DİĞER İÇERİKLER

DEYİMLER ALFABETİK LİSTE

Ana Sayfa » MATERYALLER » DEYİMLER » DEYİMLER ALFABETİK LİSTE
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 396 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

-A-

          Abacı kebeci : Olur olmaz kimseler,ne olduğu belirsiz kişiler

          Abanmak : Birine yük olmak,onun sırtından geçinmek

          Acemilik etmek : Düşüncesizce hareket etmek

          Açık bono vermek : Bir kimseye,istediği gibi davranma yetkisi vermek

          Adama benzemek : Düzelmek,göze hoş görünmek

          Af buyurunuz : Özür dilemeyi ifade eden bir deyim

          Agop'un kazı gibi yutmak : Önüne konulan her yemeği çabuk yemek

          Ağız gevşekliği : Sır tutmak hali

          Ah edip eh işitmek : Daima feryat etmek

          Ak sakaldan yok sakala gelmek : Çok yaşlanmak

          Alavere dalavere,Kürt Mehmet nöbete : Bir işte bütün yükü, sorumluluğu yetersiz kişiye bırakma durumunda söylenir.

          Allah hakkı için : Doğruyu söylemesi istenen kimseye verilen söz

          Amma da yaptın : Olmayacak bir şey söyledin anlamında.

          Arabayı düze çıkartmak : Sonunda işini kolaylaştırmak

          Astarı yüzünden pahalı : Gerçek değerinden fazlaya mal olmak

          Aşüftelik etmek : Hafif ve işveli davranmak

          Atma Recep din kardeşiyiz : Biz birbirimizin ne olduğunu biliriz' anlamında kullanılır.

          Ayvaz kasap hepsi bir hesap : Hepsi aynı hesaba geliyor anlamında.

          Azrail olmak : Çok korkulu ve zorba olmak

-B-

          Baba,baba değil iskele babası : Saygı duyulmayan,hayırsız baba

          Başına feleğin tokmağı inmek : Bir felakete uğramak

          Bela aramak : Kavga sebebi yaratmak.

          Ben sarhoş,yolcu sarhoş : Herkesin garip bir tutum içinde bulunduğunu anlatmak için kullanılır.

          Beyni sulanmak : Bunamak.

          Bıyıkları balta kesmez olmak : Güçlü olmak,kimseden korkmamak

          Bızdık : Ufak çocuk

          Binin yarısı beş yüz o da ben de yok : Düşünceli kimseleri avutmak için teselli mahiyetinde söylenir.

          Bir avuç toprak olmak : Ölmek

          Bir çırpıda : O anda

          Boşlamak : İlgisiz davranmak,ilgiyi kesmek

          Boyunun ölçüsünü almak : Biri tarafından ağzının payı verilmek

          Bulanık suda balık avlamak : Karışıklıktan yararlanıp menfaatini kollamak

          Burnu kokuyu iyi almak : Her şeyi önceden sezmek

          Büyüklük göstermek : Bağışlamak

          Büyük söylemek : Övünmek

 

-C-

          Cafer ağanın abdest suyu : Tatsız,tuzsuz

          Caka yapmak : Gösteriş yapmak

          Cana işlemek : Çok tesir etmek

          Can atmak : Çok istemek

          Can ciğer : Samimi

          Candan yanmış : Adamakıllı tutulmuş

          Canı burnuna gelmek : Bir işte çok eziyet ve sıkıntı çekmek

          Canını şeytana satmak : Kötü işlerle uğraşmak

          Canın sağ olsun : Bir ziyan için söylenen teselli sözü

          Ceddine okumak : Soyuna sövmek

          Ceffel kalem etmek : Hemen hüküm vermek

          Cephe almak : Düşmanca hal takınmak

          Cıcığı çıkmak : Çok hırpalanmak

          Ciğeri beş para etmez : Değersiz kişi

          Cihan alem bilmek : Herkes tarafından bilinmek

          Cin fikirli : Çok zeki,açıkgöz

          Cumbadak dalmak : Ani olarak girmek,dalmak

          Curcuna koparmak : Gürültüyle çevreyi karıştırmak

          Curcunaya kalkmak : Kavga ve gürültü çıkarmaya kalkmak

 

-Ç-

          Çabalama kaptan ben gidemem : Boşuna çabalama anlamında.

          Çaçaron : Kavgacı,şirret

          Çağı geçmek : Yaşlanmak

          Çala kalem : Durmaksızın yazarak

          Çehresi atmak : Rengi sararmak

          Çehre uzatmak : Küsmek,somurtmak

          Çek arabanı : Defol anlamında

          Çeşnisine bakmak : Lezzetine bakmak

          Çevir kazı yanmasın : Sözünü çeviren kimseler için söylenir.

          Çıkmaz ayın son çarşambası : Belirsiz ve uzak zaman

          Çiğ süt emmiş olmak : Soysuz ve namussuz olmak

          Çileden çıkmak : Hiddetlenerek sabrın taşması

          Çizmeden yukarı çıkmak : Haddini bilmemek

          Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek : Durumuna uygun düşmeyen büyük ve olmayacak hayallere kapılmak

          Çorbada tuzu bulunmak : Emeği geçmiş olmak

          Çömlek hesabı : Baştan savma hesap

          Çöpçatan çatmak : Kısmet olmak

          Çürük tahtaya basmak : Umduğunu bulamamak,aldanmak

 

-D-

          Dağarcıkta bir şey kalmamak : Her şeyi yitirmek

          Dalavere : Oyun,hileli iş

          Davulu yarık : Sır saklamayan,önüne gelene içini döken

          Dekbaz : Hileci

          Demir gibi olmak : Sağlam ve sıhhatte olmak

          Devede kulak : Kıyaslanan şeyler arasındaki orantısızlığı belli etmek için kullanılır.

          Dırdır etmek : Yerli yersiz söylenip durmak

          Dikili ağacı olmamak : Malı mülkü olmamak

          Dili çetrefilli olmak : Rahat ve düzgün konuşamamak

          Dilini zaptetmek : Konuşmamak

          Dişini sökmek : Zararsız hale getirmek

          Dokuz doğurmak : Korkudan ve heyecandan bitmek

          Dolmaları yutmak : Kanmak,aldanmak

          Dostlar alışverişte görsün : Laf olsun diye iş yapanlar için söylenir.

          Döner taşım yok,öter kuşum yok : Hiçbir şeye sahip olmamak

          Dört dirhem bir çekirdek : Şık giyimli kimse

          Dudukuşu : Geveze

          Dümen suyundan gitmek : Karşısındakinin huyuna göre davranmak

          Dünyaya kazık kakmak : Ölmemek

 

-E-

          Ebussuut Efendi'nin gelini : Eski moda giyinen kadın

          Eceline susamak : Tehlikeli işlere girişmek

          Edepsizliği gündeliğe takılmak : Edepsizliği alışkanlık haline getirmek

          Efendilik yapmak : Saygılı hareket etmek

          Efendizadem : Beyim anlamında bir hitap

          Eğrisi doğrusuna gelmek : Uygunsuz yapılan işin tesadüfen uyumlu bitmesi

          Ekmeği dizinde : Nankör

          Elemtere fiş kem gözlere şiş : Nazar değmesin anlamında

          Eli çabuk : Tez iş gören

          Emeği geçmek : Bir işin yapılmasında yardımcı olmak

          Ensesinde boza pişirmek : Çok eziyet çektirmek

          Ermeni gelini gibi : Daima kırıtan,süzülen kadınlar için yapılan benzetme

          Ervahlarına yuf olsun : Sövgü

          Eski çamlar bardak oldu : Şartlar değişti anlamında kullanılır

          Eşek hoşaftan ne anlar : Anlayışsız,zevksiz insanlar için söylenir.

          Etek belde : Kıvrak ve becerikli

          Ev açmak : Ayrı ev tutmak

          Eyere de gelir semere de : Bütün işlere yarar anlamında

          Ez ez de suyunu iç : Hiç yararı olmayan bir işi tenkit etmek için kullanılır.

          Ezilip büzülmek : Aşırı sıkılgan davranmak

 

-F-

          Fahiş faize batakçı müşteri : Benzer kişilikteki insanlar birbirini kolay bulur manasında

          Faka basmak : Güç duruma düşmek

          Falcı değilim ya : Ben olacağı bilemem anlamında

          Fare düşse başı yarılır : Bir yerin yoksulluğunu anlatmak için kullanılır.

          Farfara : Ağzında sır tutamayan kimse

          Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine olduğundan fazla değer vermek

          Feleğin çemberinden geçmiş : Tecrübeli,bilmiş

          Felekten bir gün çalmak : Eğlenceli bir gün geçirmek

          Ferteği çekmek : Kaçmak

          Fesat kumkuması : Hep kötülük düşünen

          Fıkırdamak : Kesik kesik gülmek

          Fıldır fıldır aramak : Israrla ve telaşla aramak

          Fırın süpürgesi : Zayıf,uzun boylu kimse

          Fincancı katırlarını ürkütmek : Kötü niyetli kişileri ürkütecek hareketlerde bulunmak

          Fitil almak : Öfkeyle parlamak

          Fol yok yumurta yok : Herhangi bir sebep veya ilişki bulunmaması

          Forsu kırılmak : İtibar ve onuru sarsılmak

          Fukara babası : Fakirleri kollayan kimse

          Fütur getirmek : Umutsuzluğa ve çaresizliğe düşmek

 

-G-

          Gafil baş,düşmana eş : İşlerinde hazırlıksız olan insan her zaman zor duruma düşebilir

          Gagasından yakalamak : Zayıf noktasından yakalamak

          Gavur ölüsü : Oldukça ağır

          Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş : Kendini büsbütün ibadete verip,dünyadan elini eteğini çeken kişiler için kinaye yollu söylenir.

          Gazali rana : Güzel,hoş ceylan gibi sevgili anlamında

          Geçmişi kandilli : Sövgü

          Gemi aslanı : Gösterişli,işe yaramayan adam

          Geyik etine girmek : Erginleşmek

          Gırtlağından kesmek : Yiyecek parasını kısıtlamak

          Giderayak : Gitmek üzereyken

          Girye bana hande sana : Önce karşısındakini düşünen kimsenin kullandığı bir deyim

          Giydirmek : Azarlamak

          Gök demir,yer bakır : İmkansızlıklar ve umutsuzluklar içinde bulunuşu anlatır.

          Gömlek değiştirmek : Tutum ve görüşlerini değiştirmek

          Göründü Sivas'ın bağları : Gerçekleşmesi beklenen bir şeyin ortaya çıktığına dair olanaklar belirdiğinde kullanılır.

          Göz nuru dökmek : Yapılan işte göz emeği bulunmak

          Güvendiği dağlara kar yağmak : Güveni sarsılmak

 

 

 

-H-

          Habbeyi kubbe yapmak : Önemsiz bir şeyi büyütmek

          Haber vermek : Bildirmek

          Hak getire : Yoktur anlamında

          Halep ordaysa arşın burada : Yapacağını yap anlamında sitem

          Ham ervah : Kara ruhlu kimse

          Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak : Kimin sözünü ve yolunu tutacağını,ne yapacağını şaşırmak

          Hat çekmek : Önemsememek

          Hatun : Eski zaman beylerinin,hanımlarına olan hitabı

          Haymana öküzü : Hımbıl ve tembel kimse

          Hazır mezarın ölüsü : Hep hazıra konmak isteyen tembel kimseler için kullanılır.

