DİĞER İÇERİKLER

Servet-i Fünun Döneminde Şiir

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » Servet-i Fünun Döneminde Şiir
Sitemize 12 Nisan 2015 tarihinde eklenmiş ve 207 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Servet-i Fünun Döneminde Şiir

Servet-i Fünun hareketinin, Türk edebiyatını kesin olarak modernleştirdiği, büyük bir hızla sonuç aldığı ilk edebî tür şiirdir. Hareketin başında bulunan Tevfik Fikret’in bizzat şiirler uğraşması kadar, toplulukta çoğunluğun şairlerde olmasının da bu sonuçta rolü olduğu muhakkaktır. Bu dönem şiirinde ortaya konulan ilk hedef, Tanzimat devrinde Türk şiirini modernleştirmek için ortaya konulup tamamıyla gerçekleştirilemeyen esasların kesin olarak gerçekleştirilmesidir. Bu esaslar arasında önce şiirin dış görünüşü geliyordu. Bir geçiş dönemi olan Tanzimat devrinde Türk şiiri şekil bakımından hem Doğu hem de Batı şiirine bağlı kalmış, Divan şiiri ile Fransız şiirinin nazım şekilleri birlikte kullanılmıştı.

Servet-i Fünun döneminde kullanılan nazım şekillerini üçe ayırmak mümkündür:

1. Fransız şiirinden aynen alınanlar (sone)

2. Divan nazmından alınıp değiştirilenler (serbest müstezad)

3. Ne Divan şiirinde ne de Fransız şiirinde bulunmayan ve hem nazım hem de kafiyede büyük kolaylıklar sağlayanlar. Servet-i Fünun hareketi, şiirin konularında yaptığı değişikliklere, önce Tanzimat devrinin getirmiş olduğu “her güzel şeyin” şiire konu olabileceği formülündeki “güzellik” kaydını kaldırmakla başlar. Gerek mizaçları ve gerekse yaşadıkları devrin ağır siyasi ve sosyal şartları yüzünden, çoğunlukla ferdî duygulara ve hayallere yer veren Servet-i Fünun şairlerinde “aşk”, “tabiat” ve “aile hayatı” başlıca temaları temsil eder. Tanzimat şiirinde mühim bir yer tutmuş olan metafizik konular ve sosyal meseleler Servet-i Fünun şiirinde mühim bir yer tutmaz. Servet-i Fünun döneminde “sanatkârane üslup” amacıyla yapılan bazı çalışmalar, bu dönem şiirinin sadece sınırlı bir aydın kesimi tarafından anlaşılması sonucunu doğurmuş ve şiirde yer alan Arapça ve Farsça kelimeler çoğalmıştır. Ayrıca, aruza ısrarla bağlanmaları sonucunda bu dönem şairleri, yine teknik bir güçlüğü devam ettirmişlerdir.

Bu Dönem Şiirinin ve Şairlerinin Genel Özellikleri

1. Kendilerine has bir şiir dili yaratmak isteyen şairler, sade bir dil yerine “gösterişli” ve ağır bir dil kullanmışlardır. Estetik anlayışlarına uygun, kendilerince hoş görünen lerzende, puşide, şegaf gibi kelimeleri sözlüklerden bulup çıkartmışlar; ayrıca Arapça ve Farsçada da bulunmayan nevin, mükevkeb, mukmir gibi sözcükleri uydurmuşlardır. Bu nedenden dolayı, anlaşılması zor bir kelime hazinesi meydana getirmişlerdir.

2. Fransız şiirlerinden esinlenerek yeni hayal sistemi kurmuşlar ve saat-i semenfam (yasemin kokulu saat), tebi-i ümmid (ümit yarası) gibi alışılmadık tamlamalar üretmişlerdir.

3. Heyecanlarını ve duygularını daha iyi belirtebilmek için ki, ve, evet gibi edatları ve ah, of, ey gibi ünlemleri sıkça kullanmışlardır.

4. Eski dönem şiirleri beyit esası üzerine kurulu iken, bu dönem şiirinde aynı dizede başlayıp biten iki-üç şiir cümleciği olduğu kadar, anlam itibariyle yedi sekiz dizede tamamlanan uzun cümlelere rastlamak da mümkündür.

5. Divan şiirinde belli kurallar çerçevesinde işlenen serbest müstezat türünü, aruzun hemen her vezni ile denemeye çalışmışlar ve Batı edebiyatından gelen sone ve terzerima gibi nazım türlerini aruzla birlikte kullanmışlardır.

6. k, t, l, d, b, r, c, ç, ş gibi seslerle yağmur damlalarını zihnimizde canlandırmaya çalışmaları gibi, ses benzerliklerini ve yakınlıklarını kullanarak kelimelerin, niteledikleri varlıkları düşündürmeye sevk etmişlerdir.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
Servet-i Fünunculara yöneltilen başlıca suçlar Nelerdir?

Servet-i Fünunculara yöneltilen başlıca suçlar şu şekildeydi: 1. Fransız edebiyatına aşırı bağlılıkları ile Servet-i Fünuncular, orijinal olmayan tamamen taklitçi bir...

Kapat