İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI

Ana Sayfa » EDEBİYAT TARİHİ » İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 614 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
 
VII. ve VIII. yüzyıllarda Orta Asya'da doğup gelişen edebiyattır.
·         Bu edebiyat, göçebe bir toplumun kültürünü yansıtır.
·         Av şenliklerinde (şölenlerde), "yuğ" denilen cenaze törenlerinde ozanların (bunlara şaman, kam, baksı gibi adlar verilirdi) "kopuz" denilen sazın eşliğinde söyledikleri şiirler ve destan parçaları, o dönemin sözlü edebiyatını oluşturuyordu.
·         "Toplumun dünya görüşünü, kültürünü; olaylar ve insan davranışları karşısındaki tavrını özetleyen özlü sözler" diye tanımlanan "savlar (atasözleri)" sözlü ürünlerin öteki örnekleriydi.
·         Bu dönemin sözlü ürünleri, içlerinde ozanının adı geçmeyen (anonim) ürünlerdi.
·         Sözlü ürünlerden günümüze ulaşabilen örnekleri Kaşgarlı Mahmut'un Divanü Lügati't Türk adlı Arapça- Türkçe sözlüğünden; destanları da Çin, İran, Arap kaynaklarından öğreniyoruz.
 
 
İslamiyet'ten önceki Türk edebiyatı başlıca iki kola ayrılır:
1) Sözlü edebiyat
2) Yazılı edebiyat
 
 
1)  SÖZLÜ EDEBİYAT
SAV: Bugünkü atasözlerinin benzeri olan sözlü ürünlerdir. Bunlarda o dönemlerdeki Türk toplumunun, sosyal yaşayışa, insan davranışlarına, doğa olaylarına ilişkin görüşleri dile getirilmiştir.
·         Ermegüge bulut yük bolur. (Tembele bulut yük olur.)
 
·         Aç ne yimes, tok ne times.
(Aç ne yemez, tok ne demez.)
 
 
·         Yıgaç ucunga yil tegir, körglüg kişige söz kelir. (Ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz gelir.)
 
·         Ay tolun bolsa elgin imlemes.
(Dolunay haline gelen ay, el ile gösterilmez.)
 
 
SAGU: "Yuğ" denen ve çoğunlukla önemli kişilerin ölümünde düzenlenen cenaze törenlerinde söylenen yas şiirleridir.  Bunlarda,  ölenin iyilikleri,  erdemleri anlatılır;  bu ölümden duyulan acılar yansıtılır.  Saka Türklerinin hükümdarı Alp Er Tunga'nın ölümü üzerine söylenen sagu en bilinen örnektir. Şu dizeler bu sagudandır:
 
Könglüm içün örtedi ([Ölümü] gönlümün içini yaktı)
Yetmiş yaşığ kartadı (Yetmiş yaşına gelmiş gibi ihtiyarlattı)
Kiçmiş ödük irtedi ([O gönül] şimdi geçmiş günleri arıyor)
Tün kün kiçip irtelür (Günler geceler geçse de yine arayacak)
 
 
KOŞUK: İslamlık öncesi dönemde "sığır" adı verilen kut- sal sürek avlarında; av sonrası yapılan ve "şölen" denilen törensel şenliklerde, "toy" denen dinsel ziyafetlerde, zaferle sonuçlanan savaşlardan sonraki eğlencelerde söylenen şiirlere "koşuk" denirdi. Bunlar, saz eşliğinde söylenen şiirlerdi. Bu şiirlerde aşk, doğa sevgisi, yiğitlik, at'a ve savaş araçlarına duyulan ilgi… başlıca tema ve konulardır.
 
 
Etil suvı aka turur (İdil suyu aka durur)
Kaya tübi kaka turur (Kaya dibin(i) kaka durur)
Balık telim baka turur (Balık çoktur baka durur)
Kölin takı küşerür (Gölü dahi taşırır)
Bu dizelerin, "doğa"yı konu eden bir koşuktan alındığı görülmektedir.
 
 
Şu dizeler de aşk "tema"sını işleyen bir "koşuk"tan alınmıştır.
Yalfın anın közi (Büyülüdür onun gözü)
Yeklin anın özi (Konuktur onun özü)
Tolun ayın yüzi (Dolunaydır onun yüzü)
Yardı menin yürek (Yardı benim yüreğimi)
 
 
DESTAN (EPOPE): Destanlar, ulusların, tarihsel belgelerle kanıtlayamadıkları uzak geçmişlerinde yaşanmış ve o ulusun yaşamında derin etkiler yaratmış bir olay çevresinde yüzyıllar içinde oluşturulan uzun, manzum öykülerdir. Bunlarda gerçek olay bir çekirdek olarak kalır; öykü bu olay çevresinde, toplumun hayal gücüyle süslenerek geliştirilir. Son aşamada o ulusun ulusal bir şairi tarafından yazıya geçirilen destan, evrimini tamamlamış olur.
Türk destanlarının hiçbiri bir ulusal şairce yazıya geçirilmiş değildir.  Bunların konuları hakkında Çin,  İran ve Arap kaynaklarından edinilmiş bilgilere sahibiz.
 
 
Türk Destanları
Türk destanları, Türk tarihin akışı içinde şu başlıklar altında incelenir:
 
 
1.  Saka Türklerinin Destanları
·         Alp Er Tunga destanı: Sakaların İranlılarla savaşlarını anlatan destandır.
·         Şu destanı: Bu destan, Saka Türklerinin Makedonya
Kralı İskender'le yaptıkları savaşı anlatır.
 
 
2.  Hunların Destanı
·         Oğuz Kağan destanı: Bu destanda büyük Hun hükümdarı Oğuz (Mete)'un Orta Asya'da Türk birliğini ve Hun İmparatorluğu'nu kurması, ölümüne yakın da bu imparatorluğu oğullarına pay etmesi anlatılır.
 
 
3.  Göktürklerin Destanları
·         Bozkurt destanı: Bu destanda Göktürklerin dişi bir bozkurttan türedikleri anlatılmaktadır.
·         Ergenekon destanı: Bu destan, Göktürklerin, Ergenekon denen yerde uzun zaman kalıp çoğaldıktan sonra, bu yere sığamaz olunca, oradan çıkmalarını zorlaştıran demir bir dağı eriterek başka yurtlara doğru açılıp büyük bir devlet kurduklarını anlatır.
 
 
4.  Uygur Türklerinin Destanları
·         Türeyiş destanı: Bu destanda Uygurların erkek bir kurttan türedikleri anlatılır.
·         Göç destanı: Bu destanda Moğolistan'da yaşayan Türklerin, yurtlarında yaşadıkları kuraklık ve kıtlık yüzünden göçmek zorunda kalmaları, Çin'in Kansu böl- gesine ve Doğu Türkeli'ne göçleri anlatılmaktadır.
 
 
 
ÖRNEK 1
 
Aşağıdaki dizilerden hangisi, sadece Türk destanlarını kapsamaktadır?
 
A) Alp Er Tunga – Oğuz – Türeyiş – Şehname
B) Şu – Türeyiş – Gılgamış – Oğuz
C) Türeyiş – Alp Er Tunga – Oğuz – Şu
D) Oğuz – Alp Er Tunga – Ramayana – Şu
E) Şehname – Oğuz – Şu – İlyada
(1975)
 
ÇÖZÜM
 
"Türeyiş destanı" Uygur Türklerinin, "Alp Er Tunga destanı" ve "Şu destanı" Saka Türklerinin, "Oğuz Kağan destanı" Hun Türklerinin destanıdır.
Yanıt: C
 
 
Ulusların eski dönemleriyle ilgili olan, olağanüstülüklerle süslü, uzun doğuş hikâyeleri de diyebileceğimiz destanlar "doğal destan"  diye adlandırılır.  Yukarıda saydığımız destanlar Türklerin doğal destanlarıdır.
 
Başka ulusların da doğal destanları vardır ve bunlar, o ulusların ulusal şairlerince yazıya geçirilerek oluşum evrelerini tamamlamış destanlardır.
 
·         İlyada ve Odysseia (Homeros): Eski Yunanlıların destanı
·         Şehname (Firdevsi): İranlıların destanı
·         Kalevala (Lönnrot): Finlandiyalıların destanı
·         Ramayana (Valmiki): Hint destanı
·         Gılgamış: Sümerlerin destanı
·         Nibelungen: Almanların destanı
·         Şinto: Japonların destanı
·         Chanson de Reland: Fransızların destanı
·         İgor: Rusların destanı…
 
 
Yakın çağlarda gerçekleşen ve ulusların yaşamında derin izler bırakan olaylar üstüne belli kişiler tarafından kaleme alınmış destanlar da vardır. Bunlara "yapay destan" denir.
·         Kurtarılmış Kudüs (Tasso)
·         Çılgın Orlando (Ariosto)
·         Kaybolmuş Cennet (Milton)
·         Üç Şehitler Destanı (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
·         Kuvayı Milliye (Nâzım Hikmet)
·         Maraşın ve Ökkeşin Destanı (Gülten Akın)
 
 
2) YAZILI EDEBİYAT
İslamiyet'in kabulünden önceki dönemde Türkler iki yazı
(alfabe) kullandılar: Göktürk yazısı, Uygur yazısı.
Bilinen en eski yazılı metinler Göktürk yazısıyla yazılmıştır.  Bunlar,  VI.  yüzyıldan  kalan  "Yenisey  Yazıtları"  ve VIII. yüzyıldan kalan "Göktürk Yazıtları (Orhun Yazıtları)"dır.
 
 
NOT: "Yazıt" ya da "kitabe", bir kimse ya da bir olayın anısını yaşatmak için çoğunlukla taşlar üzerine kazınarak yazılan yazı demektir.
 
Uyarı: Türk edebiyatının edebi değer taşıyan ilk yazılı örnekleri Göktürk (Orhun) Yazıtlarıdır.
 
 
ORHUN YAZITLARI
 
Dikili taşlar üzerine yazılmış olan bu yazıtlar Göktürklerin tarihinden söz etmektedir. Yazıtlar Orhun (Orhon) Irmağının eski yatağına dikilmiş olduğundan bunlara "Orhun Ya- zıtları", "Orhun Kitabeleri" de denmektedir.
 
İrili ufaklı birkaç dikili taştan oluşan bu yazıtların en önemlileri şunlardır:
 
 Tonyukuk anıtı: Göktürklerin dört kağanına vezirlik etmiş bulunan Bilge Tonyukuk tarafından 720 yılında yazdırılıp diktirilmiştir.
 
Kültigin anıtı: Doğu Göktürklerini elli yıl süren Çin tut- saklığından kurtaran Kutluğ Kağan'ın küçük oğlu ve Bilge Kağan'ın kardeşi Kültigin adına 732'de diktirilmiştir.
 
 
Bilge Kağan anıtı: Kutluğ Kağan'ın büyük oğlu Bilge Kağan adına 735'te diktirilmiştir.Kültigin ve Bilge Kağan yazıtlarının metni hükümdar ailesinden Yulug Tigin tarafından yazılmıştır.  Yulug Tigin, edebiyatımızın, bilinen ilk yazarıdır diyebiliriz.
 
Göktürk Yazıtları, XVIII. yüzyıl ortalarında bulunmuş, ancak XIX. yüzyıl sonlarında Danimarkalı doğubilimci Vilhelm THOMSEN tarafından okunmuştur (1893).
 
Bu yazıtlardaki gelişmiş yazı dili, bunların ilk olmayabileceğini, bu aşamaya gelinceye dek pek çok yazılı ürün verilmiş olabileceği ihtimalini düşündürmektedir.
 
Not: Uygur yazı dilinin de çok eski ve çağına göre oldukça gelişmiş örnekleri olduğu biliniyor.  Örneğin,  Aprınçur Tigin'in iki şiiri Turfan kazısında bulunmuş ve okunup yayımlanmıştır.
 
 
İslamiyet Öcesi Türk Edebiyatı Konu Testi

 
• Kaynağı Orta Asya'dır.
o    Dil, öz Türkçedir.
o    Ölçü, hece ölçüsüdür.
o    Dil, yabancı etkilerden uzaktır.
o    Sözlü ürünler ağırlıktadır.
 
Yukarıda özelliklerine değinilen edebiyat, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A)  Halk edebiyatı
B)  Divan edebiyatı
C) İslamiyet öncesi Türk edebiyatı
D) Tanzimat edebiyatı
E)  Milli Edebiyat
 
 
2.  Edebiyatımızın İslamlıktan önceki döneminde kullanılan bir şiir türüdür. Dörtlüklerle yazılır. Yiğitlik, aşk ve tabiat konularını işler. Dinsel törenlerde, şölenlerde… söylendiği sanılmaktadır.
 
