Şiir Bilgisi Konu Anlatımı

Ana Sayfa » EDEBİYAT TARİHİ » Şiir Bilgisi Konu Anlatımı
Sitemize 16 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 1.805 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
Şiir Bilgisi Konu Anlatımı
 
 NAZIM – ŞİİR BİLGİSİ
MANZUME–ŞİİR AYRIMI
 
Geleneksel olarak ölçü ve uyak, şiirin temel öğesi sayıldığı için ölçülü ve uyaklı her söze şiirdenmiştir. Oysa şiirsellik salt ölçü ve uyağa yaslandırılamaz. Şiir; dilin, sözcüklerinkullanımına,  imgeye, şiirsel söyleme özgü bir olgudur. Manzume ise günlük konuşma dilininölçülü ve uyaklı söylenişidir.
Bu özelliği ile her şiir bir manzumedir; ancak her manzume şiir değildir.
 
  Horozun biri bir inci bulur
Alır onu kuyumcuya doğrulur
Der ki, “Galiba bu bir mücevher
Sen bunu al da bana darı ver…” (Lafontaine)
 
Bu dizelerde, günlük konuşma dilinin ölçülü ve uyaklı biçimi kullanılmıştır.  Bu dizelerdesözcükler,  duygusal ve çağrışımsal anlamlarıyla değil, ilk anlamlarıyla kullanılmış ve uyaklısöyleyişe sığınılarak bilgilendirici bir amaç güdülmüştür. Bir olay ya da durumu öyküleyerekanlatan bu dizeler “şiir” değil, “manzume” dir.
 
  Erimek belirsizce her yerde
Karışmak sulara, yıldızlara
Sinmek kokusuna mor menevşenin
Yanmak damar damar nefes nefes
Yaşamak tükene tükene
(B. Rahmi Eyüboğlu)
 
Bu dizeler ise bir “şiir” özelliği gösteriyor. Bunlarda, günlük dilin olağan sınırları içindekalınmamış,  şairce imgeler, mecazlar kullanılmıştır.
 
 
A. ŞİİRDE UYAK (KAFİYE)
 
Uyak (kafiye), sözcük ve eklerin dize sonlarındaki ses benzerliğidir (Acı – yabancı, diken –yelken, sular – çağlar, hava – ova, ses – nefes…).
 
1. Yarım Uyak: Dize sonlarındaki tek ses (ünsüz) benzerliğine dayanır.
 
  Erken ağardı saçlar
    Yılların günahı ne
    Ben yitirdim yolumu
    Yolların günahı ne
 
Bu dörtlüğün 2. ve 4. dizelerindeki yove yısözcüklerinin sonlarındaki ünsüzlerin benzeşmesi“yarım uyak”  örneğidir. Bu dizelerde uyaktan sonra gelen “-ların günahı ne” bölümü, eşit tekrarları oluşturuyor, bunlar rediftir.

 
2. Tam Uyak: Dize sonlarındaki iki sesin (bir sesli bir sessiz) benzerliğine dayanır.
 
  Başka âşıklardan almışsan nefes Başka yerden başka vadilerden esDoğmasın ruhunda ani bir heves
 
Bu dizelerin sonlarındaki siyah dizilmiş sesler “tam uyak” oluşturmaktadır.
 
 
3. Zengin Uyak: Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanır.
 
  Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini
 
Bu dizelerin 1. ve 3.sü arasında dört sesin benzerliğine dayanan “zengin uyak” vardır. 2. ve4. dizelerin sonlarında ise tam uyak vardır.
 
 
Not: Zengin uyağı oluşturan sesler, dizelerden birinde anlamlı bir sözcük oluşturmuşsabuna “tunç uyak” diyenler de vardır. ÖSS’de bu terim kullanılmamıştır.
 
  “Döndüm baktım her yanım cengâver
İçim der ki al şu gülü yâre ver
 
Birinci dizedeki  “v-e-r”  sesleri,  ikinci dizede anlamlı bir sözcük (ver) oluşturmuştur.
 
 
4. Cinaslı Uyak: Anlamları ayrı, yazılış ve söylenişleri aynı olan iki sözün ses benzerliğinedayanır.
 
Not: Özellikle Anonim Halk edebiyatında sıkça kullanılan cinaslı uyağı, halk ozanları ve Divanşairleri de kullanmıştır.
 
