Edebi Sanatlar – Söz Sanatları Konu Anlatımı

Ana Sayfa » EDEBİYAT TARİHİ » Edebi Sanatlar – Söz Sanatları Konu Anlatımı
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 3.070 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
Edebi Sanatlar – Söz Sanatları Konu Anlatımı
                                                                                                SÖZ SANATLARI
 
Günlük konuşmalarda, gazete ve dergi yazılarında, düşünsel ya da sanatsal yazıve yapıtlarda, duygu ve düşüncelerin, haberlerin, istek ve özlemlerin daha iyi, açık ve somut bir biçimde; kimi zaman daha süslü ve gösterişli anlatılması için,benzetmelere, söz oyunlarına, sözü başka anlamlarda kullanmalara (mecazlara);kısacası, özel bir anlatıma başvurulur.
Burada, ÖSS’de sorulması söz konusu olan belli başlı söz sanatları (edebi sanatlar) üzerinde durulacaktır.
 
1. BENZETME (TEŞBİH): Aralarında benzerlik bulunan iki şeyden, o benzerlikbakımından güçsüz olanı, güçlü olana benzeterek anlatma sanatıdır.
 
Not: Benzetme, “mecazlı sanatlar” başlığı altında ele alınsa da bir mecaz sanatıdeğildir. Çünkü benzetmede sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılır ve bubenzetmeler, zamanla kişisel olmaktan çıkıp sözvarlığının bilinen öğeleri içinde yer alır(tazı gibi, tilki gibi, pamuk gibi, dut yemiş bülbül gibi…).
 
Benzetme sanatında, “benzeyen” ve “kendisine benzetilen”, benzetmenin “asılöğeleri”dir. “Benzetme yönü” ve “benzetme ilgeci (edatı)” de “yardımcı öğeler”dir.
 
 
Uyarı: Her benzetmede dört öğe bulunmayabilir. Sadece asıl öğelerin(benzeyen ve kendisine benzetilen) kullanıldığı benzetmeye, “güzel benzetme(teşbih-i beliğ)” denir.
 
 
 
 
• “Hava kurşun gibi ağır”
Dizesinde, “hava” benzeyen, “kurşun” kendisine benzetilen, “ağır” benzetme yönü, “gibi” benzetme ilgecidir.
“Kömür gözlüm seni elden
Sakınırım, kıskanırım”
 
Dizelerinde  “göz”  benzeyen,  “kömür”  kendisine benzetilendir.  Benzetmenin asılöğeleri kullanıldığı için burada “teşbih-i beliğ” vardır.
 
 
2.  EĞRETİLEME  (İSTİARE):  Aralarında benzerlik ilgisi bulunan şeylerden sadecebirinin -benzeyenin ya da kendisine benzetilenin- kullanılmasıyla oluşturulanbenzetme sanatıdır.
 
 
Not: Eğretilemede, sadece “kendisine benzetilen” kullanılarak  “açık eğretileme”, sadece  “benzeyen”  kullanılarak “kapalı eğretileme” yapılır. Kapalı eğretilemelerçoğunlukla “kişileştirme” özelliği gösterir. Burada “kendisine benzetilen” kullanılmaz; ama “benzetme yönü” mutlaka belirtilir.

 
• “Yuvayı yapan dişi kuştur.”
Bu atasözünde “ev” yuvaya, “kadın” dişi kuşa benzetilmiştir. Benzetmenin açıkça,kolaylıkla anlaşıldığı bu cümlede sadece “kendisine benzetilenler” (yuva ve dişi kuş)söylenerek “açık eğretileme” yapılmıştır.
“Oğlu, büyüyünce yuvadan uçup gitti.”
 
cümlesinde  “oğul”  kuşa benzetilmiştir.  Sadece  “benze- yen”in (oğul) söylendiğibu cümlede “uçmak” benzetme yönü olarak verilmiştir. Böylece “kapalı eğretileme”yapıl- mıştır.
 
 
Açık eğretilemeye örnekler:
 
* Kaçan balık büyük olur.
 
* Sabahtan uğradım, ben bir fidana.
* Yüce dağ başında siyah tül vardır.
 
* Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü.
 
 
Kapalı eğretilemeye örnekler:
 
*  Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor.
 
*  Ufukta günün boynu büküldü.
*  Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
 
 
 
 
3.  KİŞİLEŞTİRME  (TEŞHİS):  İnsan dışındaki varlıklara insan özelliği (kişilik) verme sanatıdır.
 
 
Not:  Varlığa,  sadece kişilik özelliği verilmişse  “teşhis”, hem kişilik özelliği verilmişhem de varlık konuşturulmuşsa “teşhis ve intak” sanatı yapılmış olur.
 
 
 
 
• Kızılırmak nittin allı gelini, Nasıl aldın allı pullu gelini!
dizelerinde “Kızılırmak”a kişilik kazandırılarak “teşhis” sa- natı;
 
• Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
– Tenimde bir yara işler gibisin, Titrerim rüzgârlar zarar vermesin
dizelerinde ise “teşhis ve intak” sanatı yapılmıştır.
 
4. DÜZDEĞİŞMECE (AD AKTARMASI, MECAZ-I MÜR- SEL): Bir sözü ya dasözcüğü, benzetme amacı gütme- den, gerçek anlamı dışında, ilgili olduğu başka birsözcü- ğün yerine kullanma sanatıdır.
 
Düzdeğişmecede,  sözcükler arasında  “parça–bütün,  iç– dış, neden–sonuç,yer–insan, yazar–yapıt, eşya–insan ilişkisi” ya da “çağrışım ilişkisi” bulunur.
 
