DİĞER İÇERİKLER

Tevfik FİKRET – FERDA ŞİİRİ VE İNCELEMESİ

Ana Sayfa » 11.SINIF » TÜRK EDEBİYATI » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERS NOTLARI » Tevfik FİKRET – FERDA ŞİİRİ VE İNCELEMESİ
Sitemize 18 Nisan 2015 tarihinde eklenmiş ve 22.463 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.
FERDA
 
Ferdâ senin: senin bu yenilik, bu inkılap.


Her şey senin değil mi ki zâten?  Sen, ey gençlik


Ey umudun güzel yüzü, işte aynan


Karşında: sabahın saf ve bulutsuz semâsı,


Titreyen kucağını açmış, bekliyor. Koş!


Ey hayatın neş'eyle gülen tanyeri, işte herkesin


Gözü sende; sen ki hayâtın ümidisin,


Alnında bir yeni yıldız, yok, bir güneş,


Doğ ufuklara; önünde şu çileli mâzi sönsün müebbeden.


Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün


Cennet kadar güzel vatanın var: Şu gördüğün


Zümrüt bakışlı, inci gülüşlü kızcağız


Kimdir, bilir misin? Vatanın!  Şimdi saygısız


Bir göz bu nazlı çehreye -Allah esirgesin-


Kem bir nazarla baksa tahammül eder misin?


İster misin, şu ak sakalın pâk ve muhteşem


Vakûr alnına bir kirli el demem,


Hatta yabancı bir el uzansın? Şu makberi


Razı olur musun taşa tutsun şu serseri?


Elbet hayır; o makber, o vakûr alın


Kudsî birer vatan misâlidir.  Vatan çalışkan


İnsanların omuzları üstünde yükselir.


Gençler, vatanın bütün ümidi şimdi sizdedir.


Her şey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;


Lâkin unutmayın ki zaman sert ve kendinden emin


Sessiz adımlarla tâkip eder bizi.


Önden koşan, fakat yine dikkatle her izi


İncelemeye yol bulan bu yanılmaz izleyicinin


Azarıyla utanıp kalırsak, yazık! Demin


'Ferdâ senin' dedim, beni alkışladın; hayır,


Bir şey senin değil, sana ferdâ emanettir;


Her şey emanettir sana, ey genç, unutma ki


Senden de bir hesap arar şikâyetçi gelecek!


Mâziye şimdi sen bakıyorsun, uyanmış,


Âti de sana kuşkuyla bakacak.


Her uzvu ihtiyaç fırtınasıyla sarsılan


Bir neslin oğlusun; bunu hatırla zaman zaman.


Asrın, unutma, şimşeklerle aydınlanan ilerleme asrıdır:


Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir.


Bir yükseliş ufku açılır, yükselir hayat;


Yükselmeyen düşer: Ya terakki, ya çöküş!


Yüksemeli, dokunmalı alnın semâlara;


Doymaz, insan denilen kuş yükselmeye.


Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;


Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır!
TEVFİK FİKRET
 

KELİMELER

ferdâ . . . . . . . . . . . . . . . . . . : Yarın. 
teceddüt . . . . . . . . . . . . . . . : Yenilik. 
şebâb . . . . . . . . . . . . . . . . . . : Gençlik.
çehre-i behîc-i ümîd . . . . . : Ümidin parlak yüzü. 
ma’kes . . . . . . . . . . . . . . . . : Ayna.
semâ-yı seher . . . . . . . . . . . : Seher göğü. 
bî-sehâb . . . . . . . . . . . . . . . . : Bulutsuz. 
âguş-ı lerze-dâr . . . . . . . . . : Titrek kucak.        
şitâb  . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Koş.
fecr-i hande-zâd-ı hayât  . .    :  Hayatın gülüşünden doğan tanyeri.
enzâr  . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Bakışlar.
sitâre-i nev  . . . . . . . . . . . . .    :    Yeni yıldız.
âfitâb  . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Güneş.
âfâk  . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Ufuklar.
mâzî-i pür-mihen  . . . . . . . .    :    Çileli mazi.
müebbeden  . . . . . . . . . . . . .    :    Ebedî olarak.
şetaret  . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Neşeli, şen.
pâk   . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Temiz.
pîşân-i vekûr   . . . . . . . . . . .    :    Onurlu alın.
makber  . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Mezar.
misal-i vatan   . . . . . . . . . . .    :    Vatan örneği.
gâyur  . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Çalışkan, gayretli.
ümîd-i vatan  . . . . . . . . . . . .    :    Vatanın ümidi.
tünd ü mutmain  . . . . . . . . .    :    Sert ve emniyetli.
hatve-i samut  . . . . . . . . . . .    :    Sessiz adım.
ta’mîk  . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Derinden incelemek.
murâkıb . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Takipçi.
şermende-i itâb   . . . . . . . . .    :    Azarlama utancı.
vedîa . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Emanet.
âtî-i müştekî  . . . . . . . . . . . .    :    fiikayetçi gelecek.
pür-intibah  . . . . . . . . . . . . .    :    Kuşku dolu, kuşkuyla.
iştibah  . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    fiüphe.
gird-bad-ı havayic  . . . . . . .    :    İhtiyaç kasırgaları.
barika  . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Yıldırım, şimşek.
asr-ı feyz  . . . . . . . . . . . . . . .    :    İlim asrı.
ufk-ı i’tiâl  . . . . . . . . . . . . . .    :    Yükseliş ufku.
âtî   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Gelecek.
terakki   . . . . . . . . . . . . . . . .    :    İlerleme.
inhitat  . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Düşme, çökme.
i’tilâ  . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    :    Yükselme.

Tevfik Fikret “Ferda” şiirinde gençlere seslenmektedir. İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesi ve İttihat ve Terakki Partisinin iktidarı ele geçirmesi ülkede sevinçli bir ortam yaratmıştır. Böylece ülkede yeni bir devir açılmış onun için yenilikler ve inkılaplar yapılmıştır. Bu ortamda gençlerin elinde cennet kadar güzel bir vatan vardır. Genç ve güzel bir kıza benzeyen vatan, yaşlı saygı duyulan bir baba ve bir makber kadar kutsaldır. Bunu korumak gençlere düşmektedir. İçinde yaşanılan çağda her gün birtakım yenilikler yapılmaktadır ve yapılan her yenilikte geçmişin karanlık bir noktası aydınlanmaktadır. İşte Fikret, bu duygu ve düşünceler içerisinde Türk gençliğine seslenmektedir.

Divan şiirinde anlam, beyit içerisinde tamamlanırdı. Oysa Servet-i Fünûn Döneminde bu anlayış bazı şairlerce bırakıldı. Bir dizede başlayan anlam, ikinci dizenin ortasında bitirildi ve başka bir dize başlatıldı.

Yukarıda okuduğunuz “Ferda” şiirinde şair, “Senin bugün cennet kadar güzel vatanın var.” diyerek anlamı dizenin ortasında bitirmektedir ve burada başka bir dize başlamaktadır. Buna nazmın nesre yaklaşması denir. Türk edebiyatında Tevfik Fikret, Mehmet Âkif bu tarzı başarıyla kullandılar.

 

 

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir