DANİŞMEND GAZİ DESTANI (DANİŞMENDNÂME)

Ana Sayfa » DESTANLAR » DANİŞMEND GAZİ DESTANI (DANİŞMENDNÂME)
Sitemize 17 Ağustos 2014 tarihinde eklenmiş ve 185 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Türkler'in Anadolu'yu fethini anlatan destandır. Anadolu'da Türk büyükleri için 12. yüzyılda söylenmeye başlanan İslâmî-Türk Destanları'nın 13. yüzyılda yazıya geçirilmiş bir örneğidir. Başta Battal Gazi soyundan olan Danişmend Ahmed Gazi olmak üzere Danişmendliler'in kahramanlıklarını, bunların Bizanslı, Haçlı ve Ermeniler'le olan savaşlarını anlatır. Bir bakıma Malatya'nın Arap emiri Ömer bin Übeydillahi's-Sülemî'ye ait efsanenin Türk Destanı üslûbuyla söylenmiş bir devamı gibidir.

 

Danişmendnâme ilk olarak Sultan II. İzzeddin Keykâvus'un emriyle, yazıcılarından İbni Alâ tarafından derlendi. Aynı eser, 14. yüzyılda I. Murad'ın emriyle Tokat dizdârı Arif Ali tarafından 1361 yılında sade bir Türkçe ile on yedi bölüm halinde, araya manzum parçalar da ilâve edilerek yeniden yazıldı. Daha sonra "Gelibolulu Åli" eseri "Mirkadü'l-Cihâd" adı ile yeniden kaleme aldı.

 

Danişmendnâme'de anlatılan olayların, gerçek olmasalar bile tarihî olaylara uy-gunluğu, eserde adı geçen kahramanların tarihî şahsiyetler oluşu ve yer adlarının Anadolu coğrafyasına ait bulunması eserin, uzun müddet bir tarih kitabı olarak benimsenmesine sebep olmuştur. Tarih bakımından pek de değerli olmayan eser Cenabî, Âli, Karamanî, Katip Çelebi, Müneccimbaşı ve Hezarfen Hüseyin Efendi gibi yazarlar tarafından kaynak eser olarak kullanıldı. Ancak eserdeki tarih yanlışları kendilerine göre düzeltildi.

Pek çok yazma nüshası olan eser üzerinde Mükrimin Halil Yinanç, Fuat Köprülü gibi âlimler çalışmalar yaptı. Destan son olarak İrene Melikof tarafından "La Geste Melik Dânişmend" adı ile 2 cilt halinde ve uzun bir inceleme ile yayınlandı.

Danişmendnâme'nin konusu kısaca şöyledir:

 

"Hicret'ten 360 sene sonra Battal Gazi'nin torunlarından Melik Ahmed Danişmend, Bağdat halifesinden izin alarak Tursun, Çavuldur, Kara Togan başta olmak üzere, arkadaşlarıyla Malatya'dan hareket edip Rumlar üzerine yürür. Gayesi Anadolu'yu fethetmektir. Önce Sivas'a gider. Orayı tamir ettirir. Ordusunu ikiye ayırır. Bir kısmı İstanbul, diğeri ise Karaman üzerine yürür. Kendisi de Sivas'dan Karadeniz'e kadar olan bölgeyi fethetmek üzere harekete geçer. Çorum, Niksar ve Amasya'yı alır. Canik'i fethetmek üzere sefere çıkar. Ancak yolda kâfirler tarafından pusuya düşürülür. Çatışmada ağır yaralanır, Niksar'a döner ve orada ölür. Danişmend Gazi'nin ölümünden sonra Niksar, Amasya, Tokat ve Sivas teker teker Hristiyanlar'ın eline geçer. Danişmend'in İstanbul ve Karaman üzerine giden arkadaşlarından pek çoğu da ölmüşlerdir.

 

Danişmend Gazi'nin oğlu Melik Gazi, Bağdat halifesine başvurur. O da Hora-san'da, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'e haber gönderir, Selçuklular'ı gazâya davet eder. Tuğrul Bey Anadolu'nun fethine Süleyman Şah'ı memur eder. Süleyman Şah, Melik Gazi ile birlikte Anadolu'yu fetheder."

 

Anadolu'nun fethini anlatan bu destanda Danişmendliler'e büyük yer ayrılır. Destan kahramanı Danişmend Ahmet Gazi tam bir İslâm gazisidir. Dedesi Battal Gazi'nin bir benzeridir. Bütün gazâlarını İslâm uğruna yapar. En büyük gayesi Hristiyanlar'ı hak dinine çağırmak ve ülkelerinin İslâm nuruyla aydınlanmasına vesile olmaktır.

 

Battalnâme'nin devamı gibi görünen eser, ondan daha küçük, daha az olaylı ve daha basittir. Ancak, mahallî özellikleri daha çoktur.

 

Bu eserde münacaatlar, Allah'a sığınıp yardım dilekleri, Hızır aleyhisselamın görünüp yaraları iyileştirmesi, bazı Hıristiyanların rüyalarında Peygamber efendimizi görerek Müslüman olmaları, kimi Hıristiyan kızlarının mücahidlerle evlenmeleri gibi dini motifler yanında tarihi ve efsanevi unsurlar da çoktur. Eserin son bölümü bir sonsözden ibarettir. Yazar burada dünyanın faniliğinden bahsederken dini ve ahlaki nasihatler verir. Danişmendname'de tarihi, masallaştıran ve pekçok vak'a için yanında tarihe ışık tutan parçalar da vardır. Eserde gazalara kimlerin hangi sıra ile katıldıkları belirtilmekte, özellikle başı açık, yalın ayak harb eden dervişlerin küffar ile yapılacak gazaya yürüyüşleri hakkında bilgi verilmektedir.

 

Danişmendname'nin kahramanı olan Melik Danişmend Gazi, Battal Gaziye benzeyen bir kişi olup, bilgili, dindar ve usta bir kumandandır. Bir kılıç darbesiyle, düşman askerinin başını ve vücudunu oturduğu atın eğer kayışına kadar ikiye böler. Muharebe esnasında attığı naralarla koca bir orduyu dağıtır.

 

Halk şairleri tarafından bu tür eserlerin nazmında çok kullanılan "Mefailün mefailün faulün" vezninde ve o devir halkının kolay anlayabileceği dille söylemiş ve yazılmış olan Danişmendname, tarihçiler için kaynak eserlerden sayılmıştır. Osmanlı tarihçileri devirlerinin tarih zevkine uygun buldukları bu eserden bir tarih kaynağı olarak faydalandılar. On beşinci yüzyılda yaşayan arif Ali yazdığı Danişmendliler tarihini anlatan Mirkat-ül-Cihad adlı eserinde Danişmendname'den çok faydalandı. Anadolu'da birçok yazması bulunan eserin bir nüshası da Paris Milli Kütüphanesindedir. İstanbul'da Millet Kütüphanesi Ali Emiri Bölümü (Tarih Nu: 571) ile Belediye (İnkılap) Kütüphanesi Muallim Cevdet Bölümü (Nu: K.441)nde birer nüshası daha vardır. Eser, 1960 senesinde batı dillerine tercüme edilerek La Geste de Melik Danişmend, Etude Critique Danişmendname adı altında yayınlandı. Eser üzerinde son ilmi çalışma İréne Melikof tarafından yapılmış ve La Geste Melik Danişmend Tome I, Edition Critique Tome II adı ile iki cilt halinde yayımlanmıştır.

 

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Önceki yazıyı okuyun:
VİRJİL DESTANI

Latin şairlerinin en büyüğü ve onun büyük eseri Aeneid. Virjil, öldüğü zaman bu eser henüz bitmemişti. Şairin eserindeki amaç, İmparator...

Kapat