DİĞER İÇERİKLER

SERVET-İ FUNUN EDEBİYATINI ETKİLEYEN EDEBİ AKIMLAR

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » SERVET-İ FUNUN EDEBİYATINI ETKİLEYEN EDEBİ AKIMLAR
Sitemize 16 Temmuz 2014 tarihinde eklenmiş ve 2.886 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

SERVET-İ FUNUN EDEBİYATINI ETKİLEYEN EDEBİ AKIMLAR

 

Parnasizm  ve Servet-i Funun

  • Parnasizm, realizm akımının şiire uygulanmasıdır.
  • 19. yüzyılın sonlarında Fransa'da, romantizme tepki olarak doğmuştur.
  • "Çağdaş Parnas" adlı bir şiir dergisinin çevresinde toplanan şairlere parnasyen, bunların oluşturduğu şiir akımına da parnasizm denmiştir.
  • Romantizme tepki olarak doğan parnasizm, öznel şiirin yerine nesnel ve duygusuz bir şiir koymak istemiştir.
  • Doğanın değişik görünümlerini yansıtan tasvirci şiire önem verilmiştir.
  • Parnasizm toplumla ve toplumun sorunları ile ilgilenmemiş, "sanat için sanat" görüşünü benimsemiştir.
  • Parnesyen şair, şiirde kişiliğini gizlemiş, kendi duyguları yerine dış dünya ile ilgili gözlemlerini, değişik doğa görünümlerini nesnel biçimde anlatmıştır.
  • Parnasizm ile Yunan kültür ve mitolojisine yeniden dönülmüştür.
  • Şiirde biçim mükemmelliğine çok önem verilmiştir. Şairler, şiirde ritmi aramışlar, şiir tekniği üzerinde titizlikle durmuşlardır. Ölçüye, kafiyeye önem vermişlerdir. Dilin ustalıklı kullanımına aşırı özen göstermişlerdir.
  • Tarihe yönelmişler, tarihin her döneminden kişi ve olayları şiirlerinde işlemişlerdir. Yabancı ülkelerin kültür ve efsanelerinden yararlanılmış, uzak yerlere ait (egzotik) doğa güzellikleri işlenmiştir.
  • Şiirde felsefi düşünceler işlenmiştir. Şiir için biçim güzelliği yeterli sayılmış, toplumsal konulara ilgi gösterilme­miştir.
  • Parnasizmin kurucusu Th. Gautier'dir. Banville, Leconte de Lisle, François Coppe, Heredia, Sully Prudhomme parnasizm akımının temsilcileridir.

Türk edebiyatında parnasizmi ilk tanıtan Cenap Şahabettin'dir. Tevfik Fikret ve Yahya Kemalbu akımdan et­kilenmişlerdir.

 

 

 

Sembolizm ve Servet-i Funun

 

 

 

  • 19. yüzyılın sonunda Fransa'da parnasizme tepki olarak doğmuştur.
  • Parnasizmde bakışlar dışa çevrilmişti, sembolizmde ise kişinin iç dünyası önemlidir.
  • Baudelaire, sembolizm akımının öncüsü olarak kabul edilmiştir.
  • Sembolistlerin ortaya çıktığı dönemde Fransa'da karamsarlık, bezginlik, kötümserlik hüküm sürüyordu.
  • Sembolizme göre gerçeği olduğu gibi anlatmak mümkün değildir.
  • Sembolizmde açıklıktan kaçınma vardır. Sembolistler, eşyanın sert görünüşünden uzaklaşıp, onu kapalı, ka¬ranlık bir ortamda, gölgede görmeye çalışmışlardır.
  • Sembolizme göre, duyularımız, dış dünyayı asıl halini değiştirerek bize ulaştırır. Bu yönüyle şiir, gerçeği değil, gerçeğin bizde bıraktığı etkiyi anlatmalıdır
  • Dış dünyanın insanın duyguları üzerindeki etkisi açıkça anlatılamaz, okuyucunun duyularına seslenerek sezdirilir. Duyulara seslenmek ancak "telkin" yoluyla olur. Haşim'in ifade ettiği gibi "şiir, telkin aracı"dır. Şiirde önemli olan musikidir.
  • Şiirde duygu ve düşünceler sembollerle anlatılmalıdır. Sembolistler mecazlı anlatıma, imgeye sık sık başvurmuşlardır.
  • Duygu ve düşünceleri açıkça söylemeyip dizelerin ahengiyle "telkin" ederek duyurmaya çalışmak, sembollere geniş yer vermek önemlidir.
  • Anlamda kapalılık esastır. Bundan dolayı sembolist şairlerde "güneşin batışı, kısık lambalar, pencere camlarındaki akşamlar, gölgeler, ay ışığı, sararmış yapraklar, tenha yerler, sessizlikler, kimsesiz kırlar…" sık rastlanan görünümlerdir.
  • Şiirde anlam önemli değildir; anlam, ancak bir araçtır. Şiirde önemli olan bir şey anlatmak değil, duyurmaktır.
  • Duyuların herhangi biriyle ilgili bir özellik, başka bir duyu için kullanılmıştır: "acı yeşil, mor uğultu, beyaz titreyiş" gibi.
  • Şiirde ölçü ve uyağa pek önem vermemişlerdir. Serbest ölçüyü sembolistler kurmuşlardır.
  • Sembolizmin temsilcileri başta C. Baudelaire olmak üzere Stephan Mallarme, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine, P Valery'dir. Bu sanatçıların tümü Fransız edebiyatındandır.
  • Türk edebiyatında ilk olarak Cenap Şahabettin'in bazı şiirlerinde sembolizmin etkisi görülür. Ahmet Haşim, Türk edebiyatında sembolizmin temsilcisi olmuştur.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ahmet Muhip Dıranas'ın bazı şiirlerinde sembolizmin etkisi gö¬rülür.

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir