Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim
Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim

Yağmurlar dindi. Ovanın böğründeki hafif eğimli toprak kanallar taralarda biriken fazla suyu denize akıttı; akıntı, kıyılarında sivrisineklerini ve

Müslümana Haram Çeşmesi
Müslümana Haram Çeşmesi

Bursa ' da vakti zamanında bir müslüman çeşme yaptırmış eski adı yahudilik yol ağzı, bugün ki adı Arap Şükrü muhitinde,başına

ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI
ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

Saç maşası satan adam, güverte yolcularına ait sancak kıç omuzluğunun alabandasında dinelmiş, bağıra bağıra mallarını övüyordu.Günün

ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali
ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali

Akşam, caddelerin kalabalık zamanında, köşe başına bir kadınla bir çocuk gelirdi. Siyah bir çarşafa bürünen kadın elleriyle çarşafını

DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü
DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü

Boyuna değişiyor rengi. Mavi. Mavinin her türü. Gök mavisi. Türk mavisi. Camgöbeği. Yeşilimsi. Külrengi mavi. Çivit mavisi (handiyse).

KAYBOLAN – NECATİ CUMALI
KAYBOLAN – NECATİ CUMALI

Erkek kapıyı açtıktan sonra geri çekildi. Geçmesi için karısına yol verdi.  Ellerinde küçük yol çantaları,

BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN
BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN

Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi

BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER
BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER

Sana yirmi beş yaş dayanılmaz haşarılığını kanıtlayan yazılarından kopya ettiğim birkaçını gönderiyorum. Kızma! Biliyorum yanlıştı sana gelmem.

Samipaşazâde Sezaî – Pandomima
Samipaşazâde Sezaî – Pandomima

Haseki taraflarında bir çıkmaz sokağın içinde yalnız tavan üç odalı bir ev, bir mezar gibi, sükunet-i ebediyye ile muhat idi. Bir hal-i

Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu
Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu

Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş

Reşat Nuri Güntekin – Balta
Reşat Nuri Güntekin – Balta

-1- Diş doktoru Tahsin Bey, genç güzel bir hanımın diş sinirini çıkarmakla meşguldü. Hanım, gayet korkak ve titizdi. Dakikada bir, yerinden

Refik Halid Karay – Eskici
Refik Halid Karay – Eskici

Vapur rıhtımdan kalkıp tâ Marmara'ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolcuyu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi

Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı
Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı

Temmuz, öğle vakti. Komşuda bir kadın sesi… Neye bağırdığı anlaşılmıyor. Belki çocuğuna haykırıyor. Müezzin'in duvarlarından tahtaboşa

Ferit Edgü – Dönüş
Ferit Edgü – Dönüş

Niçin geldim buraya niçin döndüm bu toprağa dört bir yanı suyla çevrili bu çorak adaya? Havasına dayanamadığım iklimi sağlığıma

Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar
Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar

Pencereleri açın! Hava girsin! Akan rüzgâr, bu odanın kokusunu, hayalâtını, hatıratını, sürsün götürsün! Güneş

Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol
Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol

Birdenbire ayağa kalktı ve eliyle trenin penceresinden işaret ederek:   -İşte, dedi, şu gördüğünüz küçük yol, şu iki ağaç

Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim
Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim

Yağmurlar dindi. Ovanın böğründeki hafif eğimli toprak kanallar taralarda biriken fazla suyu denize akıttı; akıntı, kıyılarında sivrisineklerini ve

Müslümana Haram Çeşmesi
Müslümana Haram Çeşmesi

Bursa ' da vakti zamanında bir müslüman çeşme yaptırmış eski adı yahudilik yol ağzı, bugün ki adı Arap Şükrü muhitinde,başına

ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI
ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

Saç maşası satan adam, güverte yolcularına ait sancak kıç omuzluğunun alabandasında dinelmiş, bağıra bağıra mallarını övüyordu.Günün

ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali
ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali

Akşam, caddelerin kalabalık zamanında, köşe başına bir kadınla bir çocuk gelirdi. Siyah bir çarşafa bürünen kadın elleriyle çarşafını

DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü
DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü

Boyuna değişiyor rengi. Mavi. Mavinin her türü. Gök mavisi. Türk mavisi. Camgöbeği. Yeşilimsi. Külrengi mavi. Çivit mavisi (handiyse).

KAYBOLAN – NECATİ CUMALI
KAYBOLAN – NECATİ CUMALI

Erkek kapıyı açtıktan sonra geri çekildi. Geçmesi için karısına yol verdi.  Ellerinde küçük yol çantaları,

BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN
BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN

Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi

BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER
BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER

Sana yirmi beş yaş dayanılmaz haşarılığını kanıtlayan yazılarından kopya ettiğim birkaçını gönderiyorum. Kızma! Biliyorum yanlıştı sana gelmem.

