları arasında yer alan Ahmet Mithat Efendi de "yeni" edebiyata kısmen taraftardı. An­cak o, edebiyatın, toplumun hizmetinde olması gerektiğine ina­nıyordu. Oysa Servet-i Fünûncular "Sanat, sanat içindir." an­layışını benimsiyorlar, bu nedenle de eserlerini Divan edebiy­atında olduğu gibi, ağır ve süslü bir dille yazıyorlardı. Hatta eserlerinde daha önce hiç duyulmamış sözler ve tamlamalar kullanıyorlardı. Ahmet Mithat işte bu nedenle onları eleştirmiş ve bu eleştirilerini yansıtan "Dekadanlar" adlı makalesini Sa­bah gazetesinde yayımlamıştı.

 

Servet-i Fünûncular Fransız edebiyatını yakından izliyor, o ede­biyat doğrultusunda eser veriyorlardı. Fransız edebiyatında ge­lişen sembolizm ve parnasizm akımından etkileniyorlardı. An­cak onlar bu "dekadan" yakıştırmasını kabul etmediler.

 

Bu bağlamda, Servet-i Fünûn edebiyatını savunan Hüseyin Ca­hit Yalçın da söz konusu alay ve suçlamalara karşı yukarıdaki tenkit yazısını kaleme aldı.

 

Hüseyin Cahit, söz konusu tenkit yazısında, içinde yer aldığı bu yeni grubun, Batıyı körü körüne taklit eden "dekadanlar" değil, Servet-i Fünûn adında yeni bir edebî akımı oluşturan sa­natçılar olduğunu anlatıyordu.

 

Ayrıca, Servet-i Fünûn edebiyatını kendi bakış açısından de­ğerlendiriyordu. Ona göre servet-i Fünûncular halk için, halkın anlayacağı bir edebiyat anlayışını değil, sanattan anlayan yük­sek zümrelere hitap eden bir edebiyat anlayışını benimseyen sanatçılardı. Bu yüzden dekadanlık ile suçlanamazlardı. Yaptık­ları taklit değil, örnek almaydı. Batı'dan etkilenerek oluşturulan ağır tamlamaların ise üzerinde durulmayacak kadar az olduğu­nu savunuyordu.

 

Sonuç olarak diyebiliriz ki Hüseyin Cahit Yalçın'ın bu yazısı, Servet-i Fünûncuların edebiyat anlayışını değerlendiren bir edebî tenkittir.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
AŞK–I MEMNU

Aşk-ı Memnu, toplumdan kopuk, zengin bir çevrede yaşa­nan bireysel olayların bir aşk teması etrafında anlatıldığı bir romandır. Melih Bey takımı...

Kapat