Duvar mı Köprü mü? – Selim GÜNDÜZALP

GÜZEL YAZILAR

Duvar mı Köprü mü? – Selim GÜNDÜZALP

 

Bir zamanlar yan yana çiftliklerde yaşayan iki kardeş anlaşmazlığa düştü. Yıllardır birlikte çalışırlar, yardımlaşırlar, aynı makineleri kullanırlardı. Yılların yardımlaşması ve iş birliği şimdi sona ermişti. Aslında bu küskünlük küçük bir yanlış anlamayla başlamış ve büyük bir soruna dönüşmüş, sonunda da yaralayıcı sözler patlak vermişti. Şimdi haftalardır birbirleriyle konuşmuyorlardı.

 

Bir sabah büyük kardeşin kapısı çalındı. Kapıyı açtığında karşısında elinde marangoz çantası olan bir adam buldu. “Birkaç günlük işe ihtiyacım var.” dedi adam. “Belki bana göre ufak tefek işleriniz vardır ve sizeyardımcı olabilirim.”

“Evet.” dedi büyük kardeş, “Tam da sana göre bir işim var.”

“Bak, şu derenin diğer tarafındaki çiftliği görüyor musun? O çiftliğin sahibi komşum, aslında küçük kardeşim. Bir hafta öncesine kadar aramızda bir mera vardı ama o buldozerle orada dereye yatak açtı. Şimdi aramızda bir dere çukuru var. Şimdi ben de ondan daha beterini yapacağım. Şuradaki kütükleri görüyor musun? Senden bu kütüklerle 2,5 metre yüksekliğinde bir çit yapmanı istiyorum. Böylece onun yüzünü ve evini görmekten kurtulacağım.” “Sanırım durumu anladım.” dedi yaşlı marangoz. “Bana çivileri ve diğer malzemelerin yerini gösterin. Çok memnun kalacağınız bir iş çıkaracağım.”

 

Büyük kardeşin şehre gitmesi gerekiyordu. Adama ihtiyaç duyacağı malzemeleri verdi, sonra da yola çıktı. Marangoz tüm gün var gücüyle çalıştı. Ölçüyor, biçiyor, kesiyor, çivi çakıyordu. Çiftçi gün batımında eve döndüğünde, işi bitmiş sayılırdı. Evine dönen çiftçinin gözleri faltaşı gibi olmuş, şaşkınlıktan ağzı açık kalmıştı. Ortada çit diye bir şey yoktu. Marangoz bir köprü yapmıştı! Çukurun bir yakasıyla diğer yakasını birbirine bağlayan bir köprü. Korkuluğuyla, dayanaklarıyla tam bir sanat eseriydi karşısında duran. Ama bu, onun çit istediği hâlde köprü yapmış olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.

 

“Sen nasıl bir adamsın?” diye kızgınlıkla gürledi. “Ben ne istedim, sen ne yaptın?” Tam o sırada, öfkesinin yerini yürek sıcaklığına bırakan bir şey gördü. Kardeşi köprünün diğer tarafından köprüye doğru yürüyordu. O da aynı şeyi yaptı. Şimdi iki kardeş köprünün iki ucunda durmuş birbirlerine bakıyorlardı. Sonra yürüyüp tam ortada buluştular ve birbirlerine sarıldılar.

Marangoza döndüklerinde onun alet çantasını toplamakla meşgul olduğunu gördüler.

“Bir dakika, bekle!” dedi büyük kardeş.

“Senin için daha çok işim var.”

“Kalmak isterdim.” diye cevap verdi marangoz.

“Ama yapacağım o kadar çok köprü var ki!”

Selim GÜNDÜZALP

 

Bir cevap yazın