Samipaşazâde Sezaî – Pandomima
Samipaşazâde Sezaî – Pandomima

Haseki taraflarında bir çıkmaz sokağın içinde yalnız tavan üç odalı bir ev, bir mezar gibi, sükunet-i ebediyye ile muhat idi. Bir hal-i

Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu
Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu

Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş

Reşat Nuri Güntekin – Balta
Reşat Nuri Güntekin – Balta

-1- Diş doktoru Tahsin Bey, genç güzel bir hanımın diş sinirini çıkarmakla meşguldü. Hanım, gayet korkak ve titizdi. Dakikada bir, yerinden

Refik Halid Karay – Eskici
Refik Halid Karay – Eskici

Vapur rıhtımdan kalkıp tâ Marmara'ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolcuyu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi

Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı
Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı

Temmuz, öğle vakti. Komşuda bir kadın sesi… Neye bağırdığı anlaşılmıyor. Belki çocuğuna haykırıyor. Müezzin'in duvarlarından tahtaboşa

Ferit Edgü – Dönüş
Ferit Edgü – Dönüş

Niçin geldim buraya niçin döndüm bu toprağa dört bir yanı suyla çevrili bu çorak adaya? Havasına dayanamadığım iklimi sağlığıma

Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar
Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar

Pencereleri açın! Hava girsin! Akan rüzgâr, bu odanın kokusunu, hayalâtını, hatıratını, sürsün götürsün! Güneş

Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol
Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol

Birdenbire ayağa kalktı ve eliyle trenin penceresinden işaret ederek:   -İşte, dedi, şu gördüğünüz küçük yol, şu iki ağaç

Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim
Adalet Ağaoğlu – Yüksek Gerilim

Yağmurlar dindi. Ovanın böğründeki hafif eğimli toprak kanallar taralarda biriken fazla suyu denize akıttı; akıntı, kıyılarında sivrisineklerini ve

Müslümana Haram Çeşmesi
Müslümana Haram Çeşmesi

Bursa ' da vakti zamanında bir müslüman çeşme yaptırmış eski adı yahudilik yol ağzı, bugün ki adı Arap Şükrü muhitinde,başına

ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI
ALABANDADA – Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

Saç maşası satan adam, güverte yolcularına ait sancak kıç omuzluğunun alabandasında dinelmiş, bağıra bağıra mallarını övüyordu.Günün

ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali
ARABALAR BEŞ KURUŞA – Sabahattin Ali

Akşam, caddelerin kalabalık zamanında, köşe başına bir kadınla bir çocuk gelirdi. Siyah bir çarşafa bürünen kadın elleriyle çarşafını

DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü
DENİZ KIYISINDA – Ferit Edgü

Boyuna değişiyor rengi. Mavi. Mavinin her türü. Gök mavisi. Türk mavisi. Camgöbeği. Yeşilimsi. Külrengi mavi. Çivit mavisi (handiyse).

KAYBOLAN – NECATİ CUMALI
KAYBOLAN – NECATİ CUMALI

Erkek kapıyı açtıktan sonra geri çekildi. Geçmesi için karısına yol verdi.  Ellerinde küçük yol çantaları,

BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN
BAHAR VE KELEBEKLER – ÖMER SEYFETTİN

Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi

BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER
BUZUL ÇAĞININ VİRÜSÜ – VÜS’AT O. BENER

Sana yirmi beş yaş dayanılmaz haşarılığını kanıtlayan yazılarından kopya ettiğim birkaçını gönderiyorum. Kızma! Biliyorum yanlıştı sana gelmem.

Samipaşazâde Sezaî – Pandomima
Samipaşazâde Sezaî – Pandomima

Haseki taraflarında bir çıkmaz sokağın içinde yalnız tavan üç odalı bir ev, bir mezar gibi, sükunet-i ebediyye ile muhat idi. Bir hal-i

Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu
Sait Faik Abasıyanık – Karanfiller ve Domates Suyu

Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş

Reşat Nuri Güntekin – Balta
Reşat Nuri Güntekin – Balta

-1- Diş doktoru Tahsin Bey, genç güzel bir hanımın diş sinirini çıkarmakla meşguldü. Hanım, gayet korkak ve titizdi. Dakikada bir, yerinden

Refik Halid Karay – Eskici
Refik Halid Karay – Eskici

Vapur rıhtımdan kalkıp tâ Marmara'ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolcuyu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi

Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı
Memduh Şevket Esendal – Hayat Ne Tatlı

Temmuz, öğle vakti. Komşuda bir kadın sesi… Neye bağırdığı anlaşılmıyor. Belki çocuğuna haykırıyor. Müezzin'in duvarlarından tahtaboşa

Ferit Edgü – Dönüş
Ferit Edgü – Dönüş

Niçin geldim buraya niçin döndüm bu toprağa dört bir yanı suyla çevrili bu çorak adaya? Havasına dayanamadığım iklimi sağlığıma

Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar
Ahmet Hikmet Müftüoğlu – Bahar

Pencereleri açın! Hava girsin! Akan rüzgâr, bu odanın kokusunu, hayalâtını, hatıratını, sürsün götürsün! Güneş

Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol
Ahmet Hamdi Tanpınar – Bir Yol

Birdenbire ayağa kalktı ve eliyle trenin penceresinden işaret ederek:   -İşte, dedi, şu gördüğünüz küçük yol, şu iki ağaç