Bu parçada tanıtılan nazım türü, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Destan             B) Sav             C) Koşma
      D) Sagu               E) Koşuk
 
 
 
3.  Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
 
A)  Uygur dönemi yapıtları, Göktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalmadır.
B)  Göktürk alfabesi 38, Uygur alfabesi 14 harflidir.
C) Daha çok Budizmin ve Mani dininin esaslarını anlatan Uygur metinleri, Turfan bölgesindeki kazılarda ortaya çıkarılmıştır.
D) "Türk" adı ilk kez Uygur metinlerinde geçmiştir.
E)  Uygurlardan kalma birçok öykünün yanında "kökünç" denilen bir tür ilkel tiyatronun örnekleri de vardır.
4.  Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet öncesi Türk edebiyatının bir özelliği değildir?
 
A)  Göçebe kültürünün izlerini taşıyan ürünlerde kahramanlık, doğa ve hayvan sevgisi, doğal olayların bıraktığı izler… gibi konular işlenmiştir.
B)  Yerel özellik taşır, yabancı etkilerden büyük ölçüde uzaktır.
C) Sözlü ve yazılı olmak üzere gelişimini sürdürmüş, sözlü edebiyat ürünleri yazının bulunmadığı dönemlerde oluşmuş, kuşaktan kuşağa geçmiştir.
D) Sözlü edebiyat dinsel törenlerden doğmuştur. Törenleri; Şaman, Oyun, Kam, Baksı, Ozan… gibi değişik  adlarla  anılan,  toplum  içinde  saygınlığı olan  kişiler  yönlendirmiş  ve  törenlerde  şiirler okumuşlardır.
E)  Sav, sagu, koşuk ve destanlar yazının bulunduğu dönemde yazıya geçirilmiş ve Türk edebiyatının en eski kaynakları olmuştur.
 
 
 
5.  Aşağıdakilerden hangisi, İslamiyet öncesi sözlü
Türk edebiyatı nazım türlerinden biridir?
 
A) Şölen                B) Sığır               C) Yuğ
        D) Sagu               E) Kam
 
 
 
6.  Sözlü edebiyat döneminde ozanlar, dinsel önder olmalarının yanı sıra hekimlik görevi de üstlenmişlerdir. Çeşitli törenlerde "kopuz" adı verilen saz eşliğinde sözlü ürünleri seslendiren bu sanatçılara çeşitli adlar verilmiştir.
 
Aşağıdakilerden hangisi,  bu sanatçılara verilen adlardan biri değildir?
 
A) Şaman           B) Âşık                 C) Baksı
D) Ozan              E) Kam
 
 
 
7.  Aşağıdakilerden hangisi Türk destanlarından birinin adı değildir?
 
A) Gılgamış        B) Bozkurt         C) Türeyiş
D) Şu                   E) Göç
 
8.  (I) Yazılı edebiyat, Türkler arasında yazının kullanılmaya başlamasından sonra oluşturulan edebiyattır. (II) Türkler İslamlığı kabul etmeden önce Göktürk yazısı ve Uygur yazısı olmak üzere iki yazı kullanmışlardır. (III) Yazılı edebiyatın en önemli ilk ürünü, Göktürk alfabesiyle yazılmış olan Orhun Yazıtlarıdır. (IV) Uygur Türklerinin IX. yüzyılda kullanmaya başladıkları Uygur yazısıyla yazılmış eserlerin çoğu, Budizm ile ilgili dinsel metinlerdir. (V) Bunlar gelişmiş bir dilin edebi ürünleridir.
 
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde verilen bilgi yanlıştır?
 
A) I.       B) II.        C) III.        D) IV.       E) V.
 
 
 
9.  Çinlilere karşı Türk birliğini yeniden kurmak için savaşmış Göktürklerin öyküsü,  aşağıdakilerden hangisinde anlatılmıştır?
 
A)  Orhun Yazıtları
B)  Alp Er Tunga destanı
C) Turfan (Uygur) Yazıtları
D) Göç destanı
E)  Ergenekon destanı
 
 
10. Aşağıdakilerden hangisi diğer dört yapıttan sonra yazılmıştır?
 
A)  Divan-ı Hikmet
B)  Kutadgu Bilig
C) Dede Korkut Hikâyeleri
D) Divanü Lügati't Türk
E)  Göktürk Yazıtları
 
 
 
11. Aşağıdakilerin hangisinde verilen yapıt, karşısındaki yazara ait değildir?
 
A)  Atebetü'l Hakayık – Edip Ahmet
B)  Cihannüma – Ali Şir Nevai
C) Kutadgu Bilig – Yusuf Has Hacip
D) Divanü Lügati't Türk – Kaşgarlı Mahmut
E)  Divan-ı Hikmet – Ahmet Yesevi
 
 
12. 1069 yılında Yusuf Has Hacip tarafından mesnevi biçiminde yazılan bu ürün, edebiyatımızda aruz ölçüsünün ilk kullanıldığı yapıt olarak kabul edilmektedir. Yapıtta; adaleti, aklı, mutluluğu ve devleti temsil eden dört kahramanın çevresinde gelişen olaylarla yazar, devlet yönetiminin ve sosyal düzenin nasıl olması gerektiğini anlatır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan yapıtta, 173 tane de, hece ölçüsüyle yazılmış "mani" bulunmaktadır.
 
