Kompozisyon nedir?

Sitemize 01 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 182 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Batı dillerinden dilimize geçen “kompozisyon” sözcüğü, günlük hayatımızda ve edebiyat, resim, müzik, mimari gibi pek çok sanat dalında kullanılmaktadır. “Renk Kompozisyonu”, “Müzik Kompozisyonu”, “Kompozisyon Güzelliği”, Kompozisyonu Bozuk”, “Kompoze Etmek”, gibi deyişler, bu sözcüğün kullanım alanının ne kadar geniş olduğunu gösterir.

 

Kompozisyon; Resim, müzik, heykel, mimari, edebiyat gibi değişik alanlarda malzemenin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesidir.

 

Kompozisyon oluşturmak için gerekli olan malzemeler, üzerinde çalışılan sanat dalına göre değişir. Resim sanatının malzemesi renkler, müziğin malzemesi sesler, mimarinin malzemesi taş, toprak, mermer; edebiyatın malzemesi ise dildir.

 

Her sanat dalının, kompozisyon oluşturma biçimi ve malzemeyi kullanma şekli birbirinden farklıdır. Ancak hepsinde ortak olan temel nokta, değişik ve dağınık malzemenin duygularımıza hoş gelecek, bizde güzellik ve beğeni duyguları uyandıracak şekilde bir araya getirilmesidir.

 

Birikim nedir? Birikim kazanma yolları

 

Küçük yaşlardan itibaren çevremize karşı merak ve ilgi duyarız. Sorar, araştırır, dinler, gözlem yapar, çeşitli yayınları okur, böylece duygu ve düşünce dünyamızı zenginleştirir; bilgimizi, görgümüzü, kültürümüzü artırırız. Sosyal bir varlık olmanın gereği ve sonucu olan bu etkinlikler, birikimimizi oluşturur.

 

Her insanın yetiştiği aileye ve içinde bulunduğu çevre koşullarına göre birikim başka başka olur. Bu başkalık hayata bakış tarzımıza, olaylar karşısındaki tavrımıza, kişiliğimize yansır. Birikim sahibi, kültürlü bir insan olmak, kendimizi geliştirmek için eğitim, sanat ve kültür etkinliklerine zaman ayırmalıyız. Zaman alıcı, oyalayıcı, bize hiçbir şey kazandırmayan eğlencelerden uzak durmamız gerekir.

 

 

 

Dinleme

 

Çevremizdeki birçok şeyi işitiriz ama dinle­meyiz. Birtakım sesleri, gürültüleri istemesek de duyarız fakat bir süre sonra o seslere alışarak günlük hayatımıza devam ederiz. Ancak dinlemede bir seçme söz konusudur. Bizden yaş, bilgi, kültür ve deneyim olarak daha donanımlı olan büyüklerimizin, öğretmenlerimizin anlattık­larını veya konusunda uzman kişilerin vereceği konferansları dinleriz. Yalnız dinlerken bütün dikkatimizi konu üzerinde yoğunlaştırmalı, en gereksiz gördüğümüz bilgilerin bile bir gün işimize yarayabileceğini düşünmeliyiz. Açık oturum, panel, konferans gibi etkinlikleri dinleyerek takip ederiz. Günlük hayatımızda insanlarla iletişim kurmak, bilgi edinmek için de dinleme etkinliğinde bulunuruz. Arkadaşlarımızın anlattıklarını dinleyerek onların deneyimlerinden yararlanırız.

Okuma

 

Kitap, insanın bilgi ve kültürünü artıran, kelime hazinesini zenginleştiren, dili kullanma becerisini güçlendiren, düşünce ve yaşam ufkunu genişleten en etkili araçtır. Okuduğumuz her kitap, bizi belki de hayatımız boyunca hiç gidemeyeceğimiz yerlere götürür. Çok çeşitli karak­terlerde insanlarla tanıştırır. Yasayarak edinemeyeceğimiz tecrübelere okuyarak ulaşırız. Hayatta her şeyin yaşanarak öğrenilmesi olanaksızdır. Fakat yaşanmış ya da yaşanması mümkün deneyimleri okuyarak onlardan bir­çok hayat dersi çıkarabiliriz.

 

Dergi, gazete gibi yayınlar, dünyamızda, çevremizde olan biten pek çok şeye dikkat çe­ker ve bilgi aktarırlar. Okuyarak öğrendiklerimizden bazı sonuçlara varır, bunları yaşamımıza uygular ve başkalarıyla paylaşarak daha çok fayda sağlarız.

 

Okumaktan zevk almak için kitap seçimini iyi yapmamız büyük önem taşır. Yerli veya yabancı yazarların en çok tutulan, yaşımıza, eği­tim düzeyimize uygun, edebî değeri olan kitaplarını okuyabiliriz. Şiir, hikaye, roman, tiyatro, fıkra, sohbet türlerinde yazılmış kitapları oku­mak bize çeşitli yararlar sağlar. Kitap, insan düşüncesini besler, ona bilgi ve deneyim kazandı­rır.

 

 

Birikim kazanmada dinlemenin yeri

 

Gelişmiş toplumları, gelişmemiş toplumlardan ayıran unsurlardan biri de bilgidir. Bilginin sağladığı imkan ve araçlar sayesinde toplumlar gelişir. Bilgi, birikim demektir. Bilgi sahibi olmanın birikim kazanmanın yollarından biri de dinlemektir.

