Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:
özdeyişteki kelimelerin mecaz anlamları üzerinde düşünüp aralarında ilişki kurarsanız insanların birtakım zorluklara ve pişmanlıklara düşmemeleri için vaktinde tedbirli ve dikkatli davranmaları gerektiği fikrine varırsınız. Buna göre düşünce düzenini şu şekilde kurabilirsiniz:
1 – Akıllı insanın tutumu ve kazançları;
2 – Uğranılan zorluklarda ve pişmanlıklarda düşüncesizliğin,
tedbirsizliğin rolü;
3 – Fikir ve görüşlerin derlenmesinden çıkan yargı veya sonuç.


ÖRNEK KOMPOZİSYON:
"Akıllı insan, kendini türlü zorluklara ve tehlikelere önceden hazırlayan, ileri görüşlü insandır. Normal bir olgunluğa sahip herkes, içinde bulunduğu şartlara göre kendini bekleyen türlü olayların nedenlerini ve neticelerini sezinleyebilir. Buna göre birtakım acılara, haksızlıklara ve pişmanlıklara düşmemek için tedbiri önceden almak gerekir. Kış yiyeceğini yazdan hazırlayan karınca daima tedbirli olmak gerektiği hususunda insanlar için ne güzel bir derstir!..
İçinde bulundukları çaresizlikler nedeniyle bunalan, acı çeken, dövünen, hep "keşke" diye sızlanan insanlar, ağustosböceği örneği kendilerini hayatın türlü durumlarına hazırlamayan, sadece yaşadığı günün zevkini almak isteyenlerdir. Kendilerini ve çevresindekileri düşünmeyen böyle insanların, gelecekleri, karanlık ve tehlikelidir.
Kendimizi bunalımlara, aciz ve güçsüz durumlara düşürmek istemiyorsak, bugünü yaşarken, yarını düşünmeli, doğabilecek her türlü soruna karşı hazırlıklı olmalıyız."

çevremize hiç de hoş görünmeyiz. Dostlarımız bile varlığımızdan haz duymazlar, yanımızda durmak istemez olurlar. Dursalar bile sıkıntımız onları da etkiler. Asık bir yüzün yaratacağı bu sıkıntılı, bunalımlı, sevimsiz ortamdan kimse hoşlanmaz. Buna sebep olduğumuz sürece sevilmez ve aranmayız. Çünkü bütün insanlar, sıkıntıdan ve kederden kaçar, neşeye ve mutluluğa yönelirler.
Üzüntümüz ne kadar derin olursa olsun, bunu çevremize dağıtmaya hakkımız yoktur! Hiçbir zaman sabır ve iradeyi elden bırakmamak gerekir. Neşeyi, kendimize zorla davet edelim; ister istemez gelir. Sıcak bir gülümseme halinde yüzümüze yerleşir. Sonra içimizdeki karamsarlığı kaldırır. Bir de bakarız ki, gülümsemenin aydınlığına muhtaç olan dost çehreler sarmış etrafımızı…"
 

Yorum Yap

Önceki yazıyı okuyun:
KOMPOZİSYON KONUSU: “GÜLMEK İÇİN MUTLU OLMAYI BEKLEMEYİN, BELKİ GÜLMEDEN öLÜRSÜNÜZ.” V. Hugo

ÖRNEK KOMPOZİSYON: "Genel bir tanımlama yapmak gerekirse mutluluk, insanın içinde bulunduğu her durumdan memnun olma […]

Kapat