  “Gül erken
Bilmem ki yaz mı gelmiş
Niçin açmış gül erken
Aklımı kayıp ettim
Nazlı yârim gülerken”
 
Bu “kesik mani”deki “gül erken – gülerken” sözleri,
 
 
“Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışa uymaz kışım yazıma
 
Halk ozanı Gevherî’nin bu dizelerindeki “yazıma (alın yazısı) – yazıma (yaz mevsimi)” sözleri,
 
 “Ben sana bülbül bana sen gülşen ol
Ko beni ağlayayım sen gül şen ol
 
XV. yy. Divan şairi Mesihî’nin bu beytindeki “gülşen ol –  gül, şen ol” sözleri cinaslı uyağıoluşturmuştur.
 
 
5. Redif: Dize sonlarında,  uyaktan sonra gelen okunuş, yazılış ve görevce aynı eklerin yada sözcüklerin yinelenmesine dayanır.
 
  Bursa için destan yazılır,
Bursa için iğneyle kuyu kazılır.
 
Bu dizelerin sonlarındaki “-ıl”  sesleri aynı görevde yapım ekleri, “-ır” sesleri ise aynı görevde(geniş zaman) çekim ekleridir. Bu “eşit tekrarlar”a redif denir. “Yaz-, kaz-” sözcüklerindeki“-az” sesleri uyak oluşturmakta ve “redif” de, doğal olarak, uyaktan sonra gelmektedir.
 
 
UYAKLARIN DİZİLİŞ ÖZELLİKLERİ
Şiir incelemelerinde,  kendi arasında uyaklı olan dizeler aynı harflerle gösterilir.
 
 
a. Düz uyak: “Mesnevi tipi” uyak da denen bu dizilişte, birbirini izleyen dizeler kendiarasında uyaklıdır  (aa,  bb, cc…).
 
 
 Bir eşek var idi zaif ü nizar
Yük elinde kati şikeste vü zar
Gâh odunda vü gâh suda idi
Dün ü gün kahr ile kısuda idi
 
Bu dizeler iki ayrı  “beyit”tir. Bir mesneviden (Harname; Şeyhi -15. yy.) alınmış olan bubeyitlerin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır: aa bb…
Bu “uyak dizilişi”ne “düz uyak” ya da “mesnevi dizilişi” denir.
 
 
b. Çapraz uyak: Dörtlükle oluşturulan şiirlerde, birinci di- zeyle üçüncü dize, ikinci dizeyledördüncü dize kendi aralarında uyaklıdır (abab).
 
•
Ufkun dört duvarına kanadını vurarak     →    a
Rüzgâr sürüklenirken derinlerden derine  →    b
Gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak  →    a
Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine         →    b
Bu dörtlükte 1. dize ile 3. dize kendi arasında, 2. dize ile 4. dize kendi arasında uyaklıdır.
 
c. Sarma (sarmal) uyak: Dörtlükteki 1. dize 4. dizeyle, 2. dize 3. dizeyle uyaklıdır (abba).
 
Bu akşam sonbahar ne kadar serin   →    a
Geceyi hasretle bekliyor zaman               →    b
Üstünde hasretle, leylekler uçan              →    b
Beyaz perdeleri indiriverin                          →    a
 
Bu dörtlükte, 1. dize ile 4. dize, 2. dize ile 3. dize kendi arasında uyaklıdır.

 
B. ŞİİRDE ÖLÇÜ
Her ölçü (vezin), bağlı bulunduğu dilin yapısından doğar. Bu nedenle Türk dilinin doğalölçüsü “hece ölçüsü”dür.
 
 
 
Hece Ölçüsü: Dizelerdeki hece sayısının, belli bir düzene bağlı olarak eşitliği temeline dayanır.Bu kurala göre, hece ölçüsünde iki önemli özellik vardır:
 
 
1. Dizelerdeki hecelerin, uzunluk kısalığına bakılmaksızın, sayıca birbirine eşit olması yeterlidir.Hece sayılarına bakarak nazım ürünlerinin, 7’li, 8’li, 11’li, 14’lü hece ölçüsüyle yazıldığısöylenir.
 