 
• “Tiyatro” yerine “sahne”,
 
• “Tiyatro sanatçısı” yerine “sahne sanatçısı”,
 
• “Seçime katılmak” yerine “sandık başına gitmek”,
 
• “Akıllı değil” yerine “kafasız”
 
• “Gişedeki görevliye sor.” yerine “Gişeye sor.”
 
• “O, yazınımızın güçlü bir yazarıydı.” yerine “ güçlü bir kalemiydi.”
 
• “Orta yaşlı insanlar” yerine “kırlaşmış kafalar…” dersek bu sanatlı söyleyişgerçekleştirilmiş olur.
 
 
 
 
5. KİNAYE: Bir sözün ya da sözcüğün, cümlede (dizede) hem gerçek hem demecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılması sanatıdır.
 
 
Not: Kinaye sanatında, söz arasında, karşımızdakine incelik göstermek için,amacımızı, anlamı kapalı sözler kullanarak, ama aslında “mecaz anlamı” kastedereksöyleriz.
 
 
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.”
 
cümlesinde, hem “Bir yerden duman çıkıyorsa orada ateş vardır.” gerçeğidüşündürülüyor hem “Bir dedikodu varsa ona neden olacak bir olay meydanagelmiştir.” denmek isteniyor.
“Onun kapısı, her zaman herkese açıktır.”
 
cümlesinde de “kapının açık olması” sözüyle hem gerçek anlamıyla “kapının açıkdurumda olduğu” hem de “kişinin konukseverliği” anlatılmak istenmektedir.
 
 
 
 
6. İĞNELEME (TARİZ): Sözün ya da kavramın, gerçek ya da mecaz anlamının tam tersini kastetme sanatıdır.
 
 
Not: Tariz sanatında, birini küçümseme, alaya alma, iğneleme amacı güdülür. Ancak,burada, zekice bir buluş, yaralamayan bir anlatım söz konusudur.
 
 
• İşine geç kalan birini:
“Bu saate kadar nerde kaldın!”  diye azarlamak yerine, ona: “Bugün pek erkencisin;yola geceden mi çıktın?” dersek “tariz” yapmış oluruz.

 
7.  EŞSESLİLİK  (CİNAS):  Söylenişleri aynı,  anlamları farklı sözcükleri birliktekullanma sanatıdır.
 
 
Not: Eşsesli sözcüklerle “cinas” ve “cinaslı uyak” yapılır. Özellikle “cinaslı maniler” bunun tipik örnekleridir.
 
•  Almadan
Kokun aldım almadan (elmadan) Bir de yüzün göreyim
Tanrı canım almadan
 
dizelerindeki  “almadan”  sözcükleri,  anlamları farklı sözcüklerdir. Bu sözcüklerinsöyleniş ve yazılış benzerliklerinden yararlanılarak sağlanan ses uyumu “cinas”tır.
 
 
8. TEVRİYE: Bir sözcüğün, iki farklı gerçek anlamı sezdirecek biçimde kullanılması sanatıdır.
 
Sözcüğü yakın anlamıyla kullanır görünerek,  sözcüğün uzak anlamını anlatmak amaçlanır.
 
• “Gülyağını eller sürünür, çatlasa bülbül”
Bu dizedeki “eller” sözcüğü, hem “organ” hem de “yabancı” anlamlarını verecek biçimde kullanılmıştır.
 
 
9. UYGUNLUK–İLGİ (TENASÜP): Aynı konuyla ya da anlam  bakımından  birbiriyle ilgili  olan,  birbirini  anımsatan sözcüklerin bir arada kullanılması sanatıdır.
 
• “Gözün sadefinden nice dürdâne dökersin
Şol dişi güher dudağı mercan ere umma”
(Gözünün sedefinden inci taneleri döküyorsun, ama o dişleri mücevher, dudaklarımercan olan güzelin geleceğini umma.)
Bu beyitte; “sadef (sedef), dürdane (inci), güher (mücevher), mercan” sözcüklerianlamca ilgili olan sözcüklerdir. Bu sözcükler bir araya getirilerek güzel, uyumludizeler oluşturulmuştur.
 
10. KARŞITLIK (TEZAT): Bir varlıkla ya da durumla ilgili olarak çelişik özelliklerinbelirtilmesi ya da aynı varlığın karşıt niteliklerinin gösterilmesi sanatıdır.
 
 
Uyarı: Tezat sanatında karşıt anlamlı sözcüklerin art arda sıralanması değil,çoğunlukla “aynı varlığın karşıt durumları”ndan söz edilmesi söz konu- sudur.
 
 
•  Gülmek ol gonceye münasibdir
Ağlamak bu dil-i hazîne gerek
(Bâki)
(Baki, “Gülmek, o “gonce” gibi güzele yakışır; ağlamaksa benim hüzünlü gönlümegerekir.” derken karşıt durumları bir arada kullanmıştır. Burada “gülmek-ağlamak” ve“gülen (mutlu) gonca ile hüzünlü gönül” arasında tezat vardır.)
 
• Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar
Bu  dizelerde  aynı  varlığın  (aynalar)  iki  karşıt  durumu
(dost–düşman görünmek) dile getirilmiştir.
 
11. GÜZEL NEDENLEME (HÜSN-İ TA’LİL): Bir olay ya da olgunun,  asıl nedenindenbaşka,  şairce bir nedene bağlanması sanatıdır.
 
• “O kadar çaldı ki yürekten
Türküler aşındırdı kavalı”
Bu dizelerde, kavalın aşınması, “türkülerin yürekten söylenmesi” gibi hayali, güzel bir nedene bağlanmıştır.
 
 
12. BİLMEZLİKTEN GELME (TECAHÜL-İ ARİF): Bilinen bir gerçeği, nükte olsundiye ya da bir anlam inceliği yaratmak için, bilmezlikten gelme sanatıdır.
 
•  İçemezdim suyundan Dibi yosundu, sahi! İmkânı yok,inanmam; Bu başka sürahi.
 
Behçet Necatigil, bu dizelerde evine gelen bir hanımın sürahi dahil her şeyi, her tarafıtemizleyip pakladığını biliyor; ama bilmez görünüyor. “inanmam; bu başka sürahi”sözle- rinden bunu anlıyoruz.
 
 
13. ANIMSATMA (TELMİH): Söz arasında, ünlü bir kişiyi ya da geçmişte yaşanmışve herkesçe bilinen bir olayı, söylenceyi (efsaneyi) anımsatma sanatıdır.
 
“Telmih”te amaç, anımsatılan kişinin, olayın, söylencenin etkileyiciliğindenyararlanarak duyguları daha etkili anlatmaktır.
 
•  Gel etme karınca kardeş, Ağustosböceğine acı; Kabahat onun mu sanki Şarkı söylediyse bütün yaz?
 
Bu dizelerde Lafontaine’in ünlü fablı “Ağustosböceği ile
Karınca” anımsatılarak “telmih” sanatı yapılmıştır.
 
 
14. ABARTMA (MÜBALAĞA): Söze etkileyicilik kazandırmak için, bir varlığı ya daolayı olduğundan çok daha büyük ya da küçük gösterme sanatıdır.
 
• “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.” dizesinde şair (M. Akif), Türk ulusununbağımsızlık uğruna yapabileceklerini etkili bir sözle dile getirmek için “mübalağa” yap-mıştır.
 
 
15. ALİTERASYON: Ses uyumu, güzelliği yaratmak için bir dize ya da cümlede aynıseslerin art arda kullanılmasıdır.
 
• “Kargayı, kuzgunu kovardı, kondurmazdı” (Dede Korkut’tan) cümlesinde “k”sesinin yinelenmesiyle aliterasyon yapılmıştır.
 
 
16. YİNELEME (TEKRİR): Sözün etkisini artırmak için bir sözcük ya da sözü art ardayineleme sanatıdır.
 
• “Çal sevdiceğim, çal güzelim, çal meleğim çal”
Bu dizedeki “çal” sözcükleri yinelenerek tekrir sanatı yapılmıştır.
 
17. AÇMA VE YAYMA (LEFF Ü NEŞR): Şiirde ya da yazıda, iki ya da daha çok şeyiandıktan sonra, onların an- lamını açmak için, onlarla anlamca ilgili sözcük ya dasözleri sıralama sanatıdır.
 
• “Aşktır yıldızları seyrettiren; aşktır ay ve günü devrettiren”
1           2                    1             2
 
dizesinde, “yıldızlar” ile “ay ve gün” sözcükleri, “seyrettiren (yürüten)” ile “devrettiren(döndüren)” sözcükleri arasında bir simetri yaratmak amaçlanmıştır.
 
 
“Bağ-ı dehrin hem hazanın, hem baharın görmüşüz
Biz neşatın da gamın da rûzigârın görmüşüz.”
 
(Dünya bahçesinin hem ilkbaharını,  hem sonbaharını görmüşüz; (yani)biz, sevincin de üzüntünün de zamanını (çağını) görmüşüz.)
Bu dizelerden ilkindeki  “hazan”  ve  “bahar”  karşılığında ikincide “gam” (üzüntü) ve“neşat” (mutluluk, sevinç) kullanılmış.
 
 
Uyarı: “Seci” düzyazıda, art arda gelen cümleler içinde birbiriyle uyaklısözcükler kullanmaktır. Buna, “iç kafiye” de denir. Seci, bir “söz sanatı” değildir.
 
 
• “Anasına bak, kızını al; kenarına bak, bezini al.”
 
Bu atasözünde kız ve bez sözcükleri arasında seci (iç uyak) vardır.
 
 
 
Edebi Sanatlar Konu Testi
 
 
KONU TESTİ
 
 
1.  Kayıkçım,  elindeki sırığı suya daldırdı,  gölün üstü uzun uzun harelendi ve sırığınisabet ettiği yer, hiddetlenen bir köpeğin ensesi ta sırtına kadar nasıl kabarırsaöyle asabi bir titreyiş geçirdi.
 
Bu parçadaki söz sanatı, aşağıdakilerden hangi- sinde açıklanmıştır?
 
A)  Gölün yüzündeki harelenme,  insanın öfkesine benzetilmiş.
B)  Sudaki titreyiş, bir köpeğin öfkeden kabaran tüylerine benzetilmiş.
C) Hiddetlenen köpek insana benzetilerek kişileştirilmiş.
D) Gölün yüzü, duyarlığı açısından, insanın derisine benzetilmiş.
E)  Suda  iç  içe  daireler  biçiminde  oluşan  dalgalar, köpeğin öfkesine benzetilmiş.
 
 
2.  Hele bir kanatlansın ufuklar
Hele bir içini çeksin orman
 
Bu dizelerde bulunan söz sanatı, aşağıdakilerden hangisinde vardır?
 
A)  Yıldızlar göz kırpıyordu ta uzaklardan
Ay pırıl pırıldı bir gümüş gibi
B)  İnsanoğlu cennetlerin en güzeline
Meyveleri ısırarak girer
C) Su sesi, kuş sesi, rüzgâr sesi
Ta uzaklardan gelir yârin nefesi
D) Düşünüyordum bir gün geleceğini
Ama böyle değişmiş olarak değil
E)  Gönül dolusu sevgiler insanlara çocuklara
İnsan sevgiyle dayanır hasret dolu yolculuklara
 
 
3.  Ben ki bahtı göklerin altın çivilerinde
Ve aklı denizlerin uçsuz mavilerinde
 
Bu dizelerdeki altı çizili sözle yapılan söz sanatı, aşağıdakilerdenhangisidir?
 
