"Doğumdan ölüme kadar ömrümüz, daima bir çaba ve çırpınma içinde geçer. Genel zaafımız, sürekli olarak bir şey istemek, ihtiyaç duymak ve arzuladığımız şeylerin tümüne kavuşamamaktır. Bütün çırpınmalarımıza rağmen, ihtiyaçlarımız hiçbir zaman bitmez. Bir isteğimizi yerine getirdiğimiz anda bir başkasının telaşına kapılırız; sonra yine bir koşuşmadır başlar.
Galiba insanın kaderi hep çabalamak ve bir şeylerin peşinde koşmak. Bu, ona bir bakıma zevk de verir, eziyet de… Geçenlerde, her zaman alışveriş ettiğim bir kırtasiyeciye, ihtiyaçlarımın hiç bitmediğinden şikayet etmiştim. Oda bana şu sözü söylemişti: "İhtiyaçlar ancak ölümle biter:" Bu söz bana çok anlamlı geldi, üzerinde uzun uzun düşündüm. Belki de yaşamak denen şey, hep bir şeylere ihtiyaç duymak… Bir düzen kuramadığımızdan, eksikliklerden, iki yakamızın bir araya gelmeyişinden yakınmadan önce, Pollyana gibi kendi kendimize bir felsefe yaratırsak, sızlanmalarımızın yerini belki de tükenmez bir mücadele gücü alır. Yaşamak mademki hep değişik şeylere ihtiyaç duymaktır, o halde ihtiyaç duyduğumuz nispette yaşıyoruz demektir. Ne dersiniz?"

Yorum Yap

Önceki yazıyı okuyun:
“ANAMIN EKMEĞİNE KURU, AYRANINA DURU DEMEM.” ile ilgili Kompozisyon örnekleri

"Analarımız bizim en değerli varlıklarımızdır. Şüphesiz onlar, hayattaki en fedakar sadık dostlarımızdır. Bizim varlığımız, sağlığımız […]

Kapat
hacklink al hack forum crack forum php shell indir wordpress nulled themes