Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Konu Anlatımı

Ana Sayfa » LYS EDEBİYAT » Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Konu Anlatımı
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 917 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU
 
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar edebiyatımızı etkileyen sosyal, siyasi,
Kültürel, ekonomik, coğrafi olaylar:
·         Kılık kıyafet değişikliği
·         Kadın erkek eşitliği
·         Yeni partilerin kurulmasına izin verilmesi
·         Çok partili hayata geçiş
·         Milletler Cemiyetine Katılış
 
Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının oluşumunda etkili olan ve eserlere yansıyan
Karakteristik özellikler:
·         Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında genel olarak Anadolu'ya yönelme görülür.
·         Eserler Anadolu anlatılmış, aydınların Anadolu'yu tanımadıklarından bahsedilmiştir. Bu gibi şeylerle memleket anlayışı ortaya çıkmıştır.
·         Aydınların halka yönelmesi ile birlikte kurtuluşun sadece İstanbul'dan
olamayacağı anlaşılmıştır. Anadolu çoğu zaman yöneticiler ve aydınlar tarafından
bir zahire ve asker deposu olarak görülmüş, gerekli hizmet devlet tarafından
verilmemiştir. Yani Osmanlı'nın Anadolu'yu göz ardı etmesi aydınları Anadolu'ya
dönük eserler vermeye itmiştir.
 
Yukarıda ifade edilen temalar bu dönemin anlayışı hakkında ipuçları vermektedir.
 
·         Cumhuriyetten önceki dönemlerde Anadolu çoğunlukla eserlere yansıtılmamıştır.
·         Hikâye ve tiyatrolarda anlatılan olayların çoğu İstanbul'da geçmektedir.
·         Cumhuriyetten önceki dönemler de anlatılacak olay yazar tarafından seçilir yazar olayı kurgular öyle anlatırdı. Yani yazılarda çoğunlukla sanat yapma amacı vardı. Cumhuriyetten sonraki dönemlerde ise sanat kaygısı güdülmeksizin doğrudan anlatım kullanılmıştır. Hayat olduğu gibi okuyucuya aktarılmıştır.
·         (Türk Edebiyatında Anadolu ilk kez Çalıkuşu romanında anlatılmıştır.)
 
 
 
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının dayandığı siyasi, sosyal ve fikri temeller:
·         1. Milli edebiyat dönemindeki eserlerin konuları Cumhuriyet döneminde devam etti.
·         2. Atatürk ün kişiliği, ilkeleri anlatıldı. Sevinçler, acılar coşkular işlendi.
·         3. Çağdaş uygarlık seviyesine yükselmek fikir olarak benimsemek
·         4. Eskiyi tamamen yok ederek yeniye ulaşmak
·         5. Anadolu'ya(halka) yönelmek
 
 
Buraya kadar öğrendiklerimizden Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının özelliklerini sıralayalım:
 
·         1. Cumhuriyet Döneminde memleket edebiyatı zevkiyle Batı'dan gelen anlatım biçimleri Türk edebiyatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır.
 
·         2. Cumhuriyet döneminde Anadolu coğrafyası, Anadolu insanının hayatı, zevkleri edebi eserlerde çok fazla işlenmiştir.
 
·         3. Cumhuriyet döneminde birey ön plana çıktığı için, bireyi yakından ilgilendiren psikoloji ve psikiyatri bilimlerinden yararlanılmıştır.
 
·         4. Cumhuriyet döneminde milleti oluşturan değerler farklı yönleriyle edebi eserlerde yer almıştır.
 
·         5. Cumhuriyet döneminde batı düşüncesindeki gelişmelerden doğan yeni açılımlar eserlerde kendini göstermiştir.
 
·         6. Sezgicilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük gibi batılı akımların etkisi vardır.
 
·         7. Cumhuriyet döneminde önceki dönemlerin tersine İstanbul ve İstanbul hayatına değil; Anadolu'ya ve Anadolu hayatına yönelme söz konusudur.
 
·         8. Cumhuriyet döneminde Şiirde hece kullanılmış, dil sadeleşmiş, konularda Anadolu işlenmiş, Anadolu ya yönelme başlamıştır. Çağdaşlaşma için neler yapılması gerektiğinden bahsedilmiş, konu olarak ve eserlerde Atatürk‘ün ilkeleri bir yol olarak görülmüştür. Atatürk ilke ve inkılâplarının halka benimsetilmesi amacıyla eserlere yansıdığı görülür.
 