 

Günümüzde iletişim araçlarının hızla gelişmesi, bilgiye ulaşmamızı kolaylaştırmaktadır. Uzman olmadığımız konularda, yetkin kişilerin konuşmalarını dinleyerek bilgi edinebiliriz. Ayrı­ca televizyon, tiyatro, sinema vb. araçlar görsel olduğu kadar kulağa hitap etmektedir. Dinleme­nin, bilgi edinmede ve birikim kazanmada önemli bir yeri vardır.              

 

Öğrenciler, öğretmenlerinin çeşitli konular­da verdikleri bilgileri dinleyerek öğrenirler.

Bilgi edinmek, birikim kazanmak için her zaman gözlem yapma, deneme ve okuma fırsa­tı bulunamayabilir. Ancak dinleme yoluyla bu eksikliği gidermek mümkündür.

Dinleme çeşitleri

 

Dinlemenin dikkat ve bilinç işi olduğunu Öğrendiniz. Dinleyenin psikolojik durumu, zihin­sel yapışı, bulunduğu yerin şartları veya kişinin konuya ilgisi dinlemeyi olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Dinlemeyi üç grupta inceleyebiliriz:                            

 

İstekli, isteksiz dinleme  

 

Dinlemenin en verimlisi, isteyerek ve can kulağı ile yapılan dinlemedir. İsteyerek yapılma­yan işlerde başarı sağlanamayacağı gibi, istek­siz dinleme de bilgi birikimi kazandırmaz.    İsteksiz dinlemenin, duymadan hiçbir farkı yoktur. Kulağımıza düzensizce ulaşan sesler­den anlamlı melodiler oluşmaz. Dinleme, bilinç­li ve istekli bir biçimde yapılan davranıştır.

 

Amaçlı ve amaçsız dinleme

 

Bir konuşmayı bilinçli, istekli dinlersek hem zevk alırız hem de birikim kazanmış olu­ruz.

Dinleme, bilinçli bir seçimdir. Bu nedenle bir amaca yönelik olmalıdır. Hazırlıklı ve hazır­lıksız yapılan konuşmaları dinlerken bir amacımız olursa anlatılanlardan yararlanabiliriz.

 

Amaçsız dinleme, çoğu zaman yararsızdır. Amaçsız dinlemede dikkatler dağınıktır, anlatılanların anlaşılması söz konuşu değildir. Bu dinleme biçimiyle istenilen bilgi birikimi kazanıla­maz. Ayrıca vakit kaybedilmiş olur. Bu yüzden dinlemenin bir amaca yönelik olması gerekir.

 

Disiplinli, disiplinsiz dinleme

 

Bir konuşmacıyı dinlerken kendimizi disipline etmeli,dikkatimizi toplamalı, anlatılanları. anlamaya çalışmalıyız. Konuşmacının ve dinleyicilerin dikkatini dağıtacak davranışlarda bulunmamalıyız.

 

Bilgi ve birikim kazanabilmek için iyi bir dinleyici olmalıyız.

Dinlerken not alma

 

Dinlediğimiz konuşmanın etkisi ve bulun­duğumuz ortamın sıcak atmosferiyle anlatılanları öğrendiğimizi zannederiz. Halbuki çoğu zaman anladığımızı zannettiğimiz konuları, daha sonra hatırlamakta zorlanırız.

 

Konuları akılda tutmamıza yardımcı olacak yöntemlerden biri de not almaktır. Not alma yöntemleri, kişilere göre farklılık­lar gösterebilir.

 

Konuşmacının her söylediğin! not almak mümkün değildir. Onun için önemli fi­kirleri, kısaltarak not almak gerekir.

 

Aldığımız notları, kendi cümlelerimizle; yazmaya dikkat etmeliyiz. Konuşmanın ana fikri kaydedilmeli, notlar kısa ve anlaşılır olmalıdır.

 

 

Ana fikri kavramaya çalışma

 

Her yazarın veya konuşmacının düşüncelerini temellendirdiği bir ana fikir vardır. Konuş­macı ana fikri açıklayarak konuşmasına başlayabildiği gibi konuşmasının sonunda da verebi­lir.

 

İstekli, amaçlı ve disiplinli dinlemenin öne­mi bu noktada ortaya çıkar. İyi bir dinleyici, din­lemenin gereklerine uyar, konuşmanın ana fikrini ve yardımcı fikirlerin! kavramaya çalışır.

 

Dinleyenin dikkatini devamlı canlı tutma

 

Bir konuyu dinlerken dikkatin dağılmaması gerekir. Fiziksel rahatsızlık, zihinsel yorgunluk, dikkatin dağılmasına neden olabilir. Dinleyenin konuya ilgisizliği de dikkati dağıtabilir. Bu nedenle dikkatimizi dağıtacak durumlardan kaçınmalıyız. Dikkatli, disiplinli ve amaçları olan bir dinleyici olmalıyız.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

İlgili Terimler :
Önceki yazıyı okuyun:
Kompozisyon mu yazacaksınız?

Giriş Bölümü:                 Giriş Bölümünün Özellikleri: Giriş bölümünde konu ve konuya bakış açısı belirtilir.               Giriş Cümlesi: o      § ...

Kapat