          Her gün papaz pilav yemez : Hep aynı şeyler yapılamaz

          Her işin hakkından gelmek : Her işi başarır olmak

          Her tarakta bezi olmak : Her işle ilgili olmak

          Hesaptan düşmek : Yok saymak

          Hır gür : Kavga

          Hiçe saymak : Hiç değer vermemek

          Hindi gibi kabarmak : Övünmek,böbürlenmek

          Hokka gibi oturmak : Dikilen elbisenin tam üzerine uyması

          Hoşbeş etmek : Sohbet etmek

          Hödük : Görgüsüz,anlayışsız kimse

          Hükümet sürmek : Ülkeyi yönetmek

          Hüt dağı gibi şişmek : Karnı şişmek

-I-

          Icığını cıcığını sormak : Bütün ayrıntıları öğrenmek

          Ikına sıkına : Güçlükle

          Ikınıp sıkınmak : İş yapmak için kendini zorlamak

          Ilıca ördeği : Sıcağa ve rahata düşkün

          Irağı yakın etmek : Güçlükleri ortadan kaldırmak

          Irgat gibi çalışmak : Çok çalışmak

          Irgat pazarına döndürmek : Bir yeri dağınık ve karışık hale sokmak

          Isınmak : 1-Alışmak,2-Sevmek

          Isıtıp ısıtıp önüne koymak : Bir konuda ikide bir söz açmak

          Iska geçmek : Atlamak

          Iskartaya çıkmak : Eskimek

          Islak tavuk : Miskin kadın

          Islatmak : Dövmek

          Işık göstermek : Yol göstermek

          Ivır zıvır : Önemsiz şeyler

 

-İ-

          İbibullah sivri külah : Yapayalnız,varlıksız olan kimse

          İbiş gibi : Alığa benzer

          İcabına bakmak : 1-Gerekeni yapmak,2-Ortadan kaldırmak

          İç fırtınasına tutulmak : Morali bozulmak

          İç güveysinden hallice : Durumu şöyle böyle

          İfrit yardağı : Kötülüğe yardımcı olan

          İğne yutmuş : Çok bitkin ve sıkıntılı kişi

          İkisini bir kazana koysan kaynamazlar : Birbirine zıt insanları anlatmak için kullanılır.

          İki yakası bir yere gelmez : Bir türlü düzene kavuşamaz

          İlk göz ağrısı : İlk sevilen

          İmana gelmek : Merhamete gelmek

          İngiliz tabancası gibi kurulmak : Çalım satmak,kasılmak

          İpe un sermek : Gevşemek,bahane uydurup işten kaçınmak

          İp korkusunu boynuna almak : Ölümü göze almak

          İpliği pazara çıkmak : Herkese rezil olmak

          İstemem yan cebime koy : Rüşvet konusunda alay yollu söylenir

          İşi sıkışık olmak : İşi çok ve külfetli olmak

          İtsiz köye dönmek : Sakinleşmek,tenhalaşmak

          İyiden iyiye : Adamakıllı

          İyi gün dostu : İyi günlerde ortaya çıkan

          İzi belirsiz olmak : İz bırakmadan kaybolmak

 

-K-

          Kabak tadıvermek : Devamlı,ısrarlı bıktırmak

          Kabasını almak : Bir yerin temizliğini üstünkörü yapmak

          Kaçın kurrası : Birinin hiçbir oyuna gelmeyecek kadar açık göz, akıllı olduğunu anlatmak için kullanılır.

          Kağıt üzerinde kalması : Bir anlaşmanın resmiyette kalması,tatbik edilmemesi

          Kaleyi içinden fethetmek : Meseleyi karşı taraftan birinin yardımıyla halletmek

          Kalp ağrısı : Aşk acısı

          Kamburu çıkmak : Çok çalışmış olmak

          Kan akıtmak : Kurban kesmek

          Kan çanağı gibi : Çok kızarmış

          Kan ter içinde kalmak : Çok yorulmak

          Kapağı atmak : Gitmek,yerleşmek

          Kapısını aşındırmak : Çok gidip gelmek

          Kara gün dostu : İnsana sıkıntılı günlerinde yardım eden gerçek dost

          Kaşının altında gözün var dememek : Yaptığını beğenmemek,takdir etmemek

          Kedi ile harara girmek : Geçimsiz biriyle ortaklık etmek

          Kendine yontmak : Karşısındakileri düşünmeden kendi çıkarına göre davranmak

          Kıç atmak : Pek istemek

          Kınalar yakmak : Çok sevinmek

          Kimi kimsesi : Yakınları

          Kimseye eyvallah etmemek : Kimseye minnettar kalmamak

          Kimya gibi : Az bulunur

          Kont gibi : Yakışıklı ve şık giyinmiş

          Korkuluk : Gereksiz ve yararsız kimse

          Körün istediği bir göz,Allah verdi iki göz : Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılır.

          Kör şeytanın işi yok : Hep aksilikle karşılaşan kişiler tarafından sitem yollu olarak kullanılır.

          Kurdu koyunla barıştırmak : Kötü biriyle saf birini uzlaştırmak

          Külçe gibi oturmak : Yorgunlukla çökmek

          Kül yutmak : Kandırılmak,oyuna gelmek

 

-L-

          Laçka olmak : Eskimek,işe yaramaz halde olmak

          Laf altında kalmamak : Karşısındakinin sözünün altında kalmamak

          Laf ebesi : Çok konuşan kimseler için kullanılır.

          Lakke yapmak : Başkasının hakkını çalmak

          Lala paşa eğlendirmek : Nazik kişileri eğlendirmeye çalışmak

          Lamı cimi yok : Bir konu üzerinde itiraz kabul etmediğini bildirmek için kullanılır.

          Leb demeden leblebiyi anlamak : Anlayışlı,zeki olmak

          Leke sıçratmak : Bulandırmak

          Leşini çıkarmak : Kıyasıya dövmek

          Leyleği havada görmek : Çok dolaşanlara söylenir

          Limoni tabiatlı : Mızmız

          Lodosa tutulmuş gibi bocalamak : Ne yapacağını kestirememek

          Lokman hekimin ye dediği : Güzel,tatlı şey

          Lop yumurta : Kaynamış yumurta

          Lügat paralamak : Anlamını bilmediği halde,bilgiç konuşmak

          Lülüye gelmek : Aldanmak

          Lüpe konmak : Değerli bir şeyi emek harcamadan ele geçirmek

 

-M-

          Maça beyi gibi kurulmak : Saygısızca,kasılarak oturmak

          Madrabaz : Çıkarını hileli yollardan sağlayan kimse

          Mahalle çocuğu : Eğitimsiz çocuk

          Makaraya takmak : Alaya almak

          Marsık : Çok esmer kimse

          Merak getirmek : Kara sevdaya tutulmak

          Meryem Ana kandili gibi : Soluk (belirsiz) anlamında

          Meşe odunu : Kaba,anlayışsız adam

          Meydan vermek : Fırsat vermek

          Mısır'daki sağır sultan bile duydu : Duymayan kalmadı anlamında

          Mızrağı çuvala sığdıramamak : Gerçeğin asla saklanamayacağı anlamında kullanılır.

          Mis gibi burnunda tütmek : Çok özlemek

          Miskinler teknesi : Tembellerin toplandığı yer

          Mürai : Art düşünceli kimse

          Mürekkebi kurumamak : Daha pek yeni olmak

          Mürekkep yalamış : Okuyup,yazmış kimse

          Mürüvvetini görmek : İyi ve mutlu günlerini görmek

          Müslüman adam : 1-Dindar kişi,2-Doğruluktan ayrılmayan kimse

 

-N-

          Nabzını yoklamak : Karşısındakinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak

          Nalına mıhına vurmak : Ne yapacağını kestirememek

          Namı nişanı kalmamak : Yok olmak,unutulmak

          Nanpareye muhtaç olmak : Pek yoksul olmak

          Nargile suyu : Tatsız içecek

          Nazı geçmek : İsteği geri çevrilmeyen kimse

          Ne ala memleket : Uygunsuz yapılan işleri kınamak için söylenir

          Neci oluyor : Ne karışıyor anlamında

          Nefsine yedirememek : Bir şeyi hazmedememek,kabul etmemek

          Nevri dönmek : Çok sinirlenip,bunun yüzünden belli olması

          Ne yüzle : Ne cesaretle anlamında

          Nispet vermek : Onu üzecek şekilde gösteriş yapmak

          Nobran : Kaba,sert,kırıcı(kimse)

          Noktası noktasına : Tastamam

          Nuh gemisi : Her çeşit insanın toplandığı yer

          Nuh nebiden kalma : Çok eskiden kalma

          Nur topu gibi : Güzel,şişman,beyaz (çocuk)

          Nur yüzlü : Temiz yüzlü kimse

          Nutku tutulmak : Üzüntüden,korkudan konuşamamak

O-

          O bir düşeş : O talih sonucu ele geçirilmiştir anlamında

          O gün bugün : O günden beri

          Oh demek : Rahat etmek

          Ok gibi ciğerine işledi : Yapılan bir hareketin çok üzmesi

          Ok yaydan çıktı : Vazgeçemeyeceği bir işi yapmak

          Olmuş armut gibi eline geçmek :Kolaylıkla,yorulmadan elde etmek

          Onun ipiyle kuyuya inilmez : Güven olmaz anlamında

          Oralı olmamak : Önemsememek

          O saat : O anda

          O tarakta bezi olmamak : İlişkisi olmamak

          Oynak : Hafif meşrep kadın

          Oyun etmek : Hile yapmak,aldatmak

          Oyunun sakalı bitmek : Bitmiş olayları anlatan bu deyim,genellikle Karagöz oyunlarının sonunda kullanılır.

 

-Ö-

          Öbür dünyayı boylamak : Ölmek

          Öfke topuğa çıkmak : Çok öfkelenmek

          Öksüz babası : Öksüz ve yoksulları koruyan adam

          Öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak :İstemeden,mecburen bakmak

          Ölçüsünü bildirmek : Haddini bildirmek,cezasını vermek

          Ömür adam : Hoşsohbet adam

          Önünü almak : Durdurmak

          Öp babanın elini : Sürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır

          Örümcek kafalı : Eski kafalı,yeniliklere uyum gösteremeyen

          Ötmek : Durmadan anlamlı,anlamsız konuşmak

          Öve öve göklere çıkarmak : Çok övmek

          Öyle başa böyle traş : Alakasız durumları belirtir.

          Özü sözü bir : Verdiği sözleri tutan dürüst kimse

 

-P-

          Pabucuna kum dolmak : Engelle karşılaşmak

          Paçaları sıvamak : Hazırlanmak

          Paha biçmek : Değerini ölçmek

          Pancar kesilmek : Mahcup olup kızarmak

          Paparayı yemek : Paylanmak,azar işitmek

          Paraya para dememek : Kazancı bol olmak

          Para peşin kırmızı meşin : Alışverişin peşin olduğunu anlatır

          Patentasının altına almak : Egemenliği altına almak

          Pestil gibi olmak : Çok yorgun ve halsiz olmak

          Peşkeş çekmek : Bir iş yaptırmak için,kendine ait veya başkasına ait bir şeyi hediye etmek

          Pılı pırtı : Eski püskü,değersiz eşya

          Piç etmek : Bozmak,işe yaramaz hale getirmek

          Pişmiş aşa soğuk su katmak : Yapılmakta olan bir işi bozmak

          Piyasaya düşmek : 1-Çok bulunur olmak,2-Orta malı olmak

          Postal : Düşkün kadın

          Put kesilmek : Sessiz ve hareketsiz kalakalmak

          Püsküllü bela : Kişinin başını derde sokan kişi veya durum

 

-R-

          Rabbime emanet : Herhangi bir şeyin,kimsenin korumasını tanrıya bırakmak

          Rafta kurabiye var ama size göre değil : İşinize yaramaz anlamında

          Rahat yüzüne hasret kaldı : Huzursuz olmak,rahat edememek

          Ramazan keyfi : Oruç tutanlardaki sinirlilik hali

          Rengi atmak : Çok heyecanlanıp solmak,sararmak

          Rengi olmamak : Silik olmak

          Renk senfonisi : Birbiriyle uyuşan renkler bütünü

          Rest çekmek : Kesinlikle kabul etmemek

          Rızkını taştan çıkarmak : En zor şartlarda bile geçimini sağlamak

          Rufailer karışır : İşin karmaşıklığını anlatır

          Ruhu bile duymaz : Yapılan bir işten hiç haberi olmaz anlamında

          Ruhuna hitap etmek : Herhangi bir şeyden çok etkilenmek

          Rüya gibi : Gelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır

          Rüyasında görse hayra yormaz : Olacağına ihtimal vermemek

          Rüzgar ekip fırtına biçmek : Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak

          Rüzgar gelecek delikleri tıkamak : Her türlü tedbiri almak

 