 
2. Durgulanma ve Durak: Dizenin belli bölümlere ayrılmasına  “durgulanma”, bu bölümyerlerine de “durak” denir. Hece ölçüsünde “durak”, aruz ölçüsündeki “takti”ye (hecelerin,  aruz  kalıbının  parçalarına  göre  kümelenmesine)  benzese  de  “takti”de  sözcükler ortalarından bölünebildiği halde, hece ölçüsünde  sözcükler bölünerek “durak” yapılamaz.
 
 
 
 
Not: Hece ölçüsünde en çok  “4 + 3 = 7”,   “4 + 4 = 8”, “4 + 4 + 3 = 11”, “6 + 5 = 11”durakları kullanılmaktadır. Burada çoklu hece grubunun başta, az heceden oluşan grubun sonda olduğuna dikkat ediniz.
 
 El ma ver dim / al maz sın= 7
1    2      3    4       1   2      3
Hiç ha li mi / sor maz sın= 7
1     2  3  4     1       2       3
Han gi ba ğın/ gü lü sün = 7
  1    2   3   4       1  2   3
Vak tin ge lir / sol maz sın= 7
1      2   3   4    1    2      3
 
Bu manide, hece ölçüsünün “4+3 = 7 (yedili)” kalıbı kullanılmıştır.
 
 
Not: Hece ölçüsü, halk şairlerince yüzyıllarca kullanılmış- tır.  “Beş Hececiler” ve Cumhuriyetdöneminin öteki pek çok şairi de hece ölçüsünü kullanmıştır.  Günümüzde bu ölçü hâlâkullanılmaktadır.
 
 
Aruz Ölçüsü: Arap, Fars ve Türk edebiyatında “hecelerin uzunluk ve kısalık temeline dayanannazım ölçüsü”dür.
Aruz ölçüsü, Arapçanın hece yapısına uygun bir ölçüdür. Aruzda ikiden fazla kısa hece,dörtten fazla uzun hece yan yana gelemez. Bu özellik aruzun Türkçeye uymasınızorlaştırmıştır. İçinde ikiden çok kısa hece bulunan “Ana- dolu, Adana, gelemedi” gibi pekçok sözcük, aruzla yazı- lan nazım ürünlerinde kullanılamamıştır.
Aruza göre, ünlü ile sonlanan heceler “açık”, ünsüzle sonlanan heceler “kapalı” hecedir.Ancak ünlüsü uzun okunan heceler de “kapalı hece” sayılır.
 
 Oteden  saikalar parçaliyor ãfãki
 
• •         /• •        /  • •       /
 
Beriden zelzeleler kaldiriyor ãmãki
 
• •        /  • •        / • •      /   
 
Bu dizelerde kısa ye uzun hecelerin belli bir düzenle sıralandığını görüyoruz. Dizelerin sonheceleri, unlu ile sona erdikleri halde “uzun hece” sayılmaktadır.
Aslında kısa olan kimi hecelerin aruza uydurulması için uzun okunduğu olur. Buna “imale(çekme, uzatma)” denir.
Öte yandan, aslında uzun olan bir hecenin vezin zoruyla kısa okunmasına da “zihaf” denir.Bu, aruzda kusur sayılan bir durumdur.
 Dediler oğlun gibbir oğul
Yaradılalı cihan gelmiş değil
(Mevlit; Süleyman çelebi)
Bu dizelerde ünlüleri siyah dizilmiş altı hecede  “imale” vardır.
 
 
Ulama (vasl): Sonu ünsüzle biten bir sözcük, ondan sonra gelen sözcüğün başındaki ünlüharfe bağlanır.
 
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen   al sancak
 
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten   en son   ocak
 
Bu iki dizede dört “ulama” yapıldığını görüyoruz.
 
 
 
 
C. ŞİİR TÜRLERİ
Şiir, işlenen konuya göre değişik türlere ayrılır.
 
 
1. Lirik Şiir: İçten gelen heyecanları, duyguları coşkulu bir dille aktaran şiirlerdir. Her ulusunilk şairleri, yapıtlarını bir saz eşliğinde söylediler. Yunan şairlerinin “lir” denen saz eşliğindesöyledikleri duygusal şiirlere “lirik” adi yerilmiş ye lirik şiir adi buradan gelmiştir.
Divan edebiyatında  “gazel, murabba, şarkı”, Halk edebiyatında “koşma, semai”, genelliklelirik şiir özelliği gösterir.
 
“Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!”
 
Ahmet Haşim’in içedönük yanını,  duygularını aktaran bu dörtlük “lirik”tir.
 
2. Pastoral Şiir: Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ye çoban yaşamını ye buyaşamlara duyulan özlemi anlatan şiirlerdir.
 
 
Not: Bati edebiyatında  “çobanlara ilişkin” anlamı taşıyan pastoral şiir, iki değişik özellik taşır: Doğa manzaralarını canlı ye etkileyici biçimde anlatan şiirlere “idil”, çobanların konuşmalarıbiçiminde yazılan şiirlere de “eglog” denir.

 
“Gün biter, suru yatar ve sararan bir ayla
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla
– Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al
Diye hıçkırır kaval:”
Dizelerinin alındığı   “Bingöl çobanları”   (K.  Kamu)  şiiri,
“pastoral”dir.
 
 
 
3. Didaktik Şiir: Bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi yermek, ahlakibir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiirlerdir.
Türk edebiyatındaki “manzum hikâyeler” ye Bati edebiyatındaki “Fabllar”, didaktikşiirlerdir.
 
 
. Keyfinden aklı başından gitti bay karganın;
   Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını düşürdü nevalesini
Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim, “Size küçük bir ders yereceğim;
“Alıklar olmasa iş kalmaz açıkgözlere
“Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire.”… (Lafontaine’den çeviren: O. Veli Kanık)
 
 
 
4. Epik Şiir: Konusu savaş, kahramanlık,  yiğitlik ye yurt sevgisi olan ya da tarihsel bir olayıcoşkulu bir dille işleyen destansı şiirlerdir.
 
 
 
. Soruyordu herkes birbirine, Parlayan şey bu mu?
Muzaffer oluyordu bileklerimizde,
Tarihin ilk dipçik hücumu
 
Bu dörtlüğün alındığı “Üç Şehitler Destanı” (F. H. Dağarca), “epik şiir”dir.
 
 
 
 
 
5. Satirik Şiir: Kişilerin ye toplumun aksak yanlarını, kusurlarını iğneli ye alaycı bir dille anlatan eleştirel şiirdir.
 
 
 
Not:  Divan edebiyatında  “hicviye”,  Halk edebiyatında “taşlama” ve çağdaş edebiyatta“yergi” şiirleri birer “satirik” şiirdir.
 
 
 
b. Dramatik Şiir: Tiyatro yapıtlarında olayı, durumu canlandıran şiirlerdir. Eski Yunandramatik ürünleri, manzum olarak yazıldıklarından birer dramatik şiirdir.
 
Şiir Bilgisi Çözümlü Sorular
 
ÇÖZÜMLÜ TEST
 
1.       İşte gidiyorum çeşmi siyahîm
2.       Önumuze dağlar sıralansa da
3.       Sermayem derdimdir, servetim ahim
4.       Karardıkça bahtım karalansa da
 
Bu dörtlüğün uyak düzeni ve uyak türü, aşağıda- kilerden hangisidir?
 
A) Sarma – yarım           B) capraz – yarım
C) capraz – tam             D) capraz – zengin
E) Sarma – zengin
 
 
ÇÖZÜM
 
Bir dörtlükteki uyaklar aabb biçiminde dizilirse buna “düz uyak”,  abba biçimindedizilirse buna  “sarma  (sarmal) uyak”, abab biçiminde dizilirse buna “çaprazuyak” denir.
 
Soruda yerilen dörtlük, uyak dizilişi bakımından  “çapraz uyak” özelliği gösteriyor. 1.ye 3. dizede “siyah, ah” sözcükleri; 2. ye 4. dizede de “sıra, kara” sözcükleri ikişersesinin benzeşmesiyle  (sözcüklerin sonlarındaki parçalar redif) tam uyakoluşturuyor.
Yanıt: C

 
2.  Dize sonlarında,  uyaktan sonra gelen eş yazımlı ve eş görevli ek ye sözcüklere “redif” denir.
 
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde redif yoktur?
 
