DİĞER İÇERİKLER

SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE 1896-1901)

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE 1896-1901)
Sitemize 18 Nisan 2015 tarihinde eklenmiş ve 423 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE 1896-1901) VE OLUŞUMU

Edebiyat-ı Cedide, Servet-i Fünûn dergisi etrafında toplanan yazarların ve şairlerin 1896-1901 yılları arası oluşturduğu bir edebiyattır. Bu edebiyatın oluşumu şöyledir:
II. Abdülhamit’in 1878’de, Meclis-i Mebusanı kapatarak baskı rejimini başlatmış ve bunun sonucunda edebiyatta toplumsal konulardan ve kavramlardan uzaklaşılmıştır. İkinci dönem Tanzimat Edebiyatı sanatçıları, bu baskılar sonucu “sanat için sanat” görüşünü benimsemişler, yeni bir edebiyat anlayışı geliştirerek Servet-i Fünûn Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide)’nın hazırlayıcıları olmuşlardır.

II. Abdülhamit devrinde (1876-1909) Musavver Malumat adlı dergide Hasan Âsaf adlı genç bir şairin şiiri yayımlanır. Eski edebiyat yanlıları şiirde geçen dize sonundaki “abes” ile “muktebes” sözcüklerinin uyaklı olamayacağını belirtirler. Hasan Âsaf da “Uyağın göz için değil, kulak için olduğunu üstat olarak bilinen Recaizâde Mahmut Ekrem’den duymuştum.” diyerek şiirini savunur. Böylece eski edebiyat yanlıları ile yeni edebiyat yanlıları arasında “Uyağın göz için mi, kulak için mi?” olduğu tartışması başlar.

Recaizâde M. Ekrem yeniyi, Hacı İbrahim Efendi ve grubu eskiyi, Muallim Naci de ılımlıları savunanları temsil eder. Eskiyi savunanlar ve ılımlılar, geleneksel yaşama tarzını sürdürmek amacındadırlar. Yeniyi savunanlar ise Batılı yaşama biçimini benimsemişlerdir.

Yeniyi savunan gençler, çocukluk yıllarından itibaren Batı dillerini özellikle de Fransızcayı öğrenirler. Batı edebiyatı zevkiyle yetişir; İstanbul’da Batılı bir yaşama biçimi sürdürmeyi hedeşerler.

Yeniyi savunan Recaizâde M. Ekrem, 1891 yılından beri çıkmakta olan Servet-i Fünûn’u bir sanat ve edebiyat dergisi hâline getirmek istemektedir. Bunun için Galatasaray Lisesinden öğrencisi olan Tevfik Fikret’i derginin yazı işleri müdürlüğüne getirir. Böylece diğer dergilere yazan gençler de Servet-i Fünûn dergisinde toplanırlar ve yeni bir edebiyat çığırı başlar. Bu topluluğa yeni edebiyat anlamına gelen Edebiyat-ı Cedide ya da yayımlanan derginin adından dolayı Servet-i Fünûn Edebiyatı adı verilir.

Tanzimat Edebiyatı ile başlayan Batılılaşma, Servet-i Fünûn Edebiyatı döneminde tam olarak yerleşir. Servet-i Fünûn sanatçıları sanatta fayda yerine “estetik zevki” ön plana çıkarırlar. 1896-1901 yıllarında etkin olan bu topluluğun, kısa bir süreyi kapsamasına rağmen Türk edebiyatına önemli katkıları olmuştur.

Servet-i Fünûn Döneminin belli başlı sanatçıları şunlardır: Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (şiir): Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Hüseyin Suat, Ali Ekrem Bolayır, Süleyman Nazif vb.

Düz yazı (Öğretici Metinler, Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler): Hâlit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu vb.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
KIRK YIL – HALİT ZİYA UŞAKLIGİL

KIRK YIL Edebiyat-ı Cedide her gün biraz daha kuvvet bularak, biraz daha kendisini terkip eden unsurlara etrafın muhabbet ve istinasını...

Kapat