-S-

          Saat gibi : Düzgün çalışan

          Saat on bir buçuğu çalmak : Yaşı çok ilerlemek

          Sacayak olmak : Üç kişi bir araya gelip çok samimi olmak

          Saçı uzun,aklı kısa : Düşüncesiz,aptal

          Sağlam ayakkabı değil : Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur

          Sakala soğan doğramak : 1-Aldatmak,2-hakaret etmek

          Saman gibi : Tatsız,tutsuz

          Sapı silik : Serseri

          Sarı Yahudi : Paraya düşkün kişi

          Sazına bülbül koymak : Çok güzel çalmak

          Sefalar getirdiniz : Eskiden çok kullanılan,hoş geldiniz sözü

          Sel önünden kütük kapmak : Zor bir iş başarmak

          Sen sağ ben selamet : Yapacak bir şey kalmamak

          Sıtma görmemiş ses : Gür ve kalın sesli

          Sidik yarışı : Gerekli gereksiz rekabete girmek

          Söyleye söyleye dilimde tüy bitti : Çok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.

          Sütüne havale etmek : Karakterine,insanlık duygusuna bırakmak

 

-Ş-

          Şafak atmak : Korkmak,şaşırmak

          Şahbaz : Becerikli ve çevik

          Şapa oturmak : Çaresiz kalmak

          Şaşkın bakkal : Hesabını şaşıran kimse

          Şerbetli : Kötü işler yapmayı huy edinmiş kimse

          Şeşi beş görmek : İyi görmemek,yanılmak

          Şeytan çekici : Sevimli ve akıllı çocuk

          Şeytan diyor ki : İçinden zararlı bir şeyler yap diyen ses

          Şifayı kapmak : Hastalanmak

          Şimşek gibi : Büyük bir hızla

          Şirret karı : Geçimsiz,huysuz,yaygaracı kadın

          Şom ağızlı : Kötümser,olayları devamlı kötüye yoran kimse

          Şöhreti afakı tutmak : Herkes tarafından bilinir hale gelmek

          Şöyle bir bakmak : 1-Üstünkörü,2-İnceler gibi manalı bakmak

          Şunu bunu bilmem : Mazeret kabul etmem,özür dinlemem

 

-T-

          Taban çekmek : Gitmek

          Tabanvayla gitmek : Yürümek

          Tadını kaçırmak : Zevkini bozmak

          Takıp takıştırmak : Çok süslenmek

          Talihi yar olmak : Şansı yardım etmek

          Tantuna gitmek : 1-Öldürülmek,2-Belaya uğramak

          Tasamın on beşi : Umrumda değil anlamında

          Taş yağar,kıyamet kopar : Felaketli,korkunç zaman

          Taş yürekli : Acıması olmayan kimse

          Tavşan boku : Ne faydası,ne de zararı olan kimse

          Tebeşire peynir bakışlı : İyi göremeyen,şaşı

          Tencere yuvarlanmış,kapağını bulmuş : Birbirine uygun,eşit şeyleri anlatmak için kullanılır.

          Tiği teber şahı levent : Her şeyini tüketmiş kimseleri anlatmak için söylenir.

          Tosunum : Gürbüz kimseler için kullanılır

          Tut kelin perçeminden : Boşuna uğraşma,onda yok anlamında…

          Tüy dikmek : Kötü bir durumu daha çok kötüleştirecek harekette bulunmak

-U-

          Ucu dokunmak : Herhangi bir işten zarar görmek

          Uç vermek : Görünmek,yetişmek,belirmek

          Ufağını tefeğini toplamak : Kendine ait ne varsa toplamak

          Ufuk açılmak : Yeni imkanlar belirmek

          Ulan : Nefret,öfke ifade eden bir hitap şekli

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

İlgili Terimler :
Önceki yazıyı okuyun:
Deyimlerle Atasözlerinin Benzer ve Farklı Yönleri

Deyimlerin Atasözlerinden farkı şöyle özetlenebilir: 1- Deyimler kavram ve durum bildirirler. 2- Deyimlerin mecazlı anlamı vardır. 3- Deyimlerin öyküsü,efsanesi ve kaynağı genellikle vardır....

Kapat