A)  İstiare           B) Kinaye           C) Tevriye
D) Mecaz-ı mürsel                             E) Teşbih
 
 
4.  Mecaz-ı mürsel: Bir sözün benzetme amacı güdülmeden sadece bir ilginedeniyle bir başka söz yerine kullanılmasıdır.
 
Aşağıdakilerden hangisinde bu sanat yoktur?
 
A) İstanbul depremle birlikte ayağa kalktı. B) Güneş penceremden içeri girdi sabah. C) Bir tabak daha istedi, çok acıkmıştı.
D) Gül hasretinle yollara tutsun kulağını
E) Akşam olunca tüm fenerleri yaktı.
 
5.  Bir sözcüğü iki ayrı gerçek anlamıyla kullanma sanatına ne denir?
 
A) Kinaye            B) Mecaz          C) İstiare
D) Hüsnü talil       E) Tevriye
 
 
 
 
6.  Benim için her bir sözün kıymetlidir inciden, Gözyaşlarım akıtma gel, odurgönlüm inciden
 
Bu dizelerdeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisinde vardır?
 
A)  Şekerdir leblerin, incidir dişin, Cevherdir gözlerin, hilaldir kaşın.
B)  Cep delik cepken delik
Kol delik mintan delik
C) Söylerken o sözleri yüzü kızardı
Hem hazzeder ah hem kızardı
D) Ne nergis, ne leylak, ne lale ne gül; Hepsiyle dolu bir selesingüzel
E)  Yabancı yolların üstünde ağladım, koştum.
Baharın âşıkıyım, kıştır ismim ey dostum…
 
 
 
 
 
7.  “Neşe dolsun içimize diye çiçeklenmiş ağaçlar.” cümlesindeki  söz  sanatı, aşağıdakilerin  hangisinde vardır?
 
A)  Usandı gökyüzü, usandı yağmur
Bir ağlamasını bilen gözlerimizden
B)  Kara bir nehir gibi akan gecede
Yıldızlı boşluk şaşırtıcı
C) Sen uyandın diye gün doğar
Şu yol geçtiğin için güzel
D) Varsın bahçende rüzgâr gezinsin
Yağmur ince ince toprağa sinsin
E)  İçmiş gibi geceyi bir yudumda
Göğün mağrur bakışlı bulutları
 
 
 
 
 
8.  Hadi bir tanem gene söyle Kim kimin dünya güzeli Kim kime deli divane
Ne olursun gene söyle
Hadi benim dünya güzelim
Hadi canım
Hadi söyle
 
Bu dizelerdeki en belirgin söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Tenasüp          B) Tezat            C) Telmih
D) Tekrir              E) Tariz
 
9.  “Yalnız duyan yaşar” sözü derler ki doğrudur
“Yalnız duyan çeker” derim en doğru söz budur
 
Bu dizelerde “y, l, n, a, ü” gibi sesler sık kullanılmış- tır.
 
Şiirde veya düzyazıda ahenk sağlamak amacıyla oluşturulan buyinelemelere verilen ad, aşağıda- kilerin hangisidir?
 
A) Uyak               B) Seci              C) Cinas
D) Aliterasyon       E) Redif
 
 
 
10. Ölümü hatırlatan ne var bu resimde
Hâlbuki hepimiz hayattayız.
 
Bu dizelerde, "ölüm" ve "hayat" sözcükleri bir arada kullanılarak bir söz sanatıyapılmıştır.
 
Böyle bir söz sanatı,  aşağıdakilerin hangisinde vardır?
 
A)  Ey garip çizgilerle dolu han duvarları
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları
B)  Seni almak için seni verdim
Yaşamak için mezara girdim
C) Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu
Birinciliği beyaza verdiler
D) Son şanlı macerasını tarihe anlatın
Zincir içinde bağlı duran kahraman atın
E)  Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir
 
 
 
 
11. Herkesin sevdiği bir ağaçtı o. İyilik yapmadığı canlı yoktu. Bir yaz günü, gölgesine sığınan bir eşek:
– Hay Allah senden razı olsun, dedi.
 
Yukarıdaki parçada en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Tariz                               B) Teşbih-i beliğ
C) Tecahül-i arif                 D) Hüsn-i talil
E) Teşhis ve İntak
 
 
 
12. Keşke aklımda kalaymış, ne kadar lazımmış Beni dinler misin evlat? Yinekaabilse çalış; Çünkü bir tecrübe etsen senin aklın da yatar, Bize insanhekiminden daha lazım baytar…
 
Yukarıdaki parçanın son dizesinde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisiyapılmıştır?
A) Telmih (hatırlama)
B) Tariz (taşlama)
C) Teşhis (kişileştirme)
D) Tecahül-i arif (bilmezden gelme)
E) Hüsn-i ta’lil (güzel nedene bağlama)
 
 
13. Aşağıdakilerden hangisi, “benzetme” ilgisi kurularak yapılan bir sanattır?
 
A) Hüsn-i ta’lil       B) İstiare        C) Cinas
D) Kinaye      E) Tevriye
 
 
14. Pehlivan idi önceleri Doktor Ethem Yenilip herkese biçare küserdi kadere Pehlivanlıktan el çekip oldu doktor Herkesin sırtını şimdi o getirmekte yere
 
Şair Eşref’in, doktor olan bir dostunu hicvettiği bu dörtlüğün sondizesinde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?
 