Bu parçada sözü edilen yapıt,  aşağıdakilerden hangisidir?
 
A)  Harname
B)  Kutadgu Bilig
C) Divanü Lügati't Türk
D) Atebetü'l Hakayık
E)  Divan-ı Hikmet
 
13. Araplara Türkçeyi tanıtmak ve öğretmek amacıyla Arapça yazılan, sözlük ve ansiklopedi niteliği taşıyan, içinde derlemeler bulunan yapıt ve bu yapıtın yazarı, aşağıdakilerden hangisidir?
 
A)  Atebetü'l Hakayık – Edip Ahmet
B)  Kutadgu Bilig – Yusuf Has Hacip
C) Divan-ı Hikmet – Ahmet Yesevi
D) Muhakemetü'l Lügateyn – Ali Şir Nevai
E)  Divanü Lügati't Türk – Kaşgarlı Mahmut
 
14. Tanrıya gönül bağlamayı, dünya işlerinden uzaklaşmayı telkin eden şiirlerin yer aldığı – – – – Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır. – – – – bu şiirleri, Anadolu'da gelişen tasavvufi  halk  edebiyatında  ilahi  olarak  karşımıza çıkmıştır.
 
Bu parçada boş bırakılan yerlere, aşağıdakilerin hangisinde verilenler getirilmelidir?
 
A)  Kutadgu Bilig – Yusuf Has Hacip'in
B)  Atebetü'l Hakayık – Edip Ahmet'in
C) Divanü Lügati't Türk – Kaşgarlı Mahmut'un
D) Divan-ı Hikmet – Ahmet Yesevi'nin
 E)  Muhakemetü'l Lügateyn – Ali Şir Nevai'nin
 
 
15. Bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren şiirlere İslamiyet Öncesi Türk edebiyatında – – – -, Halk edebiyatında —-, Divan edebiyatında ise —- denir.
 
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere, aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilmelidir?
 
A)  sav, ağıt, mersiye
B)  sagu, koçaklama, rubai
C) sagu, ağıt, mersiye
D) sagu, ağıt, münacaat
E)  sav, mersiye, ağıt
 
 
16. (I) İslamiyet öncesi Türk edebiyatının nazım şekillerinden biri koşuktur. (II) Koşuklarda doğa, kahramanlık ve aşk konuları işlenmiştir. (III) Dörtlüklerle yazılan koşukların uyak düzeni aaab şeklindedir. (IV) Halk şiirindeki koşma, semai türlerinin ilk şekilleri olarak kabul edilir. (V) İlk koşuk örneklerine Kutadgu Bilig'de rastlanır.
 
Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
 
A) I.       B) II.        C) III.       D) IV.       E) V.
 
 
17. Aşağıdakilerin hangisinde Göktürk destanları birlikte verilmiştir?
 
A) Şu – Bozkurt
B) Ergenekon – Bozkurt
C) Türeyiş – Ergenekon
D) Atilla – Oğuz Kağan
E) Oğuz Kağan – Türeyiş
 
 
18. Destanlar, eski çağlarda ulusları derinden etkileyen savaş, göç, doğal afet gibi olayları düşsel öğelerle zenginleştirerek anlatan edebi türlerdir.
 
Aşağıdakilerden hangisi, İslamiyetken sonra oluşan Türk destanlarındandır?
 
A) Şehname       B) Göç        C) Oğuz Kağan
           D) Manas         E) Ergenekon
 
 
1.C      2.E       3.D      4.E       5.D      6.B      7.A      8.E       9.A      10.       C         11.B    12.B    13.E     14.D    15.C            16.E
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
Batılılaşma, Batılılaşma Hareketleri, ( Çağdaşlaşma, Çağdaşlaşma Hareketleri)

  Batılılaşma Hareketleri   13. yüzyılın sonlarında 14. yüzyılın başlarında kurulan Osmanlı Devleti kısa sürede hızla büyüyerek dünyanın en güçlü...

Kapat