DİĞER İÇERİKLER

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Romanları ve özellikleri

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Romanları ve özellikleri
Sitemize 08 Nisan 2015 tarihinde eklenmiş ve 786 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Hüseyin Rahmi’nin Romanları

1. Genel olarak realizmin etkisi altındadır. Hemen bütün eserleri birer gözlem ürünüdür.

2. Bazı eserlerinde natüralizmin etkisi görülür. Claude Bernard’ın bilime uyguladığı deneyimi, Zola romana uygulamış; böylece “deneysel roman” meydana gelmiştir. “Mürebbiye”, “Hayattan Sayfalar”, “Ben Deli miyim?” gibi eserlerinde Hüseyin Rahmi bu metodu kullanmıştır.

3. Natüralizmin bir etkisi olarak bazı eserlerinde tamamen bazı eserlerinde de kısmen hayatın bozuk, gülünç yanlarını ele alır; bu yönleri açığa çıkarır. Birçok eserinde kötülük, ikiyüzlülük ve gerilikle mücadele etmiştir.

4. Toplum hayatında Tanzimât’la başlayıp Meşrutiyet, I. Dünya Savaşı, Cumhuriyet gibi dönemlerin insanların hayatlarında ve görüşlerinde meydana getirdiği etkileri ele almış; bunları birer olay çerçevesinde işlemiştir. İlk romanından başlayarak birçok eserinde eskiyle yeninin çatışmasını ana tema olarak seçmiş; böylece geleneksel çözülüş sırasında eskiye bağlanamayan, yeniyi özümseyemeyen, taklitçi, züppe tipini “Şık”, “Şıpsevdi” romanlarında olduğu gibi, ele almıştır. Bazı eserlerinde insan içgüdüsüyle toplum kuralları arasındaki uyuşmazlık konusuna yönelmiş, yeni düşünceye sahip insanın, eski güzel içindeki mutsuzluğunu ve bunun aile kuramı üzerindeki olumsuz etkisini ele almıştır. “İffet”, “Mutallaka”, “Tesadüf” gibi romanlarında bu çatışma anlatılmıştır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra birey-toplum çatışması, yerini toplum katmanları arasındaki çatışmaya bırakınca, kuvvetliyle zayıf olanın mücadelesine dikkat çekmiştir. Yalnızca çıkar ilişkisine dayanan, sapkın davranışları eleştirmiştir. İlk romanlarında karşımıza çıkan “züppe” tipi bu kez yerini, hayatta başarı kazanmak için ahlaksızca yaşamayı ilke edinen kişilere bırakır. “Hakk’a Sığındık”, “Tebessüm-i Elem”, “Cehennemlik”, “Muhabbet Tılsımı”, “Ben Deli miyim?”, “Kokotlar Mektebi”, “Utanmaz Adam” gibi eserlerinde “amaca giden her yol mubahtır” düşüncesini benimseyen insanları eleştirir.

5. Eserlerinde anlatmak istediği mesajı daha iyi vurgulayabilmek için mübalağaya kaçmıştır.

6. Romanları birer töre romanıdır. İstanbul’un her kesiminden insanı onun eserlerinde görmek mümkündür. Bu insanlar, kendi çevreleri, kendi kılıkları, gelenekleri, düşünceleri, inançları, konuşmaları ile onun romanlarında hayat bulur.

– Şıpsevdi (İstanbul’un altı tramvaylarını anlatır)

– Son Arzu (Ramazan gecelerinde Şehzadebaşı gezintilerini anlatır)

– Bir Mücadele-i Sevda (Kâğıthane âlemlerini anlatır)

– Tebessüm-i Elem (Mahalle baskınlarını anlatır)

– Hayattan Sayfalar (Ölü gömme törenlerinden bahseder)

– Tesadüf (Kenar mahalle kadınlarının konuşmaları söz konusu edilir.)

7. “Sanat için sanat” görüşünü benimseyen Servet-i Fünuncular, aydın kişilere seslenirlerdi. Hüseyin Rahmi ise, “toplum için sanat” görüşünden hareket ile doğrudan halk tabakasına seslenmiştir. Bütün eserlerini halkın eğitimsel seviyesini yükseltme amacıyla kaleme almıştır. Bu maksatla Ahmed Mithat tarzını takip eder; ancak ondan ayrıldığı nokta, öğretmek istediği öğeleri kendi ağzından değil, kahramanlar aracılığıyla vermesidir.

8. Halkı eğitmek için yazdığından, halkın anlayabileceği bir dil kullanmıştır. Dil ve edebiyatın ayrı ayrı şeyler olduğu düşüncesinin hâkim olduğu dönemde, çağını aşarak sonraki nesillerin dil ve sanat görüşüne yol göstermiştir.

9. Cümleleri, kuruluş bakımından kusursuz olmakla birlikte; üslubu özenli değildir. Çünkü eserde üsluptan ziyade düşünceye önem verir. Bu sebeple bütün eserleri sade ve tabii bir anlatımla yazmıştır.

10. Romanlarının çatısı kuvvetlidir; ancak okuyucuyu eğlendirmek, gazetede tefrika sayısını çoğaltmak gibi maksatlarla; taklitli konuşmalar, makaleye benzer felsefi bölümler, vak’a dışı bilgiler vermek gibi alışkanlıkları ana olayın yürüyüşü bakımından zaman zaman aksamaktadır.

11. Sonuçlar, genellikle acıklı ve ahlakidir. Çoğu zaman komik sahnelerle başlayan eser, üzüntü verici olaylarla neticelendirilir.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
Servet-i Fünun Roman ve Hikâyelerinin Özellikleri

Servet-i Fünun Roman ve Hikâyeleri 1. Şiirde olduğu gibi romanda da -devrin siyasi baskıları nedeniyle- sosyal konulardan uzak durulmuştur. Yazarlar,...

Kapat