A) Kinaye         B) Tevriye          C) Teşbih
D) Teşhis        E) Mübalağa
 
 
15. Aşağıdakilerin hangisinde, verilen söz sanatı ile örnek arasında birtutarsızlık söz konusudur?
 
A)  Abartma:
Kendimi bazen küçük bir kutu sanıyorum; Bazen gövdem büyüyor bir apartman gibi!
B)  Hüsn-i talil:
Sen gittin yaslara büründü cihan
Soluyor dallarda gül dertli dertli
C) Benzetme:
Şimdi bir üzgün kadın nefesi
Gibi titrek, hafif bir rüzgâr esiyor
D) Mecaz-ı mürsel:
Deli eder insanı bu dünya
Bu gece, bu yıldızlar, bu koku…
E)  İstiare:
Üzüm gözlüm, yeter artık ağlama, Sana ne gam yaraşır neağlama
 
 
16. Ey sevgili sen bu ilden gideli
Meyve vermez oldu erikler
 
Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?
 
A) Hüsn-i ta’lil        B) Tezat         C) Kinaye
D) Teşbih     E) Abartma
 
 
17. Sürerim buluttan tarlaları Yağmurlar ekerim göğün göğsüne Güneşte demlerim senin çayını Yüreğimden süzer öyle veririm
 
Bu dizelerde öne çıkan söz sanatı, aşağıdakiler- den hangisidir?
 
A) Telmih          B) İstiare          C) Mübalağa
D) Mecaz-ı mürsel         E) Hüsn-i ta’lil
 
 
 
18. Samsun’un evleri denize bakar Sokakları yosun içinde; Çapalar, takalar, mavnalar bilyeler gibi suyun yüzünde
Bir iner bir kalkar
 
Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangi- leri vardır?
 
A)  Kişileştirme ve mecaz-ı mürsel
B)  Benzetme ve tezat
C) Telmih ve tevriye
D) Kişileştirme ve mübalağa
E)  Aliterasyon ve hüsn-i ta’lil
 
 
 
19. Gülden terazi yaparlar Gülü gül ile tartarlar Gül alırlar gül satarlar Çarşı pazar güldür gül
 
Bu dizelerde görülen söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Lef ü Neşr        B) Tevriye          C) İstiare
D) Teşhis           E) Tekrir
 
 
 
20. Yitik bir sevgisin sadece Tüketilmiş ve gözden düşmüş Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece, camlara sürtünürken
 
Bu dörtlükte geçen “gece, camlara sürtünürken” sözünde aşağıdakiaçıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır?
 
A)  Bir durumu olduğundan daha üstün gösterme
B)  Birden çok anlamı olan sözcüğü uzak anlamıyla kullanma
C) İnsan dışı varlıklara insan özelliği aktarma
D) Bir sözcüğü hem gerçek hem mecaz anlamıyla kullanma
E)  Bir sözü benzetme ilgisi kurarak başka bir söz yerine kullanma
 
 
21. Beni tanımadın mı dedi Bir sözcük bir sözcüğe Çevir zamanın yapraklarını Belleğini iyi yokla
 
Bu dizelerde, aşağıda verilen söz sanatlarından hangileri vardır?
 
A) Teşhis – teşbih        
B) Kinaye – teşhis
C) Teşbih – intak          
D) Kinaye – teşbih
E) Teşhis – intak
 
 
1.B  2.A  3.A  4.D  5.E  6.C  7.C  8.D  9.D  10.B  11.E 12.B  13.B  14.A  15.E  16.A  17.C  18.B  19.E  20.E  21.E
 
 
Edebi Sanatlar – Söz Sanatları Çözümlü Sorular
 
 
ÇÖZÜMLÜ TEST
 
 
 
1.  Aşağıdakilerin hangisinde “benzetme”  yoktur?
 
A)  İndirin tüy gibi küfeyi sırtınızdan
Dağlar görünürken kapıda ardınızdan
B)  Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara
C) Suyu mu çekilmiş bulutların
Dönmüşüm kuruyan ırmaklara
D) Dalından ayrılan meyveye kulak ver
Hâlâ içerisinde toprağın uğultusu
E)  Ben bu ellerimi hiç görmemiştim
Çünkü onlar benim ağaçlarımdı
 
 
 
ÇÖZÜM
 
A’da “tüy gibi küfe”, B’de “aynalar gibi kapkara (yüzler)”, C’de “kuruyan ırmaklaradönmüş (insan)”, benzetmedir. E’de “eller”, “ağaçlar”a benzetilmiştir.
Yanıt: D
 
2.  Bir benzetmede benzeyen ile kendisine benzetilen (temel öğeler) bulunur dabenzetme yönü ile benzetme ilgeci (yardımcı öğeler) bulunmazsa buna "güzel benzetme (teşbih-i beliğ)" denir.
 
Aşağıdakilerden hangisinde "güzel benzetme (teş bih-i beliğ)" vardır?
 
A)  Gölgesinde dinlendiğim
Koca çınar yerinde mi?
B)  Dedim gerdanına benler dizilmiş
Dedi görenlerin kalbi üzülmüş
C) Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam
D) Yücesin, korkarım senden
Çiğneyip geçtiklerinin sesi gelir derinden
E)  Gördüm, tanıdım sende güzelliği
Çirkinliklerin kol gezdiği evrende
 
 
 
ÇÖZÜM
 
C’de güneşin sudaki ışıltılı yansıması “bir sırma kemer”e benzetilmiştir. Ancakbenzetme ilgeci ve benzetme yönü söylenmemiştir.
Yanıt: C
 
 
 
 
 
 
 
 
3.  İnsan dışındaki varlıklara insan özelliklerinin verilmesine “kişileştirme (teşhis)" denir.
 
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde “kişileştirme” yoktur?
 
A)  İşte doğduğun eski evdesin birden
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven
B)  Ebedi  âşıkın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin şahidi çiçekler
C) Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
Benim doğduğum köyler de güzeldi
D) Nazlı rüzgâr konuşur anladığım bir  dilde
Sevdiğim şarkıyı söylerdi hafiften korular
E)  Ardında kalan yerler anlaşırken baharla
Önümdeki arazi örtülü şimdi karla
 
 
 
 
ÇÖZÜM
 
A’da “lambanın ve merdivenin yol gözlemesi”, B’de “çiçeklerin yalan yeminle şahitlik(tanıklık) etmesi”, D’de “rüzgârın nazlılığı, konuşması; koruların şarkı söylemesi”,E’de “Geride kalan yerlerin baharla anlaşması” birer “kişileştirme” örneğidir. C’deinsana özgü özelliklerin doğaya aktarılması söz konusu değil.
Yanıt: C

 
4.  İstiare (eğretileme), bir sözün, benzetme amacıyla, başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
 
Aşağıdaki dizelerin hangisinde, yukarıdaki açıklamaya örnek olabilecek söz sanatı vardır?
 
A)  Bir gelen var uzaktan soluk soluğa B)  Yürüdük, kim bilir kaç yıl beraber C) Yürüyordum, ağlıyordu ırmaklar
D) Orada her şey değişirdi belki
E)  Her şey güzeldi bir zaman, çok önce
 
 
ÇÖZÜM
 
C’de “yürüyordum, ağlıyordu ırmaklar” dizesinde ırmaklara insana özgü bir özellik(ağlama) kazandırılmıştır. Böylece ırmakların insana benzetildiğini anlıyoruz; ancak“kendisi- ne benzetilen (insan) söylenmediği için buna istiare (buradaki kapalı istiare) diyoruz.
Yanıt: C
 
 
5.  Koştu, yokuş aşağı, rengi atmış bir şapka, Çanta, gözlük,
Bir eski atkı, adımları yavaş; Uçar gibi hafif, bir küçük önlük.
 
Bu dizelerde, aşağıdaki açıklamaların hangisine uygun bir söz sanatıvardır?
 
A)  Bildiği bir şeyi bilmez görünerek bir anlam inceliği yaratmaya
B)  Bir sözü, benzetme amacı gütmeden, ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanmaya
C) Bir olguyu, asıl nedeninden başka, güzel bir ne- dene bağlamaya
D) Bir şeyi, onun niteliklerini eksiksiz taşıyan başka bir şeye benzetmeye
E)  Aralarında benzerlik bulunan iki şeyden birini söyleyerek ötekini anlatmaya
 
ÇÖZÜM
 
Dizelerde yokuş aşağı koşan bir şapkadan,  çantadan, gözlükten, atkıdan, önlüktensöz ediliyor. Bunlar birer eş- ya. Bu eşyalar koşmuyor aslında, onları üzerindetaşıyan çocuk (öğrenci) koşuyor. Eşyayı söyleyerek onu kullananı anlatmak B’deaçıklanan sanatlı söyleyişi sağlar.
Yanıt: B
 
 
6.  Adamcağız, yangından zarar gören evleri inceleyen memura: “Beyim, bizi deunutma! Bu yangında biz de yandık.” diye dert yanıyordu.
 
Yukarıdaki cümlede yapılan söz sanatı, aşağıda- kilerin hangisidir?
 
A) Teşhis (kişileştirme)
B) Mecaz-ı mürsel (düzdeğişmece, ad aktarması) C) Tariz (iğneleme)
D) Tezat (karşıtlık) E) Kinaye
 
ÇÖZÜM
 
“… Bu yangında biz de yandık.” diyen kişi hem gerçekten yanma eylemindenetkilendiklerini hem de bu yangın yüzünden çok kötü bir duruma düştüklerinianlatıyor. “Yan- dık” sözcüğü burada, gerçek anlamının yanında ve ondan daha baskınolarak mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Kinaye budur.
Yanıt: E
 
 
 
 
 
7.  Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer
Divan şairi Hayali’nin bu dizesinde altı çizili sözcük iki ayrı anlama gelebilecek biçimde kullanılmıştır.
 
Bu sanat, aşağıdakilerden hangisidir?

 
9.  Acaba tütsü yaksam, Görünür mü yüzünüz? Acaba tütsü yaksam
Siz benim yüzümsünüz; Eğilip suya baksam, Görünür mü yüzünüz?
 
Şair, “Geçen Dakikalarım” adlı şiirinden alınan bu dizelerinde “geçen zaman”asesleniyor ve yanıtı belli olan birtakım sorular sorarak bildiğini bilmez görünü-yor.
 
Bu söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Hüsn-i ta’lil                        B) Tevriye
C) Mecaz-ı mürsel                D) Tecahül-i arif
E) İstiare
 
 
A) Cinas           B) Tevriye           C) Kinaye
 
D) Tezat               E) Tariz
 
 
ÇÖZÜM
 
“Hayali”, 16. yüzyıl Divan şairlerindendir. “Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer”dizesinde bu sözcük, bir yan- dan şairin adını (takma adını / mahlasını) bildirmek,bir yandan da geçmişi hayal etmenin (bazen) dünyaya bedel olduğunu anlatmak için (iki anlamda) kullanılmıştır.
Yanıt: B
 
 
 
 
 
8.  Salınarak gelişini görünce dalgalar
Sana kavuşmak için sevinçten sahile çarpar
 
Bu dizelerde bir olguyu, asıl nedeninden başka güzel bir nedene bağlama sanatı(hüsn-i talil) vardır.
 