A)  Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu
Kerem’in sazına cevap yeren bu
B)  Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
C) Âşık der ki karlı dağlar
Dağda çamlar kara bağlar
D) Dadaloğlu’m bir gün kayga kurulur
Öter tufek daylumbazlar yurulur
E)  Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
 
 
ÇÖZÜM
 
Soru kökünde yerilen tanıma göre A’da “-en bu”, B’de “-m” iyelik eki, D’de “-ulur”,E’de
“-ılır saçın”  rediftir. C’de ise dağlar (çoğul eki almış), bağla-r (bağlamak eyleminin genişzaman 3. tekil kişi ekini almış) sözcüklerinde redif yok- tur.
Yanıt: C
 
3.  Uçun kuşlar, uçun, doğduğum yere
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
 
Yukarıdaki dizelerle,
 
I. sarı gül vardır
II. ormanlar koynunda
III. dikenler içinde
IV. bir serin dere
 
Sözlerinin tümü kullanılarak çapraz uyak düzeninde anlamlı bir dörtlükkurulmak istenirse, aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyioluşturur?
 
A) I. ile IV. – III. ile II.       
B) I. ile III. – IV. ile II.
C) II. ile IV. – III. ile I.       
D) III. ile I. – IV. ile II.
        E) IV. ile III. – I. ile II.
 
 
 
 
ÇÖZÜM
 
Bizden çapraz uyak (abab) dizilişinde bir dörtlük oluşturmamız isteniyor. İlk iki dize(ab) yerilmiş. 3. dize 1. dize ile uyaklı olacak; öyleyse “yere” sözcüğüyle uyakoluşturan “bir serin dere” 3. dizenin ikinci parçasını, 2. dize ile uyak oluşturan “sarı gülvardır” 4. dizenin ikinci parçasını oluşturacak demektir. (?+IV – ?+I) şimdi soruişaretlerinin yerini anlamlı bir biçimde dolduralım:
Ormanlar koynunda (II)+bir serin dere (IV) Dikenler içinde (III)sarı gülvardır (I)
Yanıt: C
 
 
 
 
4.  Aşağıdakilerin hangisinde, tümüyle Halk edebiyatı ürünleri verilmiştir?
 
A)  Mesnevi – ilahi – koçaklama – destan
B)  Varsağı – koşma – ağıt – semai
C) Masal – türkü – şarki – mani
D) Taşlama – türkü – semai – gazel
E)  Tekerleme – ağıt – kaside – semai

 
5.  Bayrak mıydı ne, kartal kanadı mıydı ne,
      Ses yerdi göklerden adi
O yürüyordu, köylünün dehşeti buyuyordu peşinde
Buyuyordu gövdesi
Buyuyordu dağ kadar
Dur diye haykırdılar, namluları çevirip üstüne
Durmadı
 
Bu dizeler,  duygu örgüsü yönünden,  aşağıdaki türlerden hangisi içindeele alınmalıdır?
 
A) Lirik              B) Didaktik             C) Epik
D) Satirik               E) Pastoral
 
 
ÇÖZÜM
 
Bu dizelerin bir “kahramanlık şiiri”nden (epik şiirden) alındığı anlaşılıyor.
Yanıt: C
 
 
6.  Güzel dil Türkçe bize
      Başka dil gece bize
     İstanbul konuşması
     En saf, en ince bize
 
Bu dörtlüğün alındığı şiir, konusu ve duygu örgüsü yönünden aşağıdakitürlerin hangisine en yakındır?
 
A) Didaktik – lirik               B) Epik – didaktik
C) Pastoral – didaktik       D) Lirik – epik
E) Epik – pastoral
 
ÇÖZÜM
 
Bu dizelerde yabancı dillere, yabancı dillerden dilimize giren sözcüklere karşı Türkçesavunuluyor. Yabancı sözcükleri kullanmamamız öneriliyor: Güzel dil Türkçe bize / Başka dil gece bize… Ayrıca İstanbul Türkçesinin güzel ye ince olduğu, övgüyle dilegetiriliyor. Bu dizelerde “didaktik” ye “lirik” şiirin özellikleri yar.
Yanıt: A
 
 
7.  Bugün bir yemyeşil vadi,
     Yarın bir kıpkızıl Gülşen, Gezersin hanümanın şen, için şen, kâinatın şen
 
Bu iki dizeden, dizelerin alındığı şiirin hangi özelliğini tam olarak öğrenebiliriz?
 
A) Konusunu       B) Turunu        C) Ölçüsünü
D) Nazım birimini    E) Uyak dizilişini
 
 
ÇÖZÜM
 
Bu sorunun seçeneklerinde geçen türler, Halk edebiyatı ye Divan edebiyatı konularıiçinde tanıtılacaktır.  Ancak, ÖSYM, türlerin hangi alana girdiğini bilmeye yönelikgenel kültür soruları da sormaktadır.  Yukarıda türlerin hangi edebiyatalanlarımızla ilgili olduğu şematik olarak verildi. Soruyu buna göre yanıtlarsak B’yegitmemiz zor olmaz.
Yanıt: B

 
 
ÇÖZÜM
 
Ölçü, bir nazım ürününde dizelerin, hece sayısı ya da hecelerin uzunluk kısalığıbakımından uyumlu olmasıdır. Bir nazım ürününün ölçüsünü tam olarakbelirleyebilmemiz için onun en az iki dizesini bilmemiz gerekir. Bir manzumeninherhangi iki dizesinden A, B, D, E’deki bilgilere tam olarak ulaşılamaz.
Yanıt: C
 
8.  Divan şiirinde aruz ölçüsü, Halk şiirinde ise hece ölçüsü kullanılmıştır.
 
Buna göre aşağıdaki dizilerin hangisinde yalnızca hece ölçüsüyle yazılannazım ürünlerinin adları sıralanmıştır?
 
A)  Koşma, gazel, mesnevi, semai
B)  Rubai, gazel, kaside, mesnevi
C) Tuyug, şarki, mani, türkü
D) Mani, türkü, koşma, semai
E)  Koçaklama, mersiye, ağıt, taşlama
 
ÇÖZÜM
 
Yukarıdaki türlerin hangi edebiyat alanına girdiklerini anımsarsak soruyu kolayca çözeriz.
A, C’de Halk ye Divan edebiyatlarının nazım biçimleri karışık yerilmiş; B’de, yalnızDivan edebiyatı nazım biçimleri sayılmış;  D’de ise tümüyle Halk edebiyatı ürünleri yar. Bunlar hece ile yazılan şiirlerdir. E konularına göre adlandırılmış Divan ye Halkedebiyatı ürünlerinden oluşuyor.
Yanıt: D
 
 
9.  Aşağıdakilerin hangisinde hem ek hem de sözcükten oluşmuş redifvardır?
 
A)  Bir mahmurluk sarar etrafı, herkesi
Kesilir hayatın uğuldayan sesi
B)  Yıldızlı semalardaki haşmet ne güzel şey
Mehtaba dalıp yâr ile sohbet ne güzel şey
C) Kapanır semanın bihuş mayi gözü
Leylin kucağında uyurken yeryüzü
D) Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı
Gönlüm dolu ah u zâr kaldı
E)  Adimin o bahçeler, her gün anıldığı yer
O bahçeler yalanın bile yanıldığı yer
 
ÇÖZÜM
 
A’da redif yok, B’de “ne güzel şey” redif, ancak bu redife katılan  ek yok. C’de “-u”sesinden oluşan bir redif yar. D’de “kaldı” sözcüğü redifi oluşturuyor.
E’de ise durum şöyle:        … an-ıl-dığı yer
         … yan-ıl-dığı yer
 
Redif, ek ye sözcükten oluşuyor.
Yanıt: E
 
 
10.  I. Güzelleme – koçaklama – mersiye
II. Taşlama – hiciv – yergi
III. Ağıt – sagu – mersiye
IV. Destan – semai – varsağı
 
Bu dizelerin hangilerinde,  konuları bakımından benzeşen nazımtürlerinin adları sıralanmıştır?
 
A) I. ye IV.            B) I. ye II.           C) II. ye III.
 
D) II. ye IV.           E) III. ye IV.
 
ÇÖZÜM
 
Toplumun aksayan yanlarını, kişilerin çarpık davranışlarını… Yeren, eleştiren şiirlereHalk edebiyatında “taşlama”, Divan edebiyatında “hiciv (hicviye)”, günümüzde “yergişiiri” denmektedir. Öte yandan, ölenlerin ardından söylenen, yazılan şiirlere deİslamiyet öncesi Türk edebiyatında “sagu”, Halk edebiyatında “ağıt”, Divanedebiyatında “mersiye” denirdi.
Yanıt: C
Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
Edebi Akımlar

Edebi Akımlar   Rus Biçimciliği Biçimcilik 1920'li yıllara Rusya'da ortaya çıkan ve Rus Edebiyat araştırmacıları tarafından geliştirilen bir eleştiri akımıdır....

Kapat