Tevfik Fikret – Sabah Ezanında
Allahü ekber… Allahü ekber…
Bir samt-i ulvî: Güya tabiat
Hâmûş hâmûş eyler ibâdet.
 
Allahü ekber… Allahü ekber…
Bir samt’i nâlân: Güya avalim
Pinhan ü peyda, nevvâr ü muzlim
Etmekte zikr-i Hallâk'ı dâim.
 
Allahü ekber… Allahü ekber…
Bir samt-ı ulvi: Kalb-i tabiat,
Bir samt-ı nâlân: Rüh-ı avâlim
Etmekte zikr-i Hâllâk’ı dâim
Etmekte ra’şân ra’şân ibâdet.
 
Sözlük
Samt-ı ulvi: Yüce suskunluk
Hâmûş: Sessiz, susmuş
Nalân: İnleyen
Avalim: Dünyalar
Pinhan: Gizli
Nevvâr: Ağlayan, inleyen
Muzlim: Karanlık
Ra’şân: Titrek, titreyen
(1897)
 

Nesre çevrilmiş şekli

Allah en büyüktür… Allah en büyüktür…

Sanki tabiat yüce bir suskunluk ile sessiz sessiz ibadet eder.

Allah en büyüktür… Allah en büyüktür…

Sanki inleyen bir sessizlik olan gizli ve aşikâr, ışıklı veya karanlık alemler daima Yaradan’ı zikretmektedir.

Allah en büyüktür… Allah en büyüktür…

Yüce bir suskunluk içerisinde olan tabiat, inleyen bir sessizlik olan alemler daima Allah’ı zikretmekte ve titreye titreye ibadet etmektedir.

Şiirin Tahlili-incelemesi

Şair ezan sesinin müzikalitesinden söz ediyor. Müslümanların duygularından yola çıkmaz. Her bölümün başında tekrarlanan “Allahü ekber” lafızlarıyla şiire musikiyi vermeye çalışmıştır. Şiirin genelinde din, içten hissedilen bir duygu değil, seyredilen bir tablodur.

Şiirde tabiat unsurları beşerileştirilir: birinci bölümde tabiatın sessizce ibadet etmesi, ikinci bölümde alemlerin inlemesi ve Allah’ı zikretmesi, üçüncü bölümde tabiatın kalbi, alemlerin ruhu ve bunların Allah’ı zikredip ibadet etmeleri gibi…

Şair ezan sesinin kendi ruhunda uyandırdığı intibalardan söz etmez, sübjektif bir durumu objektifleştirir.

Şiir, ses üzerinde kurulmuştur.

Yorum Yap

Önceki yazıyı okuyun:
Tevfik Fikret – Ne İsterim

Tevfik Fikret – Ne İsterim Mai bir göl, yanında bir meşcer; Meşcerin sine-i sükûnunda Münteşir […]

Kapat
hacklink al hack forum crack forum php shell indir wordpress nulled themes