 
 
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir
      Öz Şiir Anlayışını Sürdürenlerin şiirlerini inceleme
 
      Necip Fazıl Kısakürek,
      Ahmet Hamdi Tanpınar,
      Ahmet Muhip Dıranas,
      Ziya Osman Saba,
      Yaşar Nabi Nayır
      Cahit Sıtkı Tarancı
 
·         Şiirde ahengi; söyleyiş tarzı, ritm, kafiye, iç kafiye ve aliterasyon gibi ses benzerlikleri oluşturur.
·         Millî Edebiyat Dönemindeki şiir hareketleri ve etkinlikleri bu dönemin şiirini oluşturur.
·         Şiire özgü düşsel bir âlem kurulmuştur.
 
 
Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1960)
      1920-1960 yılları arasında toplumcu gerçekçi şiirleri inceleme
      Nazım Hikmet Ran
      Yahya Kemal Beyatlı
      Necip Fazıl Kısakürek
      Mehmet Akif Ersoy
      Açıklamalar:
      1920'lerde yeni bir şiir söyleyişine ihtiyaç duyulmuştur. Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek veya onların temsilcisi görünmek;  dilin kalabalıkları harekete geçirme işlevinin
ağırlık kazandığı bir şiir söyleyişine ihtiyaç duyulmuştur. XX. yüzyıl başlarında bütün dünyada yukarıda belirtilen özelliklere sahip şiire bir yöneliş olduğu görülür.
Sosyal problemlerin ifadesinde, şiire özgü söyleyiş dışında Söylev üslûbundan da yararlanılmıştır.
     
 
 
Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir
      Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdürenlerin Şiirlerini inceleme
      Faruk Nafiz Çamlıbel
      Ahmet Kutsi Tecer
      Kemalettin Kamu
      Orhan Şaik Gökyay
      Zeki Ömer Defne
      Arif Nihat Asya
      Çalışma/Uygulama/Etkinlikler
      Millî ve memleketçi edebiyat zevk ve anlayışının kaynakları, özellikleri
      ve şiirde görünüşü problem olarak ele alınır.
 
 
BEŞ HECECİLER
·         Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
 
·         Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
 
 
·         Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
 
·         Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
 
 
·         Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
 
·         Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
 
 
·         Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
 
·         Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.

Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur: 
Faruk Nafız Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç,Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy ,Orhan Seyfi Orhon
   
 

FARUK NAFIZ ÇAMLIBEL(1898-1973)
Şiire 1.dünya savaşında aruzla başladı. Daha sonra da hece vezniyle şiirler yazmaya başladı; fakat, heceyle şiirler yazarken  aruzla de yazmaya devam etti.
Duygu ve düşünceyi bir arada yürüten, romantik ve realist konu ve hayatları işleyen şiirleriyle ün yapmıştır.
Şiirlerinde Anadolu'yu ve memleket sevgisini anlatır.
Şiirlerindeki başlıca temalar aşk, hasret, tabiat, ölüm, kahramanlık ve ihtirastır.
Dili sadece akıcıdır. Söz sanatlarına yer veren güçlü bir üslubu vardır.

ESERLERİ:  
Han Duvarları, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Gönülden Gönüle, Bir Ömür Böyle Geçti, 
Elimle Seçtiklerim, Heyecan ve Sükun
Tiyatroları: Özyurt, Canavar, Akın, Kahraman
   
 
ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1891-1949)
İlk şiirlerini servet-i fünun etkisinde yazdı.
Şiire aruz vezniyle başlamıştır.
Hece ile yazdığı ilk şiirlerinde aşk duygularına yer vermekle beraber, daha sonra kurtuluş savaşı yıllarında milli duyguları ve tarihi kahramanlıkları işleyen heyecan yüklü epik şiirler yazmıştır.

ESERLERİ:  
Miras ve Güneşin Ölümü adlı şiir kitabı vardır.
    
 
HALİT FAHRİ OZANSOY (1891-1971)

Şiire aruzla başlamıştır. Aruza veda adlı şiiriyle, aruz veznini bırakıp heceye yönelmiştir.
Şiirlerinde çoğunlukla egzotik sahnelere, hüzün ve melankoli gibi bireysel duygulara, aşk ve ölüm temalarına rastlanır.
Şiirlerinde konuşulan Türkçeyi başarıyla kullanmıştır.
Şiir, roman ve tiyatro türlerinde eserler vardır.

ESERLERİ:  
Baykuş, Efsaneler, Cenk Duyguları, Hayalet.
   

YUSUF ZİYA ORTAÇ(1896-1967)

Yusuf Ziya da diğerleri gibi şiire aruzla başlamış daha sonra heceye geçmiştir.
Şiirlerinde günlük hayatın çeşitli görünümlerini sade bir dille işlemiştir.
Akbaba adlı mizah dergisini çıkarmıştır.
ESERLERİ: Akından Akına, Bir Rüzgar Esti, Yanardağ, Aşıklar Yolu.

ORHAN SEYFİ ORHON(1890-1972)
Şiire aruzla başlar daha sonra heceyle devam eder.
Şiirlerinde daha çok şahsi konuları işler.
Bazı şiirlerinde halk şiirinin şekillerini de kullanmıştır.
Bireysel duyguları işleyen ,ahenkli,ve zarif şiirlerinde temiz duru bir Türkçe kullanmıştır.
ESERLERİ: Fırtına ve Kar, Gönülden Sesler, Peri Kızı İle Çoban, O Beyaz Bir Kuştu.
 
 
 
1940 SONRASI EDEBİYATI
 
İkinci Dünya Savaşı sonrasında "insan", "yaşam" ve "dünya" arasında güvenilir olmayı gerektirir;   yeni ortaya çıkan dünya görüşleri;   sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar.
Hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde "yurt" ve "köy" sorunlarına yönelim başladı.
1940 yılında Orhan Veli Kanık,  Melik Cevdet Anday,  Oktay Rıfat Horozcu, "Garip" adlı bir şiir kitabı yayınlayarak yeni bir hareketi başlattılar. Buna "I. YENİ HAREKETİ" adı verildi. Amaçları, şiirde iç ahengi yakalamıştır. Dış ahenk ögesi olan ölçü ve uyağa önem vermezler. Söz sanatların şiir için zararlı bulmuşlar ve şiirin kaynağının
 
Bilinçaltı olması gerektiğini savunmuşlardır. "şiir halka seslenmelidir" anlayışıyla günlük hayatta olan her şeyi şiire konu olarak almışlardır.
 
Daha sonraları ortaya çıkan ve "İKİNCİ YENİLER"  adı verilen şairler ise "şiir için sanat  "  anlayışına dayanan,  sürrealizmden daha aşırı bir soyutlama anlayışını sürdürmüşlerdir.  Bu sanatçılardan bazıları şunlardır:  İlhan Berk,  Turgut Uyar,  Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan.
 
 
 
 
GARİP AKIMI (BİRİNCİ YENİ )
·         1940'ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.
·         Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
·         Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
·         Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
·         Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
·         Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
·         Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
·         İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
·         Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
·         Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu'nun oluşturduğu bir topluluklardır.
 
 
ORHAN  VELİ  KANIK (1914-1950)
Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.1914'te arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.
Şiire getirdiği ilkeler :
-Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak
-Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek
-Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek
-Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak.Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermek
ESERLERİ:
Şiirleri: Garip,Vazgeçemediğim, Destan Gibi , Yenisi, Karşı
Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal
 

OKTAY RIFAT HOROZCU(1914-1988)
Garip akımının temsilcilerindendir.
Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı. Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş soyut şiire kaymıştır.
Son şiirlerinde öz ve biçim yoğunlaştırmalarıyla estetik planda yeni ve güçlü bir şiir estetiği yakalamıştır.
ESERLERİ :  
Şiirleri; Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, 
Koca Bir Yaz
  
 
MELİH CEVDET ANDAY  (1915)
Garip akımının temsilcilerindendir.
Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.
 

ESERLERİ : Şiirleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç,Telgrafname, Yanyana.
Denemeleri : Çevirileri; İngiliz Edebiyatından Denemeler
Tiyatroları :  Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir
 
 
     İkinci Yeni
Bu tutumun belli başlı özellikleri şöyle sıralanabilir:
      – İmgeye kapıları yeniden ve sonuna kadar açmak
      – Edebi sanatlara özgürlük tanımak
      – Basitlik , sadelik ve aleladelikten ayrılmak.
      – Konuşma diline sırt çevirmek
      – Halkın hayatından ve kültüründen uzaklaşmak , folkoru şiire düşman
      bellemek
      – Şehirli adam tipi çizmeğe boş vermek
      – Nükte , şaşırtma ve tekerlemeden kaçmak
      – Şiiri ustan ve anlamdan kaydırmak
      – Duyguya ve çağrışıma yaslanmak
      – Konuyu , hikayeyi , olayı atmak
      – Fakir çoğunluğa değil , aydın azınlığa seslen
    İkinci Yeni Öncüleri :Oktay Rifat , İlhan Berk , Turgut uyar , Edip
Cansever , Cemal Süreya , Sezai Karakoç , Ece Ayhan , Ülkü Tamer , Tevfik Akdağ , Yılmaz Gruda gibi şairlerdir.
     