Aynı  söz  sanatı,  aşağıdakilerin  hangisinde  var- dır?
 
A)  Yüreğimizdeki kir pas çürümüşlük
Temizlensin diye kar yağıyor İstanbul'a
B)  Yapraklarda dolaşan serin rüzgârsın ki
Her gün eser durursun hafızamdan
C) Masamda düşünen eski lambayı
Yakmayın, odamız karanlık dursun
D) Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el
Kıpırdamak istemiyor gözkapaklarım
E)  Yıllardır ki  bir kılıcım kapalı kında
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi
 
 
 
ÇÖZÜM
 
Soru kökünde örneklenip açıklanan sanatlı söyleyişin benzeri A’da davardır. Burada “karın yağışı” olağan ne- deni dışında bir nedene bağlanmıştır.
Yanıt: A

 
ÇÖZÜM
 
Şairin, bir söyleyiş inceliği yaratmak üzere, bildiği bir şeyi bilmez görünmesi “tecahül-i arif” sanatını oluşturur.
Yanıt: D
 
 
10. Karadır kaşların ferman yazdırır Aşkın beni diyar diyar gezdirir Lokman Hekim gelse yaram azdırır Yaramı sarmaya yâr kendi gelsin
 
Bu dizelerde, halk arasında “doktorların piri” olarak kabul edilen “LokmanHekim”den söz edilmesiyle aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yapılmışolur?
 
A) Telmih           B) Kinaye          C) Tevriye
D) Hüsn-i ta’lil      E) Tenasüp
 
 
ÇÖZÜM
 
Şairin, bir fırsat yaratarak ünlü bir kişiyi, olayı, eseri… anması “telmih (anıştırma)”sanatını oluşturur.
Yanıt: A
 
 
11. Selamın geliyor, besbelli Sevincinden yeşerdi telgraf direkleri Ben deli divane olsam çok mu?
 
Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangileri vardır?
 
A) Mecaz-ı mürsel – teşbih
B) Kişileştirme – hüsn-i ta’lil
C) Telmih – hüsn-i ta’lil
D) Kişileştirme – tevriye
E) Kinaye – tecahül-i arif
 
ÇÖZÜM
 
Verilen dizelerde (sevgiliden) selam geldiği için telgraf direklerinin sevindiği(kişileştirme) ve bu nedenle de yeşerdiği (aslında yaş ağaçtan yapılan telgraf direkleriyeşerebilir) söyleniyor.
 
Böylelikle iki söz sanatı birden gerçekleştiriliyor.
Yanıt: B
 
 
12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “tezat” vardır?
 
A)  Nedir benim bu çilem
Hesap bilmem, muhasebede memurum
B)  Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir
C) Geç fark ettim taşın sert olduğunu
Su insanı boğar, ateş yakarmış
D) Senin adını
Kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım
E)  Eğil dağlar eğil üstünden aşam
Yeni talim çıkmış varam alışam
 
ÇÖZÜM
 
A’daki sözleri söyleyen kişi, kendisi ile ilgili bir tezatı (zıtlığı) dile getiriyor. Hem hesapbilmem, hem de (en çok he- sap bilmeyi gerektiren yerde) muhasebede memurum…
Yanıt: A
 
 
13. Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır
Anadolu’yum ben, Tanıyor musun?
 
Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yapılmıştır?
 
A) Telmih                         B) Benzetme (teşbih)
C) İstiare                          D) Mecaz-ı mürsel
E) Kinaye
 
 
 
ÇÖZÜM
 
Yukarıdaki dizelerde bir efsaneye ve insan neslinin ilk örneği olduğuna inanılanHavva’ya gönderme yapılarak “telmih” yapılmıştır.
 
Yanıt: A
 
2.  Romanlarıyla tanınır; ama yazınsal ve siyasal değerde anıları da ünlüdür. Bu anılardan "Kırk Yıl"da (5 cilt),  edebiyat yaşamında kırk yılı;  "Saray ve Öte- si"nde, Sultan Reşat'ın Mabeyn Başkâtipliği dönemini; "Bir Acı Hikâye"de, oğlu Vedat'ın ölümünü anlatır.
 
Bu parçada sözü edilen yazar,  aşağıdakilerden hangisidir?
 
A)  Halit Ziya Uşaklıgil
B)  Yakup Kadri Karaosmanoğlu
C) Recaizade Mahmut Ekrem
D) Falih Rıfkı Atay
E)  Mehmet Rauf
 
 
 
 
•3.       27 Mart 1891'de ilk sayısı yayımlanan – – – – dergisi, Recaizade Mahmut
 
Ekrem'in önayak olmasıyla,  7 Şubat 1896 tarihli 256. sayısından başlayarak – – – –   yönetiminde çıktı ve edebiyat dergisi niteliğine bu dönemde kavuştu.
 
Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A)  Servet-i Fünun – Tevfik Fikret
B)  Tercüman-ı Ahval – Tevfik Fikret
C) Servet-i Fünun – Hüseyin Cahit
D) Genç Kalemler – Ömer Seyfettin
E)  Malumat – Ahmet Mithat
 
4.  Tanzimat edebiyatının sonlarına doğru edebiyatımızda eski-yeni tartışmasıyla birlikte yeni bir edebiyat anlayışı  (Servet-i  Fünun  edebiyatı)  doğdu.  Bu dö- nemde şiirde Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin; roman ve öyküde Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf; tiyatro- da ise Ahmet Vefik Paşa öne çıkan isimlerdi.
 
Yukarıda adı geçen sanatçılardan hangisi Servet-i Fünun edebiyatı için doğru bir örnekdeğildir?
 
A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şahabettin
C) Halit Ziya Uşaklıgil
D) Mehmet Rauf
E) Ahmet Vefik Paşa
 
 
 
5.  (I) Tevfik Fikret, Servet-i Fünun edebiyatının nazım dalında en önemli temsilcisidir. (II) Aruzu başarıyla kullanan şair, tüm şiirlerini aruzla yazmıştır. (III) Şiirlerinde parnasizmin etkisi görülür.  (IV)  Nazmı nesre yaklaştırarak şiire yenilik getirmiştir. (V) Çocuk şiirlerini "Şermin" adlı kitapta toplamıştır.
 
Tevfik  Fikret'le  ilgili  olarak,  numaralandırılmış yerlerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?
 
A) I.        B) II.         C) III.        D) IV.       E) V.
 
 
 
6.  Recaizade Ekrem'in yönlendirmesi sonucu – – – – dergisinin yönetimini üstlenmiştir. Dergi yöneticiliği beş yıl kadar süren – – – -, bu dönemden sonra bireysel duyarlıkların şairi olmaktan çıkmıştır. Artık toplumsal konulu şiirlere yönelmiş; yönetimi, düzeni eleştiren, kurtuluşu gençlerden, Batı'nın bilim ve tekniğinden bekleyen bir düşünce şiirine ulaşmıştır.
 
Bu parçada boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
 
A)  Genç Kalemler – Tevfik Fikret
B)  Tercüman-ı Ahval – Namık Kemal
C) Tevfik Fikret – Servet-i Fünun
D) Servet-i Fünun – Tevfik Fikret
E)  Servet-i Fünun – Ömer Seyfettin
 
7.     I. Mülkiye mezunu Ahmet Cemil'in,  "mavi ümitleri"nin, zamanla "siyah gerçekler"e dönüşmesinin romanıdır.
II. Boğaziçi'nde yaşayan, geçim kaygısından uzak belli bir toplum katının insanlarını, onlar arasındaki kimi "yasak aşk"ları anlatır.
III. Doktor Ömer Behiç'in, evi ve gizli ilişkileri arasında bocalayışının romanıdır.
 
Halit Ziya Uşaklıgil'in bu cümlelerde sözü edilen romanları, aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?
 
A)  Mai ve Siyah – Aşk-ı Memnu – Kırık Hayatlar
B)  Aşk-ı Memnu – Mai ve Siyah – Kırık Hayatlar
C) Kırık Hayatlar – Aşk-ı Memnu – Mai ve Siyah
D) Aşk-ı Memnu – Kırık Hayatlar – Mai ve Siyah
E)  Mai ve Siyah – Kırık Hayatlar – Aşk-ı Memnu
 
 
 
8.   Tevfik FikretServet-i Fünun sanatçılarındandır. Önceleri "sanat için sanat"
                 I                    II                                                          III
 
anlayışına bağlı kalarak sanatını sanattan anlayanların hizmetine sunmuştur.
 
 Batı'ya yönelmenin yılmaz savunucusu olan sanatçı, sadece sembolizmin
 
     IV                                                                                      V
 
 
etkisinde eserler vermiştir.
Yukarıda numaralanmış yerlerin hangisinde, bilgi yanlışı vardır?
A) I.       B) II.        C) III.        D) IV.       E) V.
 
9.  Aşağıdaki niteliklerin hangisine Servet-i  Fünun romanında rastlanmaz?
 
A)  Olaylar İstanbul'da, yalılarda, konaklarda geçer.
B)  Realist akımın etkisiyle,  yazar,  romana  kendini katmaz.
C) Çevre tasvirleri önemli yer tutar.
D) "Sanat için sanat" anlayışıyla yazılır.
E)  Toplumsal sorunlar ve zıtlıklar işlenmiştir.
 
10. Aşağıdakilerden hangisi Servet-i  Fünun  şiirinin özelliklerinden biri değildir?
A)  Sembolizmin ve parnasizmin etkileri görülmektedir.
B)  "Kulak için hafiye" anlayışı yerine "göz için kafiye" anlayışı benimsenmiştir.
C) Dilde sadeleşme hareketinden uzaklaşılırken, Divan edebiyatında bile bulunmayan sözcükler, tamlamalar kullanılmıştır.
D) Büyük ölçüde aruz ölçüsü kullanılmış ve Türkçe aruza başarıyla uygulanmıştır.
E)  Batı edebiyatından alınan "sone, terza rima" nazım biçimleri kullanılmaya başlanmıştır.
 
11. Servet-i Fünun edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A)  "Sanat, sanat içindir" ilkesi benimsenmiştir.
B)  Dil, Tanzimat'a göre daha ağırdır.
C) Nazım, düzyazıya yaklaştırılmış, konu bütünlüğüne önem verilmiştir.
D) Tiyatro türü de, roman ve öykü türü gibi gelişme göstermiştir.
E)  Dönemin siyasi özelliğine bağlı olarak toplumsal konulardan kaçınılmış, kişisel konular yer almıştır.
 
 
12. Aşağıdaki yapıtların hangisinin türü diğerlerinden farklıdır?
A) Mai ve Siyah                    B) Eylül
C) Aşk-ı Memnu                    D) Hac Yolunda
E) Kırık Hayatlar
 
1.E       2.A      3.A      4.E       5.B      6.D      7.A      8.E       9.E       10.B    11.D    12.D
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir