ALT KATEGORİLER

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri

Ana Sayfa » 10.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » Divan Edebiyatının Genel Özellikleri
10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI kategorisinde bulunan Divan Edebiyatının Genel Özellikleri sitemize 16 Temmuz 2014 tarihinde eklenmiş ve 310 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

İslâm dininin benimsenmesinden sonra, Kuran’ın Arapça olmasından dolayı pek çok toplumun kültür dili değişime uğradı. İranlılar 9. yüzyılda edebiyat ürünlerini, Yeni Farsça diye adlandırılan bir dille vermeye başladılar. İran edebiyatının bu ürünlerinden Türk edebiyatı büyük ölçüde etkilenmiştir. Öte yandan Anadolu’da kurulan Türk devletleri, resmi yazışma dili olarak Arapça ve Farsçayı kullandılar. Bu durum edebiyat dilinin değişmesine de yol açtı. Özellikle saray çevresindeki şairler ve yazarlar, yapıtlarını Arapça ve Farsça yazmaya başladılar. Osmanlı Devleti döneminde Arapça ve Farsçanın yoğun etkisinde kalmış olan Osmanlıca dili divan edebiyatında kullanılan ana dildir.

 

  1.  Nazım birimi genellikle beyittir ve cümle beyitte tamamlanır. Beyit, cümleye egemendir.
  2.  Nazım ölçüsü “aruz“dur.
  3.  Dili Arapça, Farsça, Türkçe karışımı olan Osmanlıcadır.
  4.  Şiirlerde tam ve zengin uyak kullanılmıştır.
  5.  Şiirlerin konuyu içeren başlıkları olmadığı için nazım biçimlerine göre adlandırılmışlardır.
  6.  Klişe bir edebiyattır. Duygu ve düşünceler değişmez sözlerle (Mazmun) anlatılır.
  7.  Anlatılan şey değil, anlatış biçimi ön plandadır.
  8.  Soyut bir edebiyattır. İnsan ve doğa gerçekte olduğundan farklı ele alınmıştır.
  9.  Aydın zümrenin edebiyatıdır. Medrese kültürü hâkimdir. Genellikle saraya ve çevresine seslenir.
  10.  Sanatlara bolca yer verilmiş, sanat yapmak amaç durumuna gelmiştir.
  11.  Ulusal bir edebiyat olmayıp dinin etkisiyle şekillenmiştir. Arap ve İran edebiyatının etkisi çok fazladır.
  12.  Şiirde daha çok aşk, sevgili, içki, din ve kadercilik gibi konular işlenmiştir.
  13.  Nazım ön planda tutulmuş, nesre pek az yer verilmiştir.
  14.  Nesir alanında tezkireler (edebiyat tarihi görevini gören biyografik eser), münşeatlar (mektuplar), tarihler, dini metinler ve nasihatnamelere de rastlanmaktadır. Bunlarda da sanat yapma amacı ön plandadır.
  15.  13.yüzyılda gelişmeye başlamış 16. ve 17. yüzyıllarda en olgun dönemini yaşamış, 19.yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.

 

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
HALK EDEBİYATININ ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

YUNUS EMRE   * Engin hoşgörüsü, insan sevgisiyle sadece bizim değil bütün dünyanın beğenisini kazanmış eşsiz bir şair, fikir adamıdır....

Kapat