Cemal Süreyya
 
Asıl adı Cemalettin Seber'dir. 1931 yılında Erzincan'da doğdu, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul'da öldü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirdi. Maliye Bakanlığı'nda müfettişlik, darphane müdürü, Kültür Bakanlığı'nda yayın kurulu danışma üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı.
 
Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.
 
İkinci Yeni şiirinin en önemli isimlerindendir. Geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı,yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir.
 
YAPITLARI
 
Üvercinka (1958)
Göçebe (1965)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Sevda Sözleri (1984, Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri)
Güz Bitiği (1988)
Sıcak Nal (1988)
Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri, ölümünden sonra)
 
ÖDÜLLERİ
 
1959 Yeditepe Şiir Armağanı
1966 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
 
ŞİİR ÇEVİRİLERİ
 
Ayağı Karıncalı – Federico Garcia LORCA
Barışın Tadı – Eugène GUILLEVIC
Dada Şarkısı – Tristan TZARA
Karanlık Sunu – Maurice MAETERLINCK
Mirabeau Köprüsü – Guillaume APOLLINAIRE
Mutlu Aşk Yok Ki Dünyada – Louis ARAGON
Şiir – Paul ELUARD
Yürek Ki Paramparça – Pierre REVERDY
 
 
 
 
 
 
Turgut Uyar
 
1927 Ankara doğumlu. Askeri Liseyi ve Askeri Memurlar Okulu'nu bitirdi. İlk şiiri 1947'de Yedigün dergisinde çıktı. Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında Arz-ı Hal şiiri ikincilik kazanınca Nurullah Ataç'ın güvendiği şairler arasına girdi. İkinci Yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir. 1985'de öldü.
 
Şiir Kitapları:
Arz-i Hal (1949), Türkiyem (1952), Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959),
Tütünler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandılar
(1974), Kayayı Delen Zincir (1981), Büyük Saat (Bütün Şiirleri, 1984).
 
 
 
 
 
 
Sezai Karakoç
Sezai Karakoç, 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde dünyaya gelir. Babası Yasin Efendi'nin koyduğu isim Muhammed Sezai'dir. Nüfus kayıtlarında Ahmet Sezai olarak geçer. Dedeleri, Ergani ve yöresinde oldukça etkin kişilerdendir. Babasının babası Hüseyin efendi, Plevne savaşına katılmış; Gazi Osman Paşa'nın takdirini kazanmıştır. Aile Leventoğulları olarak anılır.
 
Devlet, millet ve medeniyet kavramlarına farklı boyutlarda anlam yükleyen Sezai Karakoç'un kırk-bir yıllık ‘Diriliş' doktrini etrafında düşünsel alanda bir Diriliş Nesli oluşur.
Şiir, sanat ve düşünce ile yüklü hayatına, çilesine, duygu ve duyarlıklarına değinmek çok da kolay değil. Bunun için büyük bir çalışma gerekir. Kısaca, ‘şiir üslubu bakımından, az çok İkinci Yeni'ye yakın sayılsa da, şiirinde işlediği temalar, inandığı değerler bakımından şiirimizde yeni ve değişik bir sestir' demek mümkün.
 
Şiir Kitapları:
 
Körfez (1959), Şahdamar (1962), Hızır'la Kırk Saat (1967), Sesler (1968), Taha'nın Kitabı (1968), Kıyamet Asisi (1968), Mağara ve Işık (düzyazı şiirler, 1969), Gül Muştusu (1969), Zamana Adanmış Sözler (1970), Ayinler (1977), Leyla ile Mecnun (1981), Ateş Dansı (1987)
 
 
 
Özdemir İnce
 
İlk şiiri 1954'te "Kaynak" dergisinde yayınlandı. Pazar Postası, Türk Dili, a, Değişim, Dost, Şiir Sanatı, Papirüs, Soyut, Türkiye Yazıları, Milliyet Sanat, Yusufçuk, Adam Sanat gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. Şiir üzerine kuramsal yazılar ve değişik konularda denemeler, eleştirel denemeler yazdı.
 
ŞİİRLERİ  [değiştir]Kargı 1963
Tutanaklar 1967
Kiraz Zamanı 1969
Karşı Yazgı 1974
Rüzgara Yazılıdır 1979
Elmanın Tarihi 1981
Kentler 1981
Yedi Deryalar Geçsen 1983
Siyasetname 1984
Eski Şiirler 1985
Hayatbilgisi 1986
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
Milli Edebiyat Dönemi Konu Anlatımı

MİLLİ EDEBİYAT 1)  1789 Fransız Burjuva Devrimi'nin etkileriyle, 2)  Tanzimat dönemindeki dil ve tarih alanındaki çalışmaların etkileriyle, 3)  Mehmet